<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143</id><updated>2011-11-27T16:50:01.714-08:00</updated><category term='RAPİDSHARE'/><category term='selda ulaşan'/><category term='bbp.muhsin'/><category term='atatürk'/><category term='Hayır demeyi bilmiyorsunuz'/><category term='slayt'/><category term='Arguvan'/><category term='Yücel Sivri'/><category term='lider'/><category term='suç duyurusu'/><category term='siznezamanakıllanacaksınız.com.tr'/><category term='Hasan Durak'/><category term='ezik'/><category term='LAZ KAPİTAL'/><category term='ergenekon'/><category term='Oktay Gürtürk'/><category term='youtube'/><category term='Sevgi Hamalıyım'/><category term='bilinç'/><category term='sevgi'/><category term='Malatya'/><category term='çiçeğime'/><category term='www popularforum net'/><category term='başörtülü doktorlar'/><category term='google youtube evliligi'/><category term='enginnamli(at)hotmail.com'/><category term='Kişisel gelişim'/><category term='MisAk-ı Milli sınırları'/><category term='insan kaybetmemek'/><category term='sertab erener'/><category term='adını sen koy'/><category term='değissin'/><category term='Felsefe'/><category term='Demet Akalın&apos;a suç duyurusu'/><category term='doktorlar'/><category term='sınırlar'/><category term='Cicegime'/><category term='Eyvah başörtülü'/><category term='Demet Akalın'/><category term='LAZ KAPİTAL kitabı'/><category term='Düşler Öyküler'/><category term='Ali Riza Neciboglu'/><category term='baris akarsu'/><category term='Eyvah başörtülü doktorlar'/><category term='orali'/><category term='hayatı'/><category term='ekmek karnesi'/><category term='denetim'/><category term='harry potter'/><category term='kaybettik'/><category term='Engin Namlı'/><category term='Türkiye'/><category term='kitap'/><category term='ALbumLeri DirekLink 360MB'/><category term='Sevgi Gürtürk'/><category term='nerede'/><category term='idam sehpaları'/><category term='melez-prens'/><category term='Kur&apos;an kurslarına yapılan baskınlar'/><category term='EnginNamlı'/><category term='felsefe tasi'/><category term='gitti'/><category term='Orhan Gencebay'/><category term='lider dediğin'/><category term='kitab'/><category term='www.havlatavla.com'/><category term='Yigit Yarali Olur'/><category term='evliligi'/><category term='Kadınlarımız'/><category term='birmilyon'/><category term='mp3 indir'/><category term='Nisan 1996'/><category term='CHP'/><category term='Kazlar'/><category term='şiir'/><category term='Bilgi'/><category term='şair'/><category term='Paypal'/><category term='Namaz'/><category term='kötü haber'/><category term='Eyvah'/><category term='mehmet akif ersoy'/><category term='google'/><category term='başörtülü'/><title type='text'>wolkanv</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>33</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-3340304209824906151</id><published>2009-11-03T12:56:00.000-08:00</published><updated>2009-11-03T12:58:16.500-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilinç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Felsefe'/><title type='text'>Bilinç</title><content type='html'>Bilinç, Kişinin kendisine, yaşantılarına, çevresine, öteki kişilere, bir bütün olarak içinde yaşadığı dünyaya ilişkin farkındalığı, yaşanan deneyimlerden kendiliğinden doğan kendinin farkında olma görüngüsü; 2.öznenin duygularına, algılarına, bilgilerine ve kavrayışlarına bağlı olarak kendini anlama, tanıma ya da bilme yetisi; 3.bilme edimi ile bilinen içerik arasındaki ilişkiyi her ikisini de içerecek biçimde bir üst düzeyde kurabilme becerisi; 4.acı çekme, isteme, bekleme, düş kırıklığına uğrama, korkma gibi belli bir nesnesi bulunan bütün “geçişli” yaşama edimlerini olanaklı kılan ana ilke; 5.düşünen öznenin kendisine dönerek, kendisini kendi düşünceleri ile kavraması, kendisine bir başkası olarak dışarıdan bakabilmesi durumu; 6.“içebakış” yoluyla zihnin kendi deneyimlerinin gerçekliğini kavrama edimi; 7.zihinsel yaşamın geçmiş duyumları, algıları, bilgileri bellekte tutma yeteneği; 8.kişinin kendi içinde yaşadıklarına ya da dışarıda olup bitenlere yönelik incelmiş sezgisi, bütün yaşadıklarına ilişkin genel görüşü; 9.üzüntü, sevinç, hüzün gibi tek tek yaşantı durumlarına ilişkin kendilik izlenimleri, şeylerin kişiye nasıl göründüğüne yönelik görüngübilimsel yaşantılar bütünü.&lt;br /&gt;Tanımlaması daha çok doğrudan olmasından ziyade dolaylı yollardandır (farkındalık gibi) ve birçok farklı şeyi ifade edebildiği için zordur. Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir. “Canlı maddenin öğretimini denetleyen özel bir öğretmendir, bazen yeterince eğitilmiş olan öğrencisi, öteki görevleriyle uğraşmak için yalnız bırakır” şeklinde basit ve anlamlı tanımlamaları da varsa da, “bir kişinin kendi varlığının/var oluşunun, duyularının, düşüncelerinin, çevresinin farkında olması” olarak da tanımlanır. İç durumumuzu sorgulayarak bir şeylerin farkında oluruz ve bilinçli bir varlık olduğumuzu hissederiz ve bilincin en önemli noktası da budur. Bilinç, çoğu kez "farkında olma, farkındalık" ile aynı anlamda kullanılır. Yani bilinçli kabul edilen varlıkların “nesnel/dışsal gözlem” ve “öznel/içsel gözlem”leri vardır. Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir. Bilincin bütün tanımları temelde hep aynı gibidir. Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur. Ya da bazıları “görüntüyü kurtarmak” adına öne sürülmüşlerdir. Tanımı yapacak bir doctor universalis (evrensel bilgin) bulmak mümkün değildir. Ya da bekleyeceğimiz ani bilgisizlikten, ani bilgili bir duruma geçme, ani bir kavrayış (anagnoresis) mümkün gözükmemektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-3340304209824906151?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/3340304209824906151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=3340304209824906151' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3340304209824906151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3340304209824906151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/11/bilinc.html' title='Bilinç'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4395490053933438337</id><published>2009-11-03T12:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-03T12:54:45.086-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilinç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayır demeyi bilmiyorsunuz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ezik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan kaybetmemek'/><title type='text'>Hayır demeyi bilmiyorsunuz</title><content type='html'>Hayır demeyi bilmiyorsunuz&lt;br /&gt;Neredeyse ezik bir kişiliğiniz olmak üzere. Çünkü insan kaybetmemek için, gelen bütün taleplere evet demek gerektiğini zannediyorsunuz. Bu yanlış bilinç, kendi ihtiyaçlarınızı görmezden gelmenize, enerjinizi hep başkaları için harcamanıza neden oluyor. Boşverin, siz bir talebine hayır dediniz diye sizi terk edecek insanlarla olmayın zaten. Hem arada bir siz de bir şeyler talep edin ki insanlar varlığınızın farkına varsınlar. Çok cömert ya da açık yürekli olabilirsiniz, ama siz de en nihayetinde bir insansınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4395490053933438337?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4395490053933438337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4395490053933438337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4395490053933438337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4395490053933438337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/11/hayr-demeyi-bilmiyorsunuz.html' title='Hayır demeyi bilmiyorsunuz'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-3903938946367067916</id><published>2009-10-27T12:47:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T12:52:00.397-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='denetim'/><title type='text'>üsküdar selimiye cami</title><content type='html'>İstanbul Üsküdar'da 1801 yılında III. Selim tarafından yaptırılan cami. Dikdörtgen geniş bir avlunun içinde yer alır. Kuzey, güney, doğu ve batıdan birer girişi vardır. Esas girişi batıdan olup, buraya on basamaklı bir merdivenden çıkılır. Ana mekanın üzerini örten kubbe tuğla ile örtülmüştür ve üzeri kurşun kaplıdır. Batı cephesinde iki katlı hünkar daireleri vardır. Mermer sütunlar üzerine oturan bu dairelerden sağdaki Padişah'ın namaz kılması, soldaki ise dinlenmesi ve ziya&lt;br /&gt;Bu konu (Üsküdar Selimiye Cami) ile ilgili bilginin devamı ansiklopedi sayfalarında yer almaktadır. Tümünü okumak için buraya tıklayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-3903938946367067916?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/3903938946367067916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=3903938946367067916' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3903938946367067916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3903938946367067916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/uskudar-selimiye-cami.html' title='üsküdar selimiye cami'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-7890091901165671013</id><published>2009-10-27T12:37:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T12:40:24.951-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekmek karnesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Namaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kur&apos;an kurslarına yapılan baskınlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CHP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='idam sehpaları'/><title type='text'>CHP; ekmek karnesi, Kur'an kurslarına yapılan baskınlar, idam sehpaları</title><content type='html'>İnönü ve Tek Parti Dönemi:&lt;br /&gt;İsmet Paşa Cumhurbaşkanlığı döneminde siyasi hayata tek başına hakimdi. Milli şef olan İnönü politikayı bizzat ve doğrudan doğruya idare ediyordu. Onun döneminde Meclis formaliteden ibaretti.&lt;br /&gt;Vergi oranları yüksekti. Aslında Halk parti yönetimi vergi tahsildarı ve jandarmayla özdeşleşmiştir. Zorla tahsil ediliyordu. Vergisini vermeyenler jandarma zoruyla çalışma kamplarına gönderiliyordu. Burada esir gibi muamele görüyorlardı. Masraflarını mükellef kendisi çekiyordu. Ücretinin bir kısmı vergiye kesiliyordu. Kadınlarda bu uygulamaya maruz bırakıldı.&lt;br /&gt;İnönü'nün karakteri ekonomiye yansımıştı. Döneminde dış borçlar dört misli, tüketim mallarının fiyatı beş misli artmıştı.&lt;br /&gt;Kampa gönderilenlerin bir kısmı ölmüş, kalanların sağlığı bozulmuştu.&lt;br /&gt;Zenginler için özel vergi türü getirildi.&lt;br /&gt;Herşey karneyle satılıyordu. Stokçular da türemişti. Ekmek karneyle alınıyordu. Şeker, çay yoktu. Elinde bir şeyi olandan elindeki alınıyordu.&lt;br /&gt;Varlık vergisi diye bir vergi çıkarılmıştı. Bu vergi o kadar ağırdı ki, ödemeyenin malı haczediliyor veya ödemeyenler sürgün ediliyor, kampa gönderiliyor, ağır cezalar veriliyordu. Komünist Rusya'da olduğu gibi herşey karneye bağlanmış, ekmek yok, yağ yok. Halk fakir ve açtı, bu şartlarda II. Cihan Harbi tehlikesi ve halkın çektiği sıkıntılar işin cabası idi. Halktan toplanan hasat ve ürünler yok pahasına heder ediliyordu.&lt;br /&gt;Tek parti diktatörlüğü halkı ezip canından bezdirirken adamlarını zengin yapıyordu. Yolsuzluk, usulsüzlük artarak devam ediyordu. Bu devirde sermaye kazanmak adet haline gelmişti.&lt;br /&gt;II. Dünya Savaşı öncesi ülke korkunç bir savaş ekonomisinin içine sürüklenirken, liberalizm, hür teşebbüs, devletçilik vs. birbirine karışmakta idi. Türkiye'yi Almanlar'a karşı bir güvence olarak yanlarında gören batılılar, sonraları Sovyetler'e karşı bir tampon bölge, petrol bölgesi ve öteki askeri ve siyasi çıkarlarının sıçrama tahtası görmüşlerdi. Bu durum Nato'ya girişi beraberinde getirecek, Türkiye'yi ABD ve Batı'ya tam bağımlı kılacaktı. Aslında bir dönem Sovyet yanlısı, bir dönem Alman yanlısı ve BM'e girme uğruna Almanya ve Japonya'ya savaş ilânı ile Amerika yanlısı politikalar İnönü'nün eseridir. İnönü, "Milli Şef"lik döneminde adı konulmamış bir komünizmi uyguladı. II. Dünya Savaşı'na girebiliriz endişesi ile stoklanan buğdaylar savaş bitince millete dağıtılmak yerine denize döküldü.&lt;br /&gt;İnönü döneminde, halka vesika ile 400 gr. ekmek verilirdi. Vesika almayan ise zaten açtı. Hatta adamın parası var, altını var. Bütün memleketi geziyor, çocuğuna getirecek ekmek bulamıyor. Aç yaşayacağına çocuklarını aç yaşatacağına hem kendisini hem çocuklarını öldürdüğü vakidir. İşte İnönü de bunları yapmıştı.&lt;br /&gt;Savaş, İnönü'nün istediği gibi olmamış, II. Cihan Savaşı bitmiş, diktatör rejimlerin safı yenilmişti. Bu arada Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota veriyor, Ankara ve Montrö anlaşmalarıyla doğu sınırlarımızda kendi lehlerinde değişiklik istiyorlardı.&lt;br /&gt;Bu gidişat batıya yakınlaşmayı, çok partili siyaset hayatına geçişi ve Demokrat Parti'yi getirdi.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Bu kuşağa göre İslâmiyet; "Terakkiye mânidir. Bu dinle yola devam edilirse mahvolunacağı, kimsenin Türklere kıymet vermeyeceği." inancında idiler.&lt;br /&gt;Bu şekilde düşünenlere tepki gösteren bir kısım kimselerde daha sonra takipten, hapisten, tacizden kurtulamamışlardır.&lt;br /&gt;Halk partisi ve İnönü'nün tertiplediği kiralık adamların oyunu olan Menemen hadisesi bahane edilerek ülke çapında birçok din ve ilim adamı, samimi müslüman mahkeme edilmiş, bilhassa hiç ilgisi, bilgisi olmadığı halde İstanbul Erenköy'de inzivaya çekilmiş bulunan Es'ad Efendi -kuddise sırruh- Hazretleri ve oğlu Ali Efendi bu sebeple tutuklanmıştır. Daha sonra Es'ad Efendi -kuddise sırruh- Hazretleri hastanede, oğlu Ali Efendi ise idam sehpasında şehit olmuşlardı.&lt;br /&gt;Yine Şapka kanunu'nun çıkmasından iki yıl evvel resmi izinle yazdığı "Frenk Mukallitliği" isimli kitaptan dolayı yasanın sonradan çıkmasına rağmen bu bahane ile İskilipli Atıf Hoca'nın idam edilmesi de düşündürücü ve üzücüdür.&lt;br /&gt;Bu zâlimler zulmüyle nice nezih ve temiz insanları ortadan kaldırmak istediler. Gayeleri ulemâyı ortadan kaldırmak ve din-i İslâm'ı yıkmak.&lt;br /&gt;Ve fakat Allah-u Teâlâ'da onların hepsini bir bir yere serdi. Âkıbetleri malûm.&lt;br /&gt;Asırlardan beri büyük bir şevkle bağlı bulunduğu İslâm dininden Türk milleti uzaklaştırılmak istenmiştir. Böylece birlik ve beraberliğin en kuvvetli kaynağı kurutulmaya başlanmıştır.&lt;br /&gt;"Reform, devrim, inkılap, yenileşme, yeni düzen" için mutlaka milletin geri kalmasına sebep imiş gibi gösterilen İslâm'dan uzaklaşıp kurtulmak gerektiğine inanılıyordu. Milleti; "Adam etmek, medenî yapmak ve ilerletmek için bu şarttı."&lt;br /&gt;Günün yöneticileri ve yeni düzenin kurucuları doğulu olmayı reddederek, batılı olmayı tercih ediyorlardı.&lt;br /&gt;Yeni yetişen nesiller, dinden, imandan, ahlâk ve tarih kültüründen yoksun olarak yetiştirildiler. Dininden ve milletinden nefret eder hâle getirildiler. Bu ters gidişi durdurmak isteyenler çeşitli şekilde durduruldular.&lt;br /&gt;Dinine ve vatanına bağlı kimseler "Bağnaz, yobaz, gerici" olarak damgalanıyordu. Avrupa hayranlığında, dinsizlikte ileri gidenler de "ileri görüşlü, medenilik, çağdaşlık" adıyla taltif ediliyordu.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Adam kayırma, iltimas, rüşvet, devlet soygunu, gasb, hırsızlık, fuhuş, haksızlık, adam öldürme, vatana ihânet gibi kötülüklerin hepsi ortaya çıktı, önü alınamaz hâle geldi. Hayasızlık ve fâizle iştigal etmekte bunlardandır. Din kalkınca hayasızlık başladı. Hayasızlık ise küfür alâmeti idi.&lt;br /&gt;Bir de haram lokmaya, fâize yönelindi. Yani bu millet fâizle iştigal etmesinden dolayı tamamen çözülmüş ve bu hâle gelmiştir. Ahlakî olarak çökmüştür. Yani halkın bugünkü durumuna sebep fâiz ve setri açmaktır.&lt;br /&gt;Bu parti kendisinden başkalarına söz söyleme hakkı tanımıyor, karşıt tepkileri arkasına aldığı kurumlarla susturuyordu. Bu tavır uzun süre devam etti. Türkiye bu partinin çiftliği hâline getirilmişti.&lt;br /&gt;Hindistan müslümanlarının, Kurtuluş Savaşı'nı desteklemek, halifeye bağlılıklarını göstermek için gönderdikleri yüklü paralar bu partinin temelini oluşturmuş, bu paralarla bir banka, bir de bira fabrikası kurulmuş, çiftliklere harcanmıştı. Opera ve bale okulları açılmıştı.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Vatanın İslâmî değerlerden kopartılması için kanunlar çıkartıldı. Halk Takrir-i sükûn ile bütün dini faaliyetlerden menedildi. Ezan Türkçe okunmaya başlandı. İbadetler, ezan ve namaz Türkçeleştirilmişti. Dinde reform yapmak üzere bir sürü yasalar çıkarıldı. Camilere sıralar konulacak, üstüne secde yapılacaktı. Namaz rekâtleri sekizi geçmeyecek, oruç tutup tutmamakta herkes serbest olacaktı. Hafızlık yapmak, arapça parçaları ezberlemek yasaktı.&lt;br /&gt;Halk cenaze yıkayacak, cenaze namazını kıldıracak kimse bulamıyordu.&lt;br /&gt;Araplar Türkleri arkadan vurdu denilerek Hacc yasaklanmıştı.&lt;br /&gt;Kur'an toplatılmış, arşivler yakılmıştı. Camiler kapatılıyor, halkevleri açılıyordu. Kur'an kursları ve köy mektepleri kapatılıyor, Kur'an okumak ve okutmak yasaklanıyordu.&lt;br /&gt;Hazret-i Kur'an-ı okutan hocayı jandarmalar döverdi, hakaret ederdi, mahkemeye sevk ederdi.&lt;br /&gt;İnönü'nün isteği ile İstanbul'un Fethi'nin sembolü Ayasofya Camii bütün garb âlemini sevindireceği gerekçesiyle, 1934'te müze oldu. Bu arada Sultan Fatih'in duâsını hatırlatmak isteriz:&lt;br /&gt;"Benim bu camimi camilikten çıkartan ve yaptığım vakfı bozanlar ebediyyen Allah'ın, meleklerin ve insanların lânetine uğrasınlar."&lt;br /&gt;Bir çok camii de aynı âkıbete uğradı. Depo, ambar olarak kullanıldı. Bazı medrese ve kütüphaneler uzun zaman CHP'nin ocak merkezi olarak kullanıldı.&lt;br /&gt;Sultanahmet camii bile İnönü döneminde 1939-1945 yıllarında Trakya'ya gönderilen erlerin sevkiyat merkezi haline getirildi. İçinde kazanlar kaynatılmış, ocaklar yakılmış, yemek pişirilmişti. Çinileri yanmış, kararmış, kimileri de kırılmıştı. Bu talandan hemen hemen bütün camiler payını almıştı. Onların onarımına Menderes hükümeti döneminde başlandı.&lt;br /&gt;"Allah" diyemeyecek kadar imandan mahrumdu. Etrafındakilerin: "halk sizden Allah lâfzı duymak istiyor" sözlerine, sadece: "Allah'a ısmarladık, diyoruz ya!" diyebiliyordu. Devleti bütün kurum ve kuruluşlarıyla dinden uzaklaştırdı.&lt;br /&gt;İşte Halk partisi demek bu demek.&lt;br /&gt;Aslında Halk partisi deyince; ekmek karnesi, Kur'an kurslarına yapılan baskınlar, idam sehpaları hatırlanacaktır. Minarelerde Türkçe ezan okunmuş, dini herşey yasaklanmıştı.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Bu arada İtalyanlar 12 adalar sorununu görüşmek için Türkiye'yi davet ediyor, İnönü ise 12 adalardan vazgeçtiğini açıklayarak affedilmez hatalarından birisini daha yapıyordu.&lt;br /&gt;İnönü devrinde parti devletin yürütme organı idi. Parti teşkilatı vali-kaymakamlara teslim edilmiş, bürokratik nitelikler kazanan partinin halkla ilişkisi tamamen kesilmişti. Öyle ki bakanlar, valiler, müdürler zeytinyağı, gazyağı piyasasında tekel kurmuşlar, karaborsacılıktan avanta almışlar, karne ile dağıtılan tüketim mallarını halka satarak zimmetlerine geçirmişlerdir.&lt;br /&gt;Millet fakirliğe mahkum edilmişti. Pantolonlar yamalı idi. Takım elbise yaptıran pek azdı. Bir Abaza şöyle demişti: "Köyde bir ayakkabı alındığı zaman herkes onu giyerdi." İşte memleketin durumu bu idi.&lt;br /&gt;Bu sırada Arap dünyası da karma karışıktı, ya manda egemenliğinde ya da batılıların işgali altında idiler. Araplar, İngiliz, Fransız, İtalyan mandası altına girmişlerdi. Türkiye kendi içinde inkılap, yoksulluk, iktidar muhalefet üçgeninde bocalarken, Araplar bağımsız değillerdi.&lt;br /&gt;Onların bağımsızlık kazanmaları 1950'lere, 60'lara kadar sürmüş, ancak herbirinin başına münafıklar gelmişti. Onlar da halkı eziyor, sömürüyor, İslâmî değerlerden uzaklaştırıyorlardı. Yani dünyadaki bütün İslâm devletleri harap, bitap vaziyette, tam bir keşmekeş içinde idi.&lt;br /&gt;Fakat onların yine bekledikleri lider ülke Türkiye idi, gönülleri bu vatanda idi. Ve fakat bu vatanın hali ise mâlûmdu.&lt;br /&gt;1945'e doğru artık işlerin yürümediği iyiden iyiye anlaşılmıştı.&lt;br /&gt;Mayıs 1945'de parti içinde bir muhalefet kanadı doğdu. Bütçe müzakereleri sırasında memurların kötü durumları, vurgunculuk, karaborsa, vergi sistemindeki bozukluk, bütçe açığı, pahalılık vs. sert eleştirilere uğradı. Sonuçta yedi CHP'li bütçeye red oyu verdi. Bunlar Menderes ve arkadaşları idi.&lt;br /&gt;Hükümet bunalımdan çıkmaya çabalarken merkezde güçlenen muhalefet tedirginlik doğuruyordu.&lt;br /&gt;1946'da Celal Bayar başkanlığında muhalefet doğuyor ve seçimlere katılarak DP şansını deniyordu. "Açık oy gizli tasnif"le İnönü yine kazandı. Fakat Menderes ve arkadaşları mücadelelerine devam ettiler.&lt;br /&gt;CHP devamlı olarak oy kaybediyor, itibardan düşüyordu. Yönetimde yumuşamalar başlamıştı. İnönü döneminin Milli Eğitim Bakanı Tahsin Banguoğlu şöyle diyordu:&lt;br /&gt;"1946 seçim kampanyasından çoklukla seçilip gelen CHP milletvekilleri bozuktular. Parti, ilk defa milletten bir zılgıt yemiş, sarsılmıştı. Uzun bir tek parti devrinin biriktirdiği hoşnutsuzluk yaygındı. Denilebilir ki halkın bir numaralı yakınması din hizmetleri ve din öğretimi bahsindeydi. Vatandaş, 'Ölü yıkayacak adam bulamıyorum.' diyordu."&lt;br /&gt;CHP telâşa kapılmıştı. Bir şeyler yapmış olmak için okullara din dersi kondu, İmam-Hatip okulu ve İlâhiyat Fakültesi açılması kararı alındı.&lt;br /&gt;1946'da ABD 100 milyon dolarlık alacağından vazgeçiyordu. Temmuz 1948 de Türk-Amerikan iktisadi işbirliği andlaşması imzalandı. Amerika'dan 5000 traktör alındı. Amerika ile yakınlaşmalar oldu.&lt;br /&gt;Bütün bunlara rağmen gerek maddi, gerek manevi sıkıntılar artık Halk partisi ve İnönü'nün sonunu getiriyordu. Halk İnönü'den umudu kesmiş, Menderes'e bağlanmıştı.&lt;br /&gt;Burada bunca sıkıntıları yaşayan halkın bu sıkıntıları unutmasını nankörlüğe bağlamak lâzım.&lt;br /&gt;Millet nankör olursa herşeyi çabuk unutur ve belâ, musibet, zillet, fakirlik yine başına gelir.&lt;br /&gt;Musa Aleyhisselâm'ın kavminden neler çektiğini, yahudilerin isyanını ve neticesinde çektikleri azapları Hazret-i Allah Kelâm-ı kadîm'inde haber veriyor:&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Kızıldeniz'i karşıya geçen İsrailoğulları başlarında Musa aleyhisselâm olduğu halde Kenan diyarına doğru yola çıktılar.&lt;br /&gt;Her ne kadar Musa Aleyhisselâm'a tabi olmuşlar ise de, Mısır'da iken putlara ve suretlere gözleri alışıktı. Daha henüz zihinlerine Tevhid yerleşmemişti.&lt;br /&gt;"Gönülden putlara tapan bir topluluğa rastladılar. 'Ey Musa! dediler, onların ilâhları olduğu gibi bize de bir ilâh yap!' O da dedi ki 'Siz gerçekten cahil bir kavimsiniz. Onların taptıkları putlar bâtıl, bütün yaptıkları yok olmaya mahkûmdur. Allah sizi âlemlere üstün kılmış iken, ben size Allah'tan başka ilâh mı arayayım?" (A'râf: 138-140)&lt;br /&gt;Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'lerin devamında şöyle buyuruyor:&lt;br /&gt;"Hatırlayın o zamanı ki biz sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size işkencenin en kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bütün bunlarda, Rabb'inizden size büyük bir imtihan vardı." (A'râf: 141)&lt;br /&gt;Allah-u Teâlâ İsrailoğulları'nı ataları İsrail'den kendilerine miras olarak kalan Arz-ı mukaddes'te iskan edeceğini vadetmişti. Fakat şimdiki Filistin'in bulunduğu bu yerler, o vakit Amâlikalılar'ın işgali altında idi. Onları oradan çıkarmak için savaşmakla emrolunmuşlardı.&lt;br /&gt;Musa Aleyhisselâm onlara:&lt;br /&gt;"Ey kavmim! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. İçinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdar yapmıştı, dünyalarda kimseye vermediğini size vermişti.&lt;br /&gt;Ey kavmim! Allah'ın size takdir ettiği Arz-ı mukaddes'e girin, ardınıza dönmeyin. Yoksa zarara uğrar, kaybedersiniz." demişti. (Mâide: 20-21)&lt;br /&gt;Ne yazık ki İsrailoğulları, kendilerine vadedilen yere girmekten kaçındılar ve şöyle söylediler:&lt;br /&gt;"Ey Musa! Orada çok zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz asla girmeyiz. Eğer çıkarlarsa biz de gireriz." (Mâide: 22)&lt;br /&gt;Akabinde şunları da söylediler:&lt;br /&gt;"Ey Musa! Onlar orada oldukça, biz asla oraya girmeyiz. Sen ve Rabb'in gidin savaşın. Biz burada otururuz." (Mâide: 24)&lt;br /&gt;Musa Aleyhisselâm'ın yakınlarından iki kişi, onlara şehrin kapısından girmelerini, girdikleri takdirde mutlaka galip geleceklerini söyledikleri halde, onlar girmemek için direndiler. Bütün ısrarlara rağmen yüz çevirdiler ve peygamberlerine bir çok gönül endişesi yaptılar.&lt;br /&gt;Musa Aleyhisselâm da onlara gücenerek bedduâ etti:&lt;br /&gt;"Rabb'im! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Artık bizimle, yoldan çıkmış bu milletin arasını ayır." (Mâide: 25)&lt;br /&gt;Cenâb-ı Hakk sevgili peygamberine şöyle buyurdu:&lt;br /&gt;"Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış fasık millet için tasalanma, üzülme." (Mâide: 26)&lt;br /&gt;Böylece Arz-ı mukaddes'in kapısına kadar geldikleri halde, bu emr-i ilâhî'yi yerine getirmedikleri için Tih Çölü'ne düştüler. Yuşâ peygamberin kumandası altında yeni neslin Arz-ı mukaddes'i fethederek oraya girmesine kadar zillete düçar oldular.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;İsrailoğulları Mısır'dan çıktıktan sonra, aslî vatanları olan Arz-ı mukaddes'e ulaşmak için uzun yollar katetmişler, ömürlerinin çoğunu çöllerde geçirmişlerdi. Arz-ı mukaddes'e geldikleri halde, orada zorba bir millet bulunduğunu bahane ederek oraya girmekten çekinmeleri üzerine, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştı. Tih sahrasında her gün ileri-geri gidip-gelmek ve yine yerinde saymak suretiyle azap olundular.&lt;br /&gt;Bir çok güçlüklerle, hatta kendilerini yok edebilecek büyük tehlikelerle karşılaştıkları halde; Allah-u Teâlâ onları bertaraf etmiş, kendilerine yeni yeni nimetler ihsan buyurmuştur.&lt;br /&gt;Esaretten hürriyete kavuştular. Gölgelenmeleri için çölün kızgın sıcağında üzerlerine bulutlar gönderdi. Karınlarını doyurmaları için gökten kudret helvası ve bıldırcın indirdi. Susuzluktan ölecekleri bir sırada taştan pınarlar akıttı.&lt;br /&gt;Bu ilâhi nimetlerin şükrünü edâ edecekleri yerde büsbütün şımardılar. Nimetleri beğenmemezlik ederek hıyar, sarmısak, mercimek gibi yiyecekler istediler. Hakk'ın taksimine razı olmadılar.&lt;br /&gt;Bu kadar mucize yetmiyormuş gibi, dosdoğru inanabilmeleri için Allah'ı apaçık görmeyi şart koştular.&lt;br /&gt;Nefislerini ıslah edecekleri yerde, bozgunculuk yaptılar. Kaskatı yürekleri yumuşamadı. Bunun için de tarih boyunca zilletten kurtulamadılar.&lt;br /&gt;Hakk Celle ve Alâ Hazretleri İsrailoğulları'na vermiş olduğu nimetleri hatırlatarak, yaşayan milletleri ibret almaya ve intibaha dâvet ediyor:&lt;br /&gt;"Ey İsrailoğulları! Size ihsan ettiğim nimetlerimi ve sizi bir zamanlar âlemlere üstün kıldığımızı hatırlayın.&lt;br /&gt;Hiç kimsenin hiç kimseye bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaâtin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği azap gününden korkup sakının.&lt;br /&gt;Hani size işkencelerin en kötüsünü tattıran, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlatan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu Rabb'inizin büyük bir imtihanı idi.&lt;br /&gt;Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun hanedanını suda boğmuştuk." (Bakara: 47-50)&lt;br /&gt;"Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz onun ardından buzağıyı ilâh edinmiştiniz. Böylece kendinize zulmettiniz.&lt;br /&gt;Bundan sonra şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.&lt;br /&gt;Doğru yolu bulup hidayete erişesiniz diye Musa'ya kitap ve furkan vermiştik.&lt;br /&gt;Musa kavmine 'Ey kavmim! Buzağıya tapınmakla nefsinize zulmetmiş oldunuz. Hemen yaratanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürünüz. Bu, Yaratıcı'nızın katında sizin için daha hayırlıdır.' demişti. Allah da tevbenizi kabul etmişti. Çünkü o tevbeleri çok çok kabul edendir, çok merhametlidir.&lt;br /&gt;'Ya Musa! Allah'ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız.' demiştiniz de gözleriniz göre göre yıldırım çarpmışa dönmüştünüz.&lt;br /&gt;Bu ölü halinizden, belki şükredersiniz diye, sizi tekrar diriltmiştik.&lt;br /&gt;Üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvası ve bıldırcın indirdik. 'Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve güzel olanlarından yiyin.' dedik. Onlar bize değil, kendilerine zulmediyorlardı." (Bakara: 51-57)&lt;br /&gt;"Hani siz 'Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe mümkün değil katlanamayacağız. Bizim için Rabb'ine duâ et de; yerin bitirdiği sebze, kabak, acur, sarmısak, mercimek ve soğandan yetiştirsin.' demiştiniz.&lt;br /&gt;Musa da onlara 'Siz hayırlı olanı, daha aşağı olan şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? Öyle ise bir şehre inin, orada istediğiniz şeyler var.' demişti.&lt;br /&gt;Üzerlerine zillet ve meskenet, horluk ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'ın gazabına uğradılar. Öyle oldu; çünkü onlar Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar, haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. İsyana daldıkları, haddi aşıp aşırı gittikleri için bunu hak ettiler." (Bakara: 61)&lt;br /&gt;"Bir zaman da sizden kesin söz almıştık. Tur dağını da, başınıza indirecek gibi bir vaziyette üstünüze kaldırıp 'Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın, içinde olanları hatırda tutun. Belki bu sayede sakınır, korunursunuz.' demiştik.&lt;br /&gt;Bundan sonra yine sözünüzden döndünüz, yine yüz çevirdiniz.&lt;br /&gt;Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz." (Bakara: 63-64)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-7890091901165671013?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/7890091901165671013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=7890091901165671013' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7890091901165671013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7890091901165671013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/chp-ekmek-karnesi-kuran-kurslarna.html' title='CHP; ekmek karnesi, Kur&apos;an kurslarına yapılan baskınlar, idam sehpaları'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-723008162754856213</id><published>2009-10-27T12:33:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T12:35:28.283-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LAZ KAPİTAL kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitab'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LAZ KAPİTAL'/><title type='text'>LAZ KAPİTAL kitabı</title><content type='html'>LAZ KAPİTAL kitabı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülmek içün :))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Laz Kapital' '3 çocuk'tan yabancı futbolcu sınırlamasına kadar güncel meselelere bakın nasıl yorum getiriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mizah yazarı, senarist Yılmaz Okumuş'un ana fikrini; 'Karl Marks Trabzon'da Dogsaydı'dan alan Laz Kapital, Marksizm'i Laz mantığıyla yeniden yorumluyor.&lt;br /&gt;Kitapta Laz Marks'ın yazılarının yanısıra, Feridun Engels, Mustafa Kamil Zorti, Tonyali hoca ile asistanı Süleyman, Dersimli Marks, Hakan Şükür, Mustafa Topaloğlu ve Süleyman Demirel gibi otoritelerin Laz Kapital hakkında düşünceleri yer alıyor.&lt;br /&gt;Asıl simdi baslayi!..Hacan son zamanlarda kulagima "Laz Marks'un soyledikleri artik hikaye oldi, tarihun soni celdi, ideoloji filan kalmadi..." gibi sozler geliyi...&lt;br /&gt;Ula Petrus tipalari, ula dolar manyaklari, ula pilaza kadavralari, ula sermaye kutavlari, ula pili bitmis kuresel enteller, ula Amerikan bezleri, ula kilcigina sictugumun vicdansuzlari, hacan bi pokun bittugi yoktur, asil simdi baslayi... Hatta basladi bile... Laz Marks&lt;br /&gt;Emperyalizum Karsusinda Ilk Yariyi Yenuk Kapattuk!&lt;br /&gt;Bizum Sementa Recep vardur, iyi usaktur. Gecenlerde yekten dedi ki, "Laz Marks emice, sen boyle konisiyisun ama kimsenun daha iyi bir dunya munya ipledugi yok. Nasil olacak bu isler?" Usagum dedum, mutareke basini gibi konisma, bu sana gosterilen gercek.&lt;br /&gt;Bir de, gercek olan gercek var. Korfez Savasi'ndaki petrole bulanmis karabatagi bile "Saddam yapti" diye yutturdilar size usagum.&lt;br /&gt;Tamam, kabul etmek lazim, Emperyalizum karsusinda ilk yariyi yenuk kapattuk.Simdi soyunma odasinda yaralarumuzi sarayiruz.&lt;br /&gt;Oysa maca, Emperyalizum'i kendi sahasina hapsederek baslamistuk. Vilademir'un attugigolle 1-0 one gectuk. Emperyalizum, Cinli'nun attugi golle dagilmisti.&lt;br /&gt;Kademe anlayisi kalmamisti, elini kolini sallayan Emperyalizum'un ceza sahasina gireyidi. Cezayirli Ben Bela 4., Vietnamli Ho da 5. goli atmisidi. Efendum hizli gececegum, ilk yarinun sonlarina dogri sikor 9 - 0 olmisidi.&lt;br /&gt;Ama ne oldiysa ondan sonra oldi. Emperyalizum birden 8 yabanciyla oynamaya basladi. Degil 9 kusurli hareket, 99 kusurli hareketi birden yapmaya basladi. Ne FIFA'yi ne de UEFA'yi dinleyidi.&lt;br /&gt;Usaklarun suratina taban girmek mi istersun, yerde yatana kramponiyla basmak mi?.. Her turlu pisluk bunlarda. Macun hakemine bakayiruz, mudahale etsun diye.&lt;br /&gt;Orali bile degil. "Ben bir sey gormedum" deyi. Sanirum Cem Papila'nun dedesiydi.Neyse, ilk yariyi 17 - 9 yenuk kapaduk ve surunerek soyinma odasina girduk.&lt;br /&gt;Herces yerlerde, inleyen inleyene. Bazilarumuz, "2. yariya cikmayalum, bu Emperyalizum bizi kovaya cevirecek", "Buyuklugunu kabul edup secdeye varalum, elini opelum.&lt;br /&gt;Belki bize aciyup birkac gol eksuk atar, belki bizi aralarina alurlar" deyi. Ula bu kadar buyutmeyun cozunuzde da!.. Bunlarun bildugi tek sey silah sanayidur.&lt;br /&gt;Kucucuk bir Katrina Kasirgasiyla eli ayagina dolandi. Butun askerlerini dunyayi isgal etmek icun dort bir yana gonderdugi icun, yaralilari kurtaracak helikopter bile bulamadi.&lt;br /&gt;Unutmayun, "Emperyalizum ucmaz, medyadaki muritleri ucurur"Simdi ikinci yariya cikacaguz.&lt;br /&gt;Ara tiransferde kadroya Cavez'i ve Maradona'yi da kattuk. Kadromuz fena degildur, yurekten oynarsak bunlarla basa cikabiluruz.&lt;br /&gt;Baktum bizum Sementa Recep'un yuzi guleyi, "Ne cuzel anlattun Laz Marks emice..." dedi.&lt;br /&gt;Essegun onde gideni, mac kurgusuyla anlatmasaydum dinlemezdun ama...Tum Dunya halklariyla Lazlar kardestur.&lt;br /&gt;Meta&lt;br /&gt;Kapitalizum uretilen herseyi degisume sokup mallasturur, metalasturur. Resim, edebiyat, muzik, guzelluk alinup satilan bir metadur. Bizzat insanlarun kendileri meta haline gelmistur.&lt;br /&gt;Iki uci metali deynek&lt;br /&gt;Efendum meta iki yonlidur. Kullanum degeri ve degisum degeri vardur. Baluk Pazari'nun orada bizum usaklari bir araya toplayup buni orneklerle acuklamak istedum.&lt;br /&gt;Foter Osman'i koni mankeni yaptum. Ula Foter Osman, 20 kilo hamsin var tamam mi? Tamam Laz marks emice.&lt;br /&gt;"Simdi buni 20 metre kumasla degisturmek isteyisun." Ula bu dingil tutturdi "Ben degisturmem, hamsimi kimseye vermem"&lt;br /&gt;Ula essegun onde gideni, haburaya size Laz Kapital'un can damari olan bir koniyi, degisum degerini acuklayacagum, bu tutturmis degisturmem diye. Bizum ornek yatti tabi. Keske hamsi ornegi vermeseydum.&lt;br /&gt;Baluk ve hamsi paradoksi&lt;br /&gt;Efendum bizum usaklara sinirlenince metanun degisum ve kullanum degerini anlatamadum. Gene 20 kilo hamsiyi ornek verecegum, fakat bu sefer Foter Osman denen bilim dusmani ve hamsi manyagi yoktur ornegumuzde.&lt;br /&gt;20 kilo hamsiyi oturup afiyetle yersanuz bu metanun kullanum degeridur.&lt;br /&gt;Yok eger "Cotumde donum yok, hamsi yemek benum neyume?" deyup 20 kilo hamsiyi 20 metre kumasla degisturursanuz bu da metanun degisum degerini olusturur.&lt;br /&gt;Eger 20 kilo balukla... ozur dilerum hamsiyle, 20 metre kumasi degisturebileyisan bunun sebebi sudur; "meta"nun icinde donmis emek vardur.&lt;br /&gt;Idris usagum, derin donduriciya koymana gerek yok, kendi icinde vardur zaten. 20 kilo hamsi yakalamak icun ne kadar balukci Cemal emegi (insan emegi) gerekiyisa, 20 metre kumasun uretimi icun da ayni miktar emek gereklidur.&lt;br /&gt;Demek ki degerun ozi insan evladinun emegidur. Emegun miktari degerun miktarini tayin eder. 12 saatluk bir isle uretilen deger, 6 saatte uretilen degerun iki mislidur.Simdi diyebilursunuz ki, "Bulasuk Ahmet'un eli yavastur, agir is cikarur...&lt;br /&gt;Bu tembel tenekenun 12 saatiyle Netceguk Hasan'un 12 saati ayni midur?" Degildur. Bizum olci aldugumuz Ahmet - Mehmet - Nobre gibi isini hile hurdayla yapanlar degildur.&lt;br /&gt;Ortalama bir istur. Bu is daima esittur ve buna sosyal is denur.&lt;br /&gt;Kapitalizum ve Hopdeduks&lt;br /&gt;Efendum tahmin edecegunuz gibi, metayla - metayi degisturmek icun 20 kilo hamsiyi sirtuna vurup, carsu pazar gezinmek berbat bir istur.&lt;br /&gt;Haydi 20 kilo hamsiyi tasidun, ya 20 tane beyuk kutugun varsa. Ula kutugu nasil tasiyacaksun?&lt;br /&gt;Kutugun degisim degerini hayata gecurmek, Asteruks ve Hopdeduks disindaki insan evladi icun imkansuzdur. Uzatmiyayim, soninda butun metalarun yerine gececek ortak bir degisum degeri bulundi; para.&lt;br /&gt;Boylece o zamana kadar sirtinda 20 kilo hamsiyle, 40 kilo tuzla gezinmekte olan insanluk beyuk bir zahmetten kurtulmistur.&lt;br /&gt;Bakunuz, bel ve sirt agrilari, disk kaymasi paranun bulunmasindan sonra giderek azalmistur. Ta ki hali saha denen lanet bulusa kadar....&lt;br /&gt;Ne ka usak o ka kofte&lt;br /&gt;Baktum kahve halkindan bazilari da buni onaylayi. "Hee, kari koca kendi kendumuza kit kanaat da olsa gecinup gideyiruz. Eger bir usagumuz olmazsa maasumuz ikumuze yeter."&lt;br /&gt;Hic soylemeye gerek yok ki, bu egemen siniflarun yutturmacasindan baska bir sey degildur. Bu hedef sapturmaktur, somuruyi gizlemektur...&lt;br /&gt;Sen uc cocuk yerine hic cocuk yapinca kapitalizum seni pas gecmez. Gene tepene biner.&lt;br /&gt;Ula guzel evladum, nicun burjuvazinun agzindan konisayisunuz? Onlara gore, ulkemiz sinirli olanaklara sahip bir ulkedur.&lt;br /&gt;Bu olanaklarun, artan nufus karsusinda yetersuz kalmasi ve yoksullugun artmasi kacinilmazdur.&lt;br /&gt;Bu nedenle, herkes "bakabilecegi kadar" usaga sahip olursa, sinirli olanaklar herkese yetecektur.&lt;br /&gt;Patapat Suleyman burjuvazinun agzindan aktarmali olarak bizum usaklara sunu soyleyi; "Su anda elune gecen ayluk ucretle ancak kendi karnuni doyurabilursun.&lt;br /&gt;Yeni bir usak yaparak kenduni yoksulluga mahkum edeyisun. Gecum sikintisi cekmenun nedeni, bizzat kendunsun. Kafani ve seyuni kullan, usak yapma."&lt;br /&gt;Bu tur kici acukta kalmis teoriler, demokratuk devrimlerden korkan burjuvazinun isine yaramaktadur.&lt;br /&gt;Yoksul kitlelerun ayaklanmasi karsusinda beyuk korkiya kapilan burjuvazi, bir tasla kus katliami yapmaktadur.&lt;br /&gt;Hem ideolojik ve polituk bir salduri araci ele gecurmekte, hem da insan evladinun daha mutli ve daha ozgur kosullarda yasayacagi bir toplumun var olabilecegini perdelemektedur.&lt;br /&gt;Yuz elli yildur soyleyiruk, sizun somurulmenuzun nedeni usak yapmak filan degildur. Emperyalistlerle butunlesmis yerli tekelci burjuvazi ve onlarla isbirlugi yapan beyuk tefeci -bezirgan ve toprak agalaridur.&lt;br /&gt;Yukaridan asagiya, soldan saga, tersten-duzden nasil okursan oku, bu degismez.&lt;br /&gt;Hos celdun bebek, soyilma sirasi sende&lt;br /&gt;Sementa Recep gensori onergesi yemis Unakitan gibi yuzume bakayi, belli ki baglantiyi kuramadi.&lt;br /&gt;Recep usagum anlatayim dedum, kapitalizum bebeklere zarar verur; cunki her yeni dogan bebek IMF'ye, Dunya Bankasi'na, emperyalizume borcli dogayi.&lt;br /&gt;Pecii, bu bebekler beyudugi zaman hic sormayacak mi, "Ula ortalukta cagdas egitum verilen okul, hastalaninca gidecegum hastane, mezun olinca calisacagum bir is goremeyirum, bu paralari ne pok yemaga harcadunuz?"&lt;br /&gt;Japon Prensi Mikasa bile ogrendi, ogrenme sirasi sende. O merak ettugun 100 milyarlarca dolari bankaci - ticaret burjuvasi - politikaci seytan ucgeninde ic ettiler evladum.&lt;br /&gt;Bu paralar normal bir halk iktidarinda yol, su ve elektrik olarak geri donebilecekken sadece elektrik olarak geri dondi.&lt;br /&gt;Oni da bizum solci usaklara verdiler. Yalnuz bu elektirik konusinda haklarini yemeyelum, devletun vatandasa bu kadar comert davrandugi az gorulmistur.&lt;br /&gt;Bizum Erdogdi mahallesindeki sebil-ul hayrat cesmenun suyi gibi elektirik verdiler. Senun aklun simdi "kapitalizum insani iktidarsuz yapar" mevzusina takilmistur.&lt;br /&gt;Acukliyayim. Bir dusun, bu kadar strese can mi dayanur? Uiy kredi kartinun faizi gelmis, uuy isten cikartilacak 10 kisinun icinde ben var miyim, eyvaah buzdolabinun senedini odeyemedum, ula cep telefoninun faturasi, usaklarun okul masrafi, evun kirasi derken vucuttaki kanun tamami bu sitrese harcanur ve halvet olmak icun sungersi dokiya bir damla aganigiluk kan kalmaz.&lt;br /&gt;Tavuklar bile firarda&lt;br /&gt;Kapitalizum sadece insana ve dogaya degil, hayvanlara bile zarar vermektedur. Misal; tavuklar.&lt;br /&gt;Ac gozli kapitalizum tarafindan, halk otobusi gibi kalabaluk ciftluklerde sikis tikis yasatilan, dogal olmayan yemlerle beslenilen, kisacik omurleri boyinca inanilmaz derecede sitirese maruz birakilan tavuklar, enfeksiyon ve salgun hastaluklarina cok cabuk kapilmaktadur.&lt;br /&gt;Caresuzluk icindeki tavuk aleminun 3'te 2'sinun psikolojisi bozuktur. Bu gun bir secim yapilacak olsa % 85'inun AK Partiye oy verecegi tespit edilmistur.&lt;br /&gt;Sementa Recep iki cay daha soylerken ben devam ettum. Insan evladini para, pul, kariyer ve sitatu pesinde kosturan kapitalizum "En gucli sen olmazsan, altta kalup ezilursan Kobayluk Ligi'ne kume dusersun" diye tehdit etmektedur.&lt;br /&gt;Tek kurtulus yoli olarak bize, birbirumuzun gozini oymayi biraktugi icun, haliyle yapmadugumuz rezilluk kalmayi tabi. Muhim olan geyigun muhabbetini yapmak degil, geyigi yakalamaktur.&lt;br /&gt;Bizum gibi geri - birakturulmis ulkelerdeki oligarsinun yapisi, oligarsuk dikta seklini almaktadur. Cunki ulkedeki kapitalizum, kendi ic dinamigi ile degil, yukaridan asagiya gelisturulmistur.&lt;br /&gt;Kokli bir gelenegi olmadugi icun, zora girdugi her an proletaryanun ve emekci halkun demokratuk hak ve ozgurluklerini rahatlukla rafa kaldurmaktadur.&lt;br /&gt;Efendum bu gayri insani sistemun raf omri gecmistur. Hala devam etmesi gercek hayattaki Coni ve Dursunlar yuzundendur.&lt;br /&gt;...bu aldatmacayi en ince ayrintisina kadar anlatup, kapitalist zihniyetun ipluguni bir kez daha pazara cikaracagum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-723008162754856213?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/723008162754856213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=723008162754856213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/723008162754856213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/723008162754856213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/laz-kapital-kitab.html' title='LAZ KAPİTAL kitabı'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-3330996028394805352</id><published>2009-10-27T12:16:00.001-07:00</published><updated>2009-10-27T12:16:59.915-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harry potter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melez-prens'/><title type='text'>harry potter ve melez prens</title><content type='html'>Filmin Özeti : Voldemort hem Muggle hem de büyücüler dünyasındaki kıskacını daraltmaktadır ve Hogwarts artık bir zamanlar olduğu güvenli liman değildir. Harry tehlikenin kalenin içinde bile olabileceğinden şüphelenirken, Dumbledore da Harry'yi hızla yaklaşmakta olduğunu bildiği nihai savaşa hazırlamaya her zamankinden kararlıdır. Birlikte, Voldemort'un savunma hattını kırmanın yollarını ararlar. Bu amaçla, Dumbledore eski bir dostu ve meslektaşı olan, çok önemli bilgilere sahip olduğunu düşündüğü Profesör Horace Slughorn'u görevlendirir. Profesör iyi bağlantıları olan, iyi yaşamayı seven, saf bir insandır.Bu arada, öğrenciler bambaşka bir rakibin kuşatması altındadırlar: Gençlik hormonları zirveye tırmanmaktadır. Harry, Ginny'ye gitgide daha çok aşık olmaktadır; ama Dean Thomas'ın da durumu aynıdır. Lavender Brown ise kendisi için doğru kişinin Ron olduğuna karar verir. Hesaba katmadığı şey ise Romilda Vane'in çikolatalarıdır! Diğer yandan Hermione da kıskançlıktan çatlamaktadır ama duygularını göstermemeye kararlıdır. Romantizm dallanıp budaklanırken, bir öğrenci tüm bunların dışında kalır. O, karanlık bir şekilde de olsa ismini hafızalara kazımayı kafasına koymuştur. Havada aşk kokusu vardır ama trajedi kapıdadır ve Hogwarts bir daha asla aynı olamayabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-3330996028394805352?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/3330996028394805352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=3330996028394805352' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3330996028394805352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3330996028394805352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/harry-potter-ve-melez-prens.html' title='harry potter ve melez prens'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4415389119652413090</id><published>2009-10-27T12:05:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T12:08:17.081-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hasan Durak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mp3 indir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arguvan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adını sen koy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Malatya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evliligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google youtube evliligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='youtube'/><title type='text'>gönül yarası filminin finali ve türküsü</title><content type='html'>&lt;a name="msg_e4ec6aa2d5cfba8a"&gt;&lt;/a&gt;42. Antalya Film Senligi, 2005 - Sener Sen - En Iyi Erkek Oyuncu 42. Antalya Film Senligi, 2005 - Timucin Esen - En Iyi Yardimci Erkek Oyuncu 42. Antalya Film Senligi, 2005 - Tamer Ciray - En Iyi Muzik Goruntu Yonetmeni: Soykut Turan Senaryo: Yavuz Turgul Nazim Yapimci: Mine Vargi, Omer Vargi, Mustafa Oguz Muzik: Tamer Ciray Sanat Yonetmeni: Sirma Bradley&lt;br /&gt;(Sener Sen), ogretmenlikten emekli olduktan sonra Istanbul'a doner. Emekli maasi baglanincaya kadar bir takside calismaktan baska care bulamaz. Bir gun musteri olarak pavyon sarkicisi Dunya'yi (Meltem Cumbul) alir taksisine. Nazim, kadini her gece pavyona getirip goturmeye baslar, ta ki Dunya'nin eski kocasi ve belalisi Halil (Timucin Esen) pavyonu basana,&lt;br /&gt;ortaligi dagitip Dunya'nin yaralanmasina neden olana kadar! Halil kacar. Yarali, bitkin ve kimsesiz Dunya pavyondan kovulup kiziyla birlikte ortada kalinca Nazim kadina kucak acar. Intikam almaya yeminli bir koca, kaderi neyse onu yasamaya hazir, hayata karsi pervasiz bir kadin ve kadini her seye ragmen korumaya calisan bir adam. Herkes dogru bildigini yapmak icin gidebilecegi yere kadar gidecektir. Gerekirse...Olume kadar. [image: img503/9272/eteksarioc3.jpg] &lt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o" target="_blank" rel="nofollow"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o&lt;/a&gt;&gt;. *YouTube: *    **     *&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o" target="_blank" rel="nofollow"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o&lt;/a&gt; *&lt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o" target="_blank" rel="nofollow"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=HKIPwHHeM3o&lt;/a&gt;&gt;&lt;br /&gt;*Filmin final sahnesinde Meltem Cumbul' un soyledigi* *"Etek sari sen etekten sarisin" turku sozleri:*&lt;br /&gt;*Malatya/Arguvan-Hasan Durak  * Etek sari sen etekten sarisin Kurban olam beydaginin karisin Sordum sual ettim kimin yarisin Ben sormadan dolu gibi dokuyu&lt;br /&gt;Bir koynek diktirdim kolu dugmeli Herkes kaderine boyun egmeli Deli gonlum cirkine bel baglama Sevdigin yar Malatya'yi degmeli&lt;br /&gt;Bir koynek diktirdim hasa bezinden Alem dusman oldu senin yuzunden Eger gurbet ele gider donersem Ahdim vardir opecegim yuzunden&lt;br /&gt;******&lt;br /&gt;*meltem cumbul' dan film muzigi:*&lt;br /&gt;*MP3 iNDiR &lt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/56113017/Meltem_Cumbul_-_Etek_Sar__305_.mp3.html" target="_blank" rel="nofollow"&gt;http://rapidshare.com/files/56113017/Meltem_Cumbul_-_Etek_Sar__305_.m...&lt;/a&gt;&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4415389119652413090?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4415389119652413090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4415389119652413090' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4415389119652413090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4415389119652413090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/gonul-yaras-filminin-finali-ve-turkusu.html' title='gönül yarası filminin finali ve türküsü'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-308707233313556287</id><published>2009-10-27T11:56:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T11:58:10.204-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşler Öyküler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yücel Sivri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nisan 1996'/><title type='text'>beyinler gottfriend benn</title><content type='html'>HER KİM Kİ, SÖZCÜKLERLE YALAN SÖYLENEBİLECEĞİNE İNANIYORSA, İŞTE BUNUN BURADA GERÇEKLEŞTİĞİNİ DÜŞÜNEBİLİR&lt;br /&gt;Evvelce pek çok kez kadavra açan hekim Rönne, Almanya'nın güneyinden kuzeyine doğru gidiyordu. Son ayları hiçbir şey yapmadan geçirmişti; iki yıl boyunca bir patoloji hastanesinde görevliydi, yani bu da kendine gelme fırsatı bulamadan elinin altından yaklaşık iki bin kadavranın geçmesi demekti, ve işte bu nedenledir ki garip ve açıklanması olanaksız bir biçimde tükenmişti.&lt;br /&gt;Şimdi cam kenarında bir yer kapmış ve dışarıya bakıyordu: üzüm bağları boyunca gidiyoruz demek ki diye mırıldandı kendi kendine, epeyi düz, gelincik tüten tarlaları geçerken. Hava biraz sıcaktı; bir mavilik bastırdı gökyüzünü ansızın, nemli ve kıyılardan esip gelen; bütün evler güllere yaslanmış hatta kimi yitip gitmişti içlerinden tamamen. Bir defter ve kalem alıp olabildiğince çok yazmak istiyorum akıp gitmesinler aşağılara diye. Bunca yıl yaşadım ve her şey yitip gitti. Başladığımda, bende kaldı mı? Artık bilmiyorum.&lt;br /&gt;Sonra tünellere girdikçe gözler sıçramaya hazır, ışığı yakalamak için yeniden; erkekler samanların içinde çalışıyordu, ahşap köprüler, taş köprüler; bir kent ve bir araba dağların ötesindeki bir evin önünden.&lt;br /&gt;Veranden, Hallen, Remisen hepsi de bir dağın seviyesinde bir ormanın içine kurulmuş. Rönne burada başhekime birkaç hafta vekillik edecekti. Yaşam ne kudretli diye düşündü; bu el daha az çalışkan olamazdı ve sağdakine baktı.&lt;br /&gt;Ortalıkta çalışanlardan ve hastalardan başka kimsecikler yoktu; epeyi yüksekçe bir yerdeydi hastane, için için heyecanlanıyordu Rönne; yalnızlığıyla, çevresini sardığı o ışığıyla hastabakıcılarla gayet mesafeli bir biçimde iş konuştu.&lt;br /&gt;Yapılacak her şeyi onlara bıraktı; kol çevirmeyi, lamba takmayı, motor çalıştırmayı, bilimi, art arda gelen el hareketlerinden bağımsız görmek rahatlatmıştı onu, bunların kaba olanları bir demircinin, inceleri de bir saatçinin el hareketlerine eşdeğerdi. Sonra kendi ellerini aldı önüne, röntgen borularının üzerinden geçirdi onları, kuvars lambasının cıvatasını dürttü, ışığın, üzerine düştüğü sırtta önceden açılmış bir yarığı uzattı ya da daralttı, oradaki kulağın birine bir huni itekledi sonra bir pamuk alıp kulak yoluna yatırdı ve kulağın sahibi üzerinde yaptığı işin sonuçlarını almak için derinleşti; yardımcıların, tedavinin, iyi hekimin, genel güvenirlilik ve yaşamın genel hazları üzerine görüşleri nelerdi ve suyukların arasındaki uzaklık ruhaniyeti nasıl dokumuştu. Sonra önüne bu kaza geldi ve o, bir pamukla sarmalanmış küçük bir tahta parçası alarak onu parmağın altına yerleştirdi sonra sarıp sarmalarken bunun bir çukurun üzerinden ya da aşırı cesaretle kayıtsızca bir ağaç kökünün üzerinden atlarken, kısacası, bu yaşamın gidişatının ve yazgısının ne gibi bir ilişki içinde kırılmış olabileceği üzerine kafa patlattı bir süre, uzaktaki bir kimse ve kaçak gibi ve derinliğe boyun eğdi, acının vurduğu anda uzaktaki bir sesin kendi duyurması gibi.&lt;br /&gt;Devasızları, bu gerçeğe peçe vurulması koşuluyla, ölümün beraberinde getirdiği yazçiz ve pislik angaryalarından ötürü ailelerine devretmek usuldendi. Rönne böyle bir olaya tanık olmuştu, onu şöyle bir gözden geçirdi: önde yapay bir açıklık, arkada yatmaktan aşınmış sırt ve ikisinin arasında bir parça telesimiş et; kür'e hak kazanabilmekteki başarısından ötürü adam kutlayıp lök lök uzaklaştı oradan. Eh, artık o, evine gidecek ve ağrılarını, iyileşme süreci içinde dayanmak zorunda olduğu yönetici olarak duyumsayacak, yenileşme kavramı altına ulamlayacak, oğluna direktifler verecek ve kızını yetiştirecek, yurttaşı yüksek tutacak, komşusunun genel görüşlerini kabullenecek, ta ki, bir gece kan boğazına doluncaya dek diye düşündü Rönne. Her kim ki, sözcüklerle yalan söylenebileceğine inanıyorsa, işte bunun burada gerçekleştiğini düşünebilir. Oysa ben sözcüklerle yalan söylemeyi becerebilseydim burada olmazdım sanıyorum. Ne yana bakarsam bakayım, yaşamak için bir sözcük gerekli. Keşke yalan söylemiş olsaydım ona "ucuz kurtuldunuz!" derken.&lt;br /&gt;Bir sabah sarsıntı içinde kahvaltı masasının başında oturuyordu; öyle dalmıştı ki: başhekim yolculuğa çıkıyor ve onun vekili geliyor hemen şu saatte, yatağından kalkıp ekmeğe davranıyor. İnsan, yediğini sanırken kahvaltı onun çevresinde çabalıyor. Her şeye karşın verilebilecek buyrukları veriyor, sorulacak soruları soruyordu; sağ elinin bir parmağıyla sol elindeki bir başkasına vuruyordu, sonra bir akciğer beliriverdi onun altında; yatak yatak dolaştı: günaydın, gövdeniz ne alemde? Ama artık koridorlarda giderken herkesi, işi gerektirse de, tek tek sorgulamadığı olabilir, konu ister o kimsenin öksürük sıklığı isterse bağırsaklarının sıcaklığı olsun. Yatakhaneler boyunca gittiğinde –bu onu derinden uğraştırıyordu- çifter çifter gözlerin içine düşüyorum, ayırdıma varılıyor ve akıllardan geçiyorum. Cana yakın ve ciddi eşyalarla aramda bir bağ kuruluyor; belki de özlemini çektikleri bir ev, bir zamanlar tadına bakmadıkları bir parça tabaklık ağaç. Ve gözlerim vardı benim, bir zamanlar gerisingeri giden, evet efendim, ben vardım: sorusuz ve derlenmiş. Nereye vardım? Neredeyim? Küçücük bir kanat çırpış, bir esinti.&lt;br /&gt;Kara kara düşündüydü ne başladığını, ama artık bilmiyordu: bir sokak boyunca giderken bir ev görüyor ve bunu Floransa'daki bir saraya benzetiyorum, oysa cepheyi yalayıp sonra sönen bir ışıktı bunlar.&lt;br /&gt;Tepemde bir şeyler gittikçe zayıf düşürüyor beni. Gözlerimin ardındaki dayanak yok artık. Sonu gelmez dalgalanmalarda oda, bir zamanlar akıp gidiyordu oysa bir yerde. Önceleri beni taşıyan bu kabuk paramparça şimdi.&lt;br /&gt;Böyle turları tamamlayıp da odasına geldikten sonra sık sık ellerini bir o yana bir bu yana çevirir ve öylece bakakalırdı. Bir defasında hastabakıcılarından biri, onu, ellerini koklarken ya da daha doğrusu havalarını sınamak istermiş gibi üzerlerinden geçerken ve sonra avuç içlerini yukarı doğru eğimli açıp küçük parmaklarını kavuşturarak sanki beyaz ve iri kabuklu bir meyveyi ayırmak ya da bir şeyi bükmek istermiş gibi bir durumda gördü. Daha sonra gördüklerini diğer hastabakıcılara da anlattı; ama hiç kimse bunun ne anlama geldiğini çözemedi. Ta ki, günün birinde hastanede irice bir hayvan kesilene değin. Rönne görünüşe bakılırsa oraya rastlantı sonucu geldiğinde hayvanın kafası kırılmaktadır, içinden çıkanları ellerine alır ve şöyle bir ayırır birbirinden. İşte o an hastabakıcı daha önce gördüğü o garip hareketi anımsadı. Ne var ki, aradaki ilintiyi kuramadığından bir süre sonra gördüklerini unuttu.&lt;br /&gt;Rönne ise bahçelerde geziniyordu. Yazdı; engerekotları mavisini sallıyordu göğün, güller açıyordu, tatlı tatlı kesilmiş başları. Toprağın fışkırışını sezinliyordu: topuklarının ucuna ve şiddetin kabarmasına değin; ama kanında değil. Özellikle gölgeli ve oturma banklı yollarda yürüdüğü; ışığın acarlığı karşısında sık sık dinlenmesi gerekiyordu ve soluksuz bir gökyüzünün keyfine terk edilmiş olduğunu duyumsuyordu.&lt;br /&gt;Yavaş yavaş işini de düzensiz bir biçimde yapmaya başlamıştı; özellikle, hastane yöneticilerine ya da başhemşireye herhangi bir şeyle ilgili açıklama yapması gerekiyorsa, o konuda kendisinden ille de yanıt beklenmiyorsa işte o zaman tam anlamıyla ruhen çöküveriyordu. Olup biten bir şeyle ilgili olarak ne söylenebilirdi ki? Keşke böyle olmasaydı da biraz başka türlü olsaydı mı demeliydi? O an öyle de böyle de boş kalmayacaktı. Oysa o bulunduğu yerden bakakalıp odasında dinlenmek istiyordu.&lt;br /&gt;Uzanması, birkaç hafta önce bir göl kıyısından ya da dağları aşıp gelmiş birinin uzanması değildir; tersine gövdesi, uzandığı yerle bütünleşip daha yıllar önce zayıf düşmüş gibidir; ve kendisinde katı ve sanki balmumundan bir şey vardı, sanki çevresini ören gövdelerden çekip alınmış bir şey.&lt;br /&gt;İleride de elleriyle epeyce uğraşacaktır. Kendisine hizmet eden hastabakıcı çok seviyordu onu; o ise durumu tam anlamıyla kavramasa bile, hastabakıcıyla yalvarırcasına konuşurdu. Sık sık alaylı bir dille başlardı: bu ne idüğü belirsiz tanıdığını, ellerinin onları tuttuğunu söylerdi. Ne ki, sonra yeniden bulanıklaşırdı: onların yasaları bize yabancıydı ve yazgıları, üzerinde seyrettiğimiz bir ırmak denli belirsizdi. Ve sonra tamamen sönmesi, manzara ise daha bir gece içinde: onun direktifi olmaksızın ve ona danışmaksızın çözülecek olan on iki kimyasal birimin bir araya gelmesidir söz konusu olan. Nereye söylemeliydi öyleyse insan kendini? Üzerlerinde uçup gidecekti.&lt;br /&gt;Dediğine göre hiçbir şeyle karşı karşıya değildi artık; oda üzerinde hiçbir yetkinliği yoktu; neredeyse aralıksız uzanmış ve kımıldamıyordu hiç.&lt;br /&gt;Odasını bir güzel kilitlemişti arkasından, kimse üstüne çullanmasın diye, oysa açmak ve o kimseyle yüzleşmek istiyordu.&lt;br /&gt;Hastanenin demirbaşı olan bir arabayı örgütlemişti, kent dışında gezip tozmak istiyordu; arabanın yuvarlanışı hoşuna gitmişti, gözlediği buydu: öyle uzaklardaydı ki, bu, eskiden olduğu gibi, yabancı bir kentte de oluyordu işte. Sürekli aynı konumdaydı: kaskatı sırtüstü. Sırtüstü yatıyordu upuzun bir sandalyede, sandalye dümdüz bir odadaydı, oda ise bir evin içinde ve ev de bir tepenin üzerinde. Birkaç kuşun dışında en yüksekteki hayvandı o. İşte toprak eter tabakası boyunca ve sarsmadan, yıldızları yalayarak uzaklara taşıdı onu.&lt;br /&gt;Bir akşam, aşağıya, yatakhanelere gitti; şezlongların ak örtüleri altında nasıl da iyileşmeyi bekliyordu; orada nasıl yattıklarına baktı şöyle bir: hepsi de sıladan, bol düşlü uykulardan, akşam eve dönüşlerden, baba-oğul türkülerinden, talih ve ölümün arasından kopup gelmiş –salona boydan boya baktı ve çıkıp gitti. Başhekim geri çağrıldı, sevecen bir adamdı, dediğine göre kızlarından biri hastalanmıştı. Rönne ise dedi ki: bakınız, şu ellerimle tuttum, yüz ya da bin tane vardı; kimi katı kimi yumuşaktı ama hepsi de balçıklaşmıştı; erkekler, kadınlar iyice telesimiş ve kan çanağı gibi. Artık kendiminkini tutuyorum ellerimde ve devamlı araştırdığım benimle neyin olası olabileceğidir. Doğum kaşığı şakağımı biraz daha fazla kıstırmış olsaydı?.. Eğer sürekli kafamın belli bir yerine vurulsaydı?.. Beyinlere ne oluyor böyle? Derbendin içinden uçup yükselmek isterdim her zaman; oysa şimdi dışarıda kristalin içinde yaşıyorum. Eh, artık lütfen yol verin bana, savrulayım yine - öylesine bitkindim ki - bu kez kanatlarla turluyorum - mavi denizşakayığı kılıcımla - ışığın öğleüstü pikesinde - güneyin yıkıntıları içinde - paramparça olmuş bulutlar arasında - alınların un ufak oluşunda - şakaklardaki bombenin alınışında.&lt;br /&gt;(1915)Almanca'dan çev: Yücel Sivri&lt;br /&gt;* Düşler Öyküler, Nisan 1996, Sayı 1.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-308707233313556287?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/308707233313556287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=308707233313556287' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/308707233313556287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/308707233313556287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/beyinler-gottfriend-benn.html' title='beyinler gottfriend benn'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4707740128433673278</id><published>2009-10-27T11:42:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T11:49:32.279-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kötü haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baris akarsu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaybettik'/><title type='text'>baris akarsuyu kaybettik</title><content type='html'>Türkiye'nin kalbi onunlaydı. Ancak Barış Akarsu'dan kötü haber geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum'da geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan sanatçı ve oyuncu Barış Akarsu'nun hayatını kaybettiği açıklandı..Bodrum'da geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan ve Bodrum'da bulunan Özel Bodrum Hastanesinde tedavi altına alınan Barış Akarsu'nun sağlık durumu hakkında basın toplantısı düzenleyen hastanenin başhekimi Opt. Dr. Abdullah Servet, sanatçı için yapılabilecek her şeyi yaptıklarını söylemişti.Doktorun açıklamasının ardından aralarından Barış Akarsu'nun yakınları ile bir televizyon dizisinde birlikte rol aldıkları Merve Sevi ve hayranları sinir krizi geçirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baris'imizi kaybettik. Yikildim kalbim parca parca. Dualarimiz gozyaslarimiza karisti. Ne yazik ki hayatin bir hakemi yok. Kara bulutlarin coktugu andan beri onu her daim kara gozlerindeki pariltiyla kalbimizde tasiyacagimizi biliyorum. Cunku Baris'lar olmez, sadece biraz uzaga duserler.&lt;br /&gt;Bu yuzden hasretleri buyuk ve acilari sarsici olur.&lt;br /&gt;Bir gun evet bulusacagiz ama simdi dayanmak bu aciyla basetmek lazim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4707740128433673278?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4707740128433673278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4707740128433673278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4707740128433673278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4707740128433673278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/baris-akarsuyu-kaybettik.html' title='baris akarsuyu kaybettik'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4633253084306043799</id><published>2009-10-27T11:38:00.000-07:00</published><updated>2009-10-27T11:40:24.594-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nerede'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='değissin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sınırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bbp.muhsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MisAk-ı Milli sınırları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Türkiye'nin sınırları değişsin -nerede Misk-ı Milli sınırları?</title><content type='html'>Türkiye'nin sınırları değişsinBBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye'nin sınırlarının değişmesini istediBBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, ''PKK'nın son yaptığı operasyonlar, kesin olarak bir dış destek aldığını ortaya koyuyor. Türkiye'nin sırtını Gabar'a dayayacak şekilde sınırları yeniden belirlenmeli'' dedi.Muhsin Yazıcıoğlu, partisinin Kocaeli il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin gündeminin teröre odaklandığını, ülkenin can yakıcı bir terörle karşı karşıya olduğunu belirten Yazıcıoğlu, terörün dış kaynaklı, bölgesel değişimleri oluşturabilmek ve yeni haritalar çıkartmak için organize edilmiş bir örgütün faaliyetlerinden kaynaklandığını bildirdi.Anti terör timleri kurulmalıTerörle mücadelenin özel birliklerce yürütülmesi gerektiğini belirten Yazıcıoğlu, ''Karşısında kararlı bir siyasi irade ve bu iradenin gösterdiği hedefleri vuracak, sonuç alma ve tam isabet kaydedecek, yetişmiş, özel birlikler bu mücadeleyi yapmalıdır. Mobil özel timler kurulsun, mevcut terörle mücadele konsepti değiştirilsin, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Irak arasındaki sınır yeniden belirlensin'' dedi.Sınırlarımız güneye kaydırılmalıMevsim koşulları ağırlaşmadan sınır ötesi operasyon yapılması gerektiğini ileri süren Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:''İktidar, aldığı tezkere yetkisini bir an önce kullanarak Türkiye'ye kafa tutan, Türkiye'ye karşı pervasızlık yapan Barzani'yi ve bölgedeki diğer olumsuz güçleri etkisiz hale getirecek şekilde bir operasyon yapmalıdır. Sınır düzenlemesi derken, orada yeni devletçikler kurulsun demiyorum. Tamamen Irak ve Türkiye arasındaki sınırı kastediyorum. Gabar'a sırtımızı dayayarak ülkeyi koruyabiliriz. Gabar'ın güneyine inerek, sırtımızı Gabar'a dayayarak ülkemizi koruyacak yeni bir sınıra ihtiyaç vardır.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4633253084306043799?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4633253084306043799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4633253084306043799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4633253084306043799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4633253084306043799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/10/turkiyenin-snrlar-degissin-nerede-misk.html' title='Türkiye&apos;nin sınırları değişsin -nerede Misk-ı Milli sınırları?'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-7564645446739447449</id><published>2009-04-29T12:54:00.000-07:00</published><updated>2009-04-29T12:55:22.132-07:00</updated><title type='text'>Yolcudan yol öğrenilmez</title><content type='html'>Yolcudan yol öğrenilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatında iki defa hırsızlık yapan birinin hemşe(h)ri olduğunu görünce, o şehir anılınca aklına hırsızlık geliyorsa hırsız bunlar hırsız denir.&lt;br /&gt;Eğitim seviyesini gösterir.&lt;br /&gt;Bölgelere göre ergenlik değişebilir.&lt;br /&gt;Bölgelere göre her şey değişebilir.&lt;br /&gt;6 yaşındaki çocuğun 8 yaşındaki çocuğa emanet edilmesi doğuda normal olmasına rağmen, batıda ise 11 yaşındaki hala çocuktur.&lt;br /&gt;8 yaşındaki çocuk akıllı(duygusuna kapılmadan aklıyla hareket edebilen) sayılsa da ergen sayılamaz.&lt;br /&gt;Sapıklıktır.&lt;br /&gt;Beşik kertmesi ise ebeveynin çocuğu hakkında evlenme kararı vermesidir.&lt;br /&gt;Beşikte kertilenler yaşıttır. Ahlakidir. Ancak mantıklı değildir kişi eşini kendi seçmelidir.&lt;br /&gt;Eskiden öğretmen kızardı. Çocuk hakları dendi. Şimdi çocuk hakları maşallah iyi. Öğretmene saygı düştü.&lt;br /&gt;Eğer çocuk hakları vs. kanunlarını çıkaranlar akıllı olsaydı. Öğretmenler bu durumda olmazdı.&lt;br /&gt;ben orta halli saygılı biri olarak geç kaldığımda bile öğretmenimin önünde yürümezdim.&lt;br /&gt;Bakkalda aldığımı diğer bakkaldan saklardım.&lt;br /&gt;O zamanlar (içini göstermediği için) siyah poşet şartı vardı.&lt;br /&gt;Başlığı unuttum ben...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-7564645446739447449?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/7564645446739447449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=7564645446739447449' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7564645446739447449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7564645446739447449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2009/04/yolcudan-yol-ogrenilmez.html' title='Yolcudan yol öğrenilmez'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-6014153094099670639</id><published>2008-10-01T07:37:00.001-07:00</published><updated>2008-10-01T07:37:44.583-07:00</updated><title type='text'>Paul Morgan Photography'den</title><content type='html'>&lt;a href="http://photo.net/photodb/folder?folder_id=724788"&gt;Landscape (Horizontal)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7198608"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7198608"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7194883"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7191632"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7180666"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7155296"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7142545"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7115238"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7021120"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7002603"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6918793"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6916834"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6910893"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6898498"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6895227"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6879227"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6877541"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6858810"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6824933"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6820705"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6766112"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/folder?folder_id=724789"&gt;Landscape (Vertical)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7188414"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7184222"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7175203"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7135556"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7132499"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7029551"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=7018017"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6952092"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6942020"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6929551"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6906748"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6891072"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6864531"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6851245"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6832888"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6826904"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6799710"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6656415"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6653291"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6650533"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/folder?folder_id=740382"&gt;Landscape (Square)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6945137"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6807922"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6659712"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6316119"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6208256"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6120040"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-6014153094099670639?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/6014153094099670639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=6014153094099670639' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/6014153094099670639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/6014153094099670639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/10/paul-morgan-photographyden.html' title='Paul Morgan Photography&apos;den'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-8090639003982529046</id><published>2008-10-01T07:30:00.000-07:00</published><updated>2008-10-01T07:33:10.416-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='www.havlatavla.com'/><title type='text'>Müjde, köpeğinize uygun damat adayı bulundu</title><content type='html'>Müjde, köpeğinize uygun damat adayı bulundu İnternetteki arkadaşlık siteleri evcil hayvanları da kucaklıyor.  &lt;a title="http://www.havlatavla.com/" href="http://www.havlatavla.com/"&gt;www.havlatavla.com&lt;/a&gt;  Türkiye'nin bütün illerinden pek çok cinsteki köpeğe birbirleriyle tanışıp çiftleşme fırsatı sunuyor. Ayrıca arama motorunda yüzlerce dinyalar tatlısı köpek resimlerine bakabilir ve ilginç tavlama mesajlarını görebirlisiniz. Çok eğlenceli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizde hemen ücretsiz üyeliğinizi yaptırarak  can dostunuzun kaydını yaptırın. Onu aşksız bırakmayın.&lt;br /&gt;&lt;a title="http://www.havlatavla.com/" href="http://www.havlatavla.com/"&gt;www.havlatavla.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-8090639003982529046?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/8090639003982529046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=8090639003982529046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/8090639003982529046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/8090639003982529046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/10/mjde-kpeinize-uygun-damat-aday-bulundu.html' title='Müjde, köpeğinize uygun damat adayı bulundu'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-2455052927769623012</id><published>2008-07-20T04:16:00.019-07:00</published><updated>2008-07-20T06:53:07.140-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demet Akalın&apos;a suç duyurusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='suç duyurusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Demet Akalın'/><title type='text'>Demet Akalın'a suç duyurusu</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/05/demet-akalna-su-duyurusu.html"&gt;Demet Akalın'a suç duyurusu&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Diyarbakır'dan mı geldiniz? Moron moron bakıyorsunuz" sözleri başına iş açtı.20.05.2008 18:33&lt;br /&gt;İzmir'in Torbalı ilçesinde, Diyarbakır doğumlu kişi, Diyarbakırlılara hakaret ettiği gerekçesiyle şarkıcı Demet Akalın hakkında savcılığına suç duyurusunda bulundu.Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran Yaşar Kömürcü (36), Diyarbakır doğumlu olduğunu belirterek, şarkıcı Demet Akalın'ın Bodrum'daki konserinde ''Diyarbakır'dan mı geldiniz hepiniz, dağdan mı? Moron moron bakıyorsunuz'' dediğini ve tüm Diyarbakırlılara hakaret ettiğini öne sürdü.Kömürcü, Akalın hakkında suç duyurusunda bulundu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-2455052927769623012?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/2455052927769623012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=2455052927769623012' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/2455052927769623012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/2455052927769623012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/demet-akalna-su-duyurusu.html' title='Demet Akalın&apos;a suç duyurusu'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4567007299942456594</id><published>2008-07-20T04:16:00.018-07:00</published><updated>2009-10-27T12:20:53.922-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Riza Neciboglu'/><title type='text'>Türkiye'de Sabetaycılar ve Museviler isimlerini gayet sistemli olarak toplam sekiz türlü seçmişlerdir</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2007/09/trkiyede-sabetayclar-ve-museviler.html"&gt;Türkiye'de Sabetaycılar ve Museviler isimlerini gayet sistemli olarak toplam sekiz türlü seçmişlerdir:&lt;/a&gt;&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2007/09/trkiyede-sabetayclar-ve-museviler.html"&gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bu çok detaylı çok güzel bir çalışma konu ile ilgili arşiv yapanlar kaçırmasınlar....Türkiye'de Sabetaycılar ve Museviler isimlerini gayet sistemli olarak toplam sekiz türlü seçmişlerdir: 1- Ibranice ve Türkçe arasindaki ses benzesmeleri vasitasiyla en yakin isim alinarak, 2- Tevratta geçen ismin Arapça ve Türkçe karsiligi olarak,3- Ibranice ve Türkçe ayni sessiz harflerden olusan isimler yakinsatarak (çünkü Ibranice, sadece sessiz harflerle de (yani sesli harfleri temsil eden noktalari koymadan da) yazilabiliyor böylecene sessiz harfler ayni oldugundan okunuslar ayni kabul edilebiliyor) 4- Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek,5- Ladino ve Yiddish dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanilarak,6- Sabetayciligin yayildigi ve yasatildigi (Misir, Cezayir, Sam, Kirim, Izmir, Manisa vb) yerlerin isimleri ve Selanik ve çevre köy ve ilçelerinin (Poroy, Topçular, Kayalar, Kavala, Vidinli) isimlerini tasiyarak.7- Tevrat'ta varolan isimlerin örnegin Abraham (Ibrahim), Jacob (Yakup), Yahya, Ilyas, sonuna -zade, -gil, -han, -kara, -oglu vb. getirerek. Bu Musevilerde de yaygin bir soyisim koyma biçimidir.8- Bircogu anlam bakimindan birbirine baglaniyor; cünkü manaca iyi, güzel, sevimli, güçlü, ulu, yüce, zengin, akilli, ugurlu, soy, aslan, kaplan, tek, işsik, coşskun kelimeleri çevresinde dönmüstür. Özellikle Mogol, Ilhanli ve Avar, Hazar, Nogay, Kazak, Çeçen, Tatar ve Lezgi gibi eski Türk Boylarindan alinan kelime ve isimler göze carpmaktadir. Bu eklerden bircogu Öztürkçe degil de, Mogolca ve diger dillerden alinan ve ayni anlamlar veren eklerdir. Örnegin, Sehir kelimesi yerine kullandigimiz Kent kelimesi gibi. Veya transfer edilen Onur kelimesi gibi. Sabetaycilar, isim ve soyisimlerinin bazilarini ya da bunlari olusturan ekleri Tevrattan alinan isimlerin direk olarak ya da Türkçe manalari olan isimlerden seçmislerdir. Tüm soyisimleri Ibrani harfleriyle yazilabilir olmalidir. Bu isimlerin Ingilizcelestirilmis karsiliklarini A.B.Dde, Yiddish dilindeki karsiliklarini Avrupada örnegin Hollandada, Ibranicelestirilmis karsiliklarini Israilde, Ispanyolca/Ladinolasirilmis karsiliklarini ise Ispanyada ve Latin Amerika ülkelerinde kullaniyorlardir. Kullanilan tüm bu isimlerin birbirine benzer nitelikte ve manada olmasi ortak bir kültürü temsil eder. Bu sebeple SABETAYCILIK, YAHUDI KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇILMEZ BIR PARÇASIDIR. Tevratta geçen ve tüm dünyada kullanilan Yahudi isim ve soyisimleri (ve var ise Türkçeleri, eger yok ise Türkçe anlamlari yanindadir) asagidadir: Selma (Salmia), Semra (Samra), Moshe (Mustafa), Semiha (Semanntha), Serra (Sarah), Seyna (sheina), Sema (Sima), Simla (Simcha), Suzan (Susan,Shoshana), Sumru (Schmuela), Siir (Shir, poem, sir-man), Timur (Tamar, Teymour, Temür), Ilgaz (Ignaz), Kerem (Carmit, Kerem), Karol (Karel, Carol, Egon, Oz, On, Güçlü), Nur (Ner, Or, Barak, Bazak, Isik), Nehir (Nahar, Yuval), Neslihan (Nesichah), Nimet (Nimah, Ninet), Nisa (Nitza), Ofra (Zwi, Ceylan, Geyik), Esra (Ezra, Azra), Kenan (Kenan), Denker (Denker), Gür (Gur, Leon, Aslan, Arslan), Babür (Hint aslani), Asaf (Asaf), Bereket (Zümrüt), Barkan (Diken), El (Tanrinin bir ismi), Atar (Tzeri, Taç), Kohav (Ester, Yildiz), Baris (Shalom, Shlomo, Salomon),Yusuf (Jose, Yosef, Joseph), Nisan (mucize), Çil (Nemesh), Senih (Seneh, Bush), Shalev (Güvenli); And, Ant (Nidre, Yadah, Sheba), Us (Navon), Sarp (yalçin), Murat (Marad), Hamarat (Ha'marad), Ün (Sem), Ünlü (Neda), Reha (Rea, Recha), Kent (Ir), Morten (Tamar, Çam), Çam (Tannenbaum, Oren), Savas (Mark, Mordehay=Mentes), Yön (Nativ), Günes (Samson, Soley), Baris (Shalom, Noah), Meron (Erler), Mim (Mem, -den, -dan), Tidhar (Karaagaç), Tarik (Tarik, Barkay), Rishon (ilk), Echad (Bir, Ehad, Tek, Yek), Kuscu (Erkus, Rashba), Ran (Sarki söylemek), Gomer (Tam), Yildirim (Raam), Tzelil (Ton), Palat (-Kaç-, Polat, Pulat), Palti (Ver), Sopher (Yazar), Tzur (Sela, Kaya), Shaviv (Alev), Tal (Sebnem), Nazli (Noaz), Basar (Netzach), Ot (Tzemach), Peer (Zafer), interior (girgin), Oath (-ant, -and, -söz), Vadim (Bil-mek), Dor (Soy, nesil), Nuri (Esh, Ates, Atesim), Nun (Parla, Yizrach); Oral, Orel (Imre, Söz), Norman (Kuzeyman, Kuzeyli), Sibel (Yafet, Yafit), Joshua (Falk, falcon), Newman (Numan), Ilan (agaç), Yachel (Ümit, Güven), Bilge (Renan, Freud, Simcha, Sasson, Sevinç, Haz), Sheleg (Kar), Asher (Zelig, happy, joyful, mutlu, sen); Yaar (Orman, Wald), Cascon (Tolga), Yafe (Edel, Degerli, Deger, Baha), Dervish (Dervis), Frieda (Feride), Sultan (Sultana), Yomtov (GünIyi), Eser (10,on), Er (Yehudanin oglu), Onan (Yehudanin diger oglu), Kal (ibadethane, sinagog), Ogan (Din adami, haham), Peytan (Din adami), Roseman (Gülman), Barak (Simsek), Cavit (Javid), Yam (Deniz), Nisa (Nisa), Ran (Singer), Ari (Deborah), Yael (Keçi), Demir (Barzel), Serra (tepe), Melamed (Mehmet), Uzan (Güç, Oz), Kerem (vineyard), Beker (Genç deve), Erez (Cederbaum, cedar = sedir), Stahl (Çelik), Ner (Isik), Shachar (Tan, Morgenstern), Fisher (Balikçi), Tov (edgü, bueno, bon, iyi, -gut, -güt, yahsi, Tova, Gitel, Dobra), Civa (Quecksilber, Caspit), Kasap (Shechter, Resnick, Shochat, Katsav), Tas (Stone, even, stein), Dag (Har), Segor (Kapali), Altin (gold, -paz, Zahavi), Shushan (Susen, Süsen, Susan, Süsan, Rosen), Kristal (Gavis), -is (fried-), Tanrikulu (Gottesdiener, Ovadia), Us-lu (bilge, Kluger, Chacham, Navon), Içli (Lapid), Mese (Eich, Eichler, Alon (Har), Segor (Kapali), Altin (gold, -paz, Zahavi), Shushan (Susen, Süsen, Susan, Süsan, Rosen), Kristal (Gavis), -is (fried-), Tanrikulu (Gottesdiener, Ovadia), Us-lu (bilge, Kluger, Chacham, Navon), Içli (Lapid), Mese (Eich, Eichler, Along (Har), Segor (Kapali), Altin (gold, -paz, Zahavi), Shushan (Susen, Süsen, Susan, Süsan, Rosen), Kristal (Gavis), -is (fried-), Tanrikulu (Gottesdiener, Ovadia), Us-lu (bilge, Kluger, Chacham, Navon), Içli (Lapid), Mese (Eich, Eichler, Along (Har), Segor (Kapali), Altin (gold, -paz, Zahavi), Shushan (Susen, Süsen, Susan, Süsan, Rosen), Kristal (Gavis), -is (fried-), Tanrikulu (Gottesdiener, Ovadia), Us-lu (bilge, Kluger, Chacham, Navon), Içli (Lapid), Mese (Eich, Eichler, Alonz, yüce, bayar), tamar (damar), babür (kaplan), kut (iyi, zengin), kutlu (ugurlu), zeren (zeki, akilli, eke, bilgili, uslu), yalkin (ince), yalvaç (Tanri elçisi); tekin (biricik, tek), varol (yasa), kunt (sert), tokay (dolunay), ger- (gök-), gökçe (güzel, sevimli, melih), sevin (cos, gönen, mutlu ol), erk (güçlü), esen (güçlü, saglikli, saglam), ülgen (metin, ulu, yüce), Hard (Hart, güç, zor; kati, sert), Nesrin (Negrin), Moises (Muazzez), Ami (ülkem), par (boga), tsipor (kus), gamal (deve), dag (balik), sus (at), namer (kaplan), zev (kurt), tolat (kurtçuk), ayin (göz), ozen (ear), panim (yüz), rosh (bas), iktisat (kalkala), av (baba), sayar (artist), Ash+er, Bin+ya+min (Yakubun ogullari), get (edin, -al), Pekar (baker), Farbe (renk), Sandler (Schuster, Çizmeci, Postalci), Okin (Kon-mak), Ruby (Roth, Ruben, Kizil veya Yakut), Ish-Shalom (Man of Peace), Kutay (ipek kumas), Chiram (Yüce, ulu), Terzi + Terzioglu (Schneider, Kravitz, Chayat), Ilker (Shneur, Shneior, Bechor), Artzi (kara-, -yurt, Toprak), Bahar (Herbst, Stavi, Güz), Bülbül (Zamir, Nachtigall) , Güneyman (Benyamin), Nadav (Veren), Avunduk (Nahmias), Dogulu (Mizrahi), Timur (demir), Zuker (Seker), Fevzi (Viktor, Zafer), Nejat (Necati, Güvenli), Tarik (yol,is), Lev (Gönül, Kalp, Fuat), Levi (Gönüllü, Gönülden), Kol (Tüm, bütün), Tüfekçiman (Silahtar), Zadok (Adalet), partzufim = faces (yüzler), Sefirot (yay-mak), Keter (taç), Adam kadmon (ilker), Tikkun (onar), Tzimzum (kap-mak), Gar (Mora, ikamet etmek), Dal (fakir), Yasar (Dogru), Mar (aci), Semih-a (kati, sert, yorgan), Kar (soguk), tok (sevea, ladino: arto), Güç (ladino:dura), Bas (Rosh), Dis (Sen), Arya (Leib, lion), Ze'ev (Volf, wolf), Dov (Ber, bear), Devorah (ARI, bee), Tzipporah (Feiga, bird, KUS), Grease (yag), Kesten (Ceviz), ebru (kas), Ender (Elder), Durata (Doreta, Dorothy), Hasan (Hassan), Liba (Sevimli), Gold (altin), Golden (Sari), Breina (brown, KAHVE-RENGI), Charna (black,KARA,SIYAH) Gella (SARI, yellow, blond), Gruna (YESIL, green), Roza (red, KIZIL), Weiss (Beyaz), Gross (büyük-, koca-), Rosen (Gülden), Malka (Belkis, Türkan), Berrin (soylu), Bülent ile Baran'in yüce, ulu ve yüksek anlamlari vardir. Baydar (Zengin), baysal (baris), barlas (savasçi), aker (dürüst), verda (gül), Yissakhar (Kinay, Ber) Benzeşmelere örnekler: Cassab (Kasap), Tchitchek (Çiçek), Ajiman (Aciman), Cattan (Kattan), Bulak (Bulakia), Dumani (Duman), Ciprut (Çiprut), Kan (Ca'an, Cohen, Kohen, Kogan, Kaan, Kagan, Kohn, Kaplan), Veli (Eli, Eliyahu), Eltas (Elstein), Erzan (Ezran), Tabak (Tabbakh, Tabak), Faiman, Feiman (Feyman), Furman (Fhurman), Akerman Akkerman (Ackerman, Ackermann), Shamli (Samli), Mansoor (Mansur, Mansour), Güven (-hoff), Nil (Nir, Nil), Tchelebi (Çelebi), Bakish (Bakis), Alaçam (Aladjem, Alucam), Amir (Emir), Oran (Orhan), Khalifat (Kalafat), Lyla (Leyla, Leila), Salomon (Selim, Ismail), Oz (Öz), Rahsan (Rasel), Ümit (Amit), Polat (Porat), Yasar (Yasha), Uziel (Uzel, Uzyel), Perla (Pearl, Inci), Edi (Edip), Acker (Aker, Eker), Hayim (Ömür, Hayati), Yoel (Yücel), Eda (Ida), Saatçi (Saatchi), Kemal (Kemml, Kemmel, -trak, Tarak), Kemmelman (Tarakçioglu, Tarakcioglu), Kanner (Kaner), Kent (Urban, Medina), Dagli (Berger, Harar), Aci (Bitter), Berkai (Berkay), Ades (Edes), Nuh (Noah), Muchtar (Muhtar), iskandar (iskender), Melih (Meli, Kevin), Oguz (Oz), Korad (Conrad, Konrad), Nedim (arkadas), Tekin (Güvenli, secure, safe) Ibranicede sadece sessiz harflerin sayisal güçleri vardir ve kelimeler sadece sessiz harfle yazilir. Bu bakimdan sessiz harfleri ayni fakat aralarina farkli sesli harfler yerlestirilmis isimler Gemetrialari ayni olacagindan dolayi kullanilabilir. Isimlerin yazilislarinda kullanilan harflere bazi örnekler: Karol = KRL = caf+resh+lamed.Nur, Ner = NR= nun+resh Damar, Demir = DMR = Dalet+mem+reshTamar, Tamur, Tomor, Timur = TMR = tet+mem+reshTarmur, Tarmar = TRMR = tet+resh+mem+reshYosef, Yusuf = YSFBilgin, Bilgen = BLGN Barakat, Bereket = BRKTRifat, Rafet = RFT Kemal, Kamil = KMLGüney, Günöy, Gönöy= GNY Vb...(Gematria ile ilgili olarak: &lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://www.emanuelnyc.org/bulletin/archive/124.html" target="_blank"&gt;http://www.emanuelnyc.org/bulletin/archive/124.html&lt;/a&gt;) Soyisimlerde göze çarpan baska bir hususta, iki sessiz harfin tek hece yaratarak çogunlukla soyisim sonunda tek hece içerisinde arka arkaya gelmesidir, -NT, -ND, -NG, -NÇ, -NK, -RK, -RT, -RD, -TR, -ST, -RÇ, -RG, -RG, -RH, -RP, -YH, -LP (KUNT, KENT, AND, NART, NENG, ENÇ, GENÇ, CONK, YURT, YURD, TRAK, ÜST, BERK, BARK, KORK, BERG, TINÇ, TUNÇ, DINÇ, SARP, ZIRH, SEYH, ALP vb.) Buna benzer sekilde, tek heceli soyisimler de dikkati çekmektedir. Ilginçtir, soyisimler birbirine ve hepsi birden de bir yere baglaniyor olmalidir. Örnegin, tümü bir Sabetayci texte baglaniyor ya da bir kutsal kitaptan (kabbala, Tevrat vb.) alinmis olabilir. Hatta, bu garip bir raslanti da olabilir ama su-bay, tug-gen-er-al, or-gen-er-al, tüm-gen-er-al, yar-bay, bin-basi, kur-may al-bay, yüz-basi, on-basi, üst-teg-men, çav-us, bas-çav-us, ku-man-dan, kar-a, ha-va (gök), den-iz, 'in eklerinden bile geliyor olabilir. Ya da tam tersi, bu kelimeler böylece olusturulmus ve Turkceye girmis olabilirler. Askenaz soyisimlerinde çok yaygin olarak ve al-mak / ol-mak fiilinden (ingilizce: get) türetilerek cümle basi veya cümle sonunda -AL ve -OL eki de yayginlikla kullanilmaktadir. Karakaslarda, dogan ilk erkek cocuguna Osman ismi verilirdi. Sabetaycilarda gunumuzde yaygin olan bir gelenek ise, dogan cocuga annesinin ya da baba-annesinin kizlik soyismini vermektir. Burada onemli olan kokenini ya da soy agicindaki aile icinde kaybolmak uzere olan soyisimleri, yeni dogan cocuga ön isim olarak vererek o soyismini yasatmaktir. Sabetaycilar sadece Selanikli degillerdir. Üsküp, Kavala, Kirim, Sofya ve Varna sehirlerinden de göç edenleri vardir. Halen, Makedonya'da bazi köylerde yasayanlar bulunmaktadir. Amerika Birlesik Devletleri, Israil, Almanya ve Fransa'da, Türkiye'den giden Türk isimli Sabetaycilar bulunmaktadirlar. Turkiyede su anda basta Istanbul olmak üzere, Izmir, Bursa, Edirne, Hatay (Kilis, Iskenderun), Adana, Gaziantep, Ankara, Manisa, Giresun, Balikesir, Canakkale'de yasarlar. Kirklarelinde Karakas Mahallesi ve Ulukonak vardir. Istanbul'da Tesvikiye-Sisli-Nisantasi'nda yasayan cemaatler ile birlikte Moda, Göztepe, Etiler, Maçka ve Bakirköy de yasayan guruplar da mevcuttur. Karakas cemaatinden Aleviligin içine girenler olmustur. Mevlevi cemaatinin çok kilit noktalarinda varliklarini sürdürenlerde vardir. Bu cemaatte, Orta Asya'dan göç etmis kanisi uyandiracak sekilde aldatici bir çekik gözlülüge rastlanir. Benzet/Benzeme prensibi vasitasiyla bazi soyisimlerdeki TÜRK eki TÜR seklini almistir. Fonotik olarak c/ç, t/d, g/g/k, s/z/s, b/v/m vb. gibi sesçe benzesen harflerin birbirlerinin yerine kullanildigi hatta normal türkçe soyisimlerinden harflerin düsürülerek kullanildigi bazi soyisimlerine de raslanmistir. Isimlerdeki 'J' harfi ilginçtir.Sabetayci aileler ve Museviler genelde ayni Türk ilk ismi kullanabilirler. Cunku bu isimlerin Ibranice karsiliklari vardir. Yine de Sabetaycilar isim olarak daha genis bir yelpaze de isim secerler. Ornek olarak: Leyla, Sena, Verda, Beril, Yasemin, Yildiz ve Sibel isimlerini her iki gurupta kullanirken, Bahar, Irem, Feriha, Zuhal, Selin, Nesrin, Nil, Pamir, Suzan, Siret, Nük(h)et, Sevil, Nur, Zerrin, Berrin, Nevin, Esin, Beyza, Güzin, Dilek, Melike, Nazli, Esra, Suna, Rana, Inci, Simin, Jale, Rez(z)(s)an, Deniz, Fulden, Banu, Belkis, Ipek, Zeynep, Halide, Sev-gi, Bedia ve Naile ismini Sabetaycilar kullanir. Erkek isimlerinde de ornegin Sabetayci gurup eski jenerasyonda cogunlukla Niyazi, Nejat, Bülent, Üstün, Haluk, Ender, Mehmet Ali, Ferdi, Feridun, Ilter, Çetin, Fevzi, Coskun, Ilhan, Can, Ömür, Emin, Baha, Fatin, Atalay, Pertev, Sahir, Taha, Tahir, Talat, Nail, Erdal, Faik, Vedia, Süreyya, Veli, Korel, Reha, Ünal, Cihat, Cahit, Hayri, Yahya, Üstün, Haluk, Ender, Sevi-n, Mehmet Ali, Asaf, Serif, Babür, Edhem, Ibrahim Ethem kullanirken, Museviler bu isimleri kullanmazlar. Bu isimlerle birlikte, Sabetaycilar birbirine sesçe oldukça benzeyen Nazim, Cazim, Kazim isimlerini de kullanmislardir. Hasan göbek ismine de sikça raslanir. Simdiki cenerasyonda ise en yaygin olarak Emre, Emir, Kaan, Kerim, Kerem, Berk, Cem, Akin, Eren, Alp, Ömer, Oral, Ender, Tunç, Ugur, Hakan, Haluk, Ata vb isimler kullanilir. Sabetaycilar, yabanci dilden Yahudi soyisimlerini tercüme ederken, Türkçede es anlama gelen ekler ve soyisimler kullanmislar ve böylece soyisimlerinin hepsi manaca ayni yere baglanmistir. Gür (Coskun), Alp (Yigit, güçlü, acar, çevik, erkli, er), Sarp (Yalçin, dik), Dinç (Güçlü, Baran), Talih (sans, kut, ugur, ongun); Ulu (Yüce), Sert (kati), Güç (zor), Ak (Kir), Kara (Koyu), Or (Isik, Nur), Soy (Kök, Dor, Nesil, Nejat), Ata (min, soy, ben (bin), ogul), Altin (Som), Bar (Par, Son, oglu), Berk (Bark, Berg, bek), And (ant, söz), Tay (Ci, Ci, , Er, ans, kut, ugur, ongun); Ulu (Yüce), Sert (kati), Güç (zor), Ak (Kir), Kara (Koyu), Or (Isik, Nur), Soy (Kök, Dor, Nesil, Nejat), Ata (min, soy, ben (bin), ogul), Altin (Som), Bar (Par, Son, oglu), Berk (Bark, Berg, bek), And (ant, söz), Tay (Ci, Ci, , Er, ans, kut, ugur, ongun); Ulu (Yüce), Se(Kamis), Susmus (Söylemez), Güvenli (tekin), ates (kivilcim), çift (ikiz), coskun ak-mak, and iç-mek, vb. Ek bir bilgi olarak = Cok sayida Musevi, soyadi kanunu ciktigi zaman nufus memuruna gidip Kohen, Levi ve Eskenazi gibi Yahudilikte önemli soyisimleri almak istemis, fakat bu talepleri nufus memurlari tarafindan geri cevrilmistir. Bunun yerine MOR- ve TAM- eklerini kullanarak ornegin Mor-levi, Tam-kohen soyismini almislardir. Ayni gelenek Sabetaycilarda da vardir. MOR- ve TAM- ekli Tamtürk, Moran vb. soyisimleri almislardir. Ayrica, Sabetaycilarin Musevilerin kullandigi bazi soyisimlerinin benzerlerini aldigini gördüm: Yohay ve Yokay gibi, Kavi, Kavci, Kavçin, Kavadar, Kavadarli, Kavrem, Kavrak, Kavran, Kavak, Kavuk, Egrikavuk, Kavur, Enkavi ve Ennekavi gibi. AK-, DOR-, ORTA- -DINÇ, DAL-, CAN-, ER-, -YOL ve ÖZ- eki de Levi, Kohen, Eskenazi, Sarfati, Varon gibi soyisimlerin önüne gelmistir. Sabetaycilarin ve Musevilerin kullandiklari bu ortak ekler de ortak kültürün belirlenmesinde önemli bir yer tasir. Soyisimlerin tümü, Ibranice harflerle yazilabilir olmalidir. Yavuz, Cengiz, Atilla, Oguz, Timur, Altemur ismini kullanan birçok Sabetayci vardir. Ergene, Ergeneman, Ergenetürk, Ergenekon, Ergenekan, Ergenemen soyisimli Sabetaycilari da var. Sabetaycilarin iki ismi (göbek isim + orta isim) vardir, bunlardan biri yahudi ismini temsil eder. Mehmet ismi de Islamiyetle beraber bu ismi alan Sabetay Sevi yi simgelemekteydi. Özellikle göbek isim olarak kullanilir. Mehmet Ali, Mehmet Aziz, Mehmet Bülent vb. -EL- eki, Israili simgeliyor. Elbizim soyisminin manasi Israil bizim anlamindadir. Soyisimlerinden, Fis = Finz, Mentes= Mordehay ve Yildiz= Ester oldugu biliniyor. Necip, Edip, Birep, Necip, Irep, Darip, Rodop, Sekip, Cenap, Nasip, Mirap, Irdelp, Celep, Irepoglu gibi -p ile biten isimlere Sabetaycilarda rastlanir. Sabetayci isimleri ve soyadlari Ibranice harf ve ses düzenine uygun olarak seçilir ve konur. Örnek olarak, hem Museviler hem de Sabetaycilar tarafindan sikça kullanilan Sumru ve Semra isimleri verilebilir. Iki isimdeki sessiz harfler aynidir ve iki isimde SMR harfleri içeren Ibranice baska bir isme benzedikleri için kullanilirlar. Ayrica, Ibranice isimler Ari (Ali), Albert (Alper), Leon (Aslan), Aaron (Harun), Izak (Izzet), Murat (Marat), Omer (Ömer), Selim, Rifat, Kemal, Erol, Yusuf, Yakup, Yahya, Nedim, Deha, Metin, Hakan, Cem, Melih, Cüneyt, Hayati, Sami, Sinan, Semih vb. parantez içinde Türkçeleri verilmistir. Sabetayci soyisimlerini olusturan ekler, Sabetayci soyisimlerin büyük bir kisminda görülmektedir. Asagidaki soyisimlere sahip Müslüman kisilerde bulunmaktadir. Onlar bu tespitlerden tenzip tutulmuslardir. Bu çalismada amaçlanan, kisilerin kimligi degil, ortak bir kültürü olan insanlarin soyisimlerinin de ortak köklerden geldigini göstermektir. KOL, DAL (ZWEİG, BRANCH, RAMA):Tandal, Dal, Daldal, Altindal, Esendal, Dalokay, Dalkıran, Dalay, Dalar, Dallı, Erdal, Ardal, Sidal, Südal, Gürdal, Dalman, Dalayman, Dalar, Dalbudak, Dalbaşar, Dalibar, Dalyan, Dalyanoğlu, Dalbudak, Dalkır, Sandal, Sandalcı, Gümüşdal, Badal, Salkim, Zorlukol, Çelikkol, Babakol, Atakol, Pakol, Berkol, Akol, Karakol, Kolday, Bekol, Kolman, Kolcu, Birekol, Erkol, Kolak, Kolverdi, Kolveren, Kolbaşı, Büyükol, Kolip, Kolay, Kolday, Zarakol, Özkol, Kolot, Koloğlu KUNT-, KUT-: Kut, Tankut, Kuter, Kutay, Kutbay, Günkut, Kutman, Soykut, Erkunt, Kunt, Kuntel, Kuntasal, Turkunt, Orkunt, Özkunt, Kuntman, Kunter, Ulukut, Erdikut, Baskut, Beykont, Kutmangil, Kutadgu, Kutadgubilik, Cankut, Taykut, Burkut, Kutsan, Aykut, Arıkut, Özkut, Kutlu, Kutri, Kutlar UĞUR (GOOD-LUCK, FORTUNA): Uğurlu, Uğurel, Uğurluer, Uğural, Özuğurlu, Uğurluol, Uğurdağ, Oğur, Uğur, Uğurul, UğurbilYURT, YURD (ARTZİ, HEİM): Tütenyurd, Yurtsever, Yurtbilen, Yeşilyurt, Yurt, Kocayurt, Safyurtlu, Yurttaş, Yurtman, Yurdabaş, Yurdagül, Yurdakul, Yurdakuler, YurdaünKURT, KURD (WOLF, ZEV, LOBO): Karakurt, Özkurt, Kipkurt, Kurtsan, Taykurt, Kurtcan, Bozkurt, Bozkurtlu, Kurttepeli, Kurtkaya, Bakkurt, Cankurt, Kurdoğlu BAŞ-, BAŞI: (KOPF, HAUPT, HEAD, CABEZA) Başar, Başaran, Özbaşar, Özbaşaran, ilkbaşaran, işbaşaran, Başari, Kırbaş, Kabaş, Baş, Akbaş, Acunbaş, Hürbaş, Başer, Minibaş, Başdaş, Eczacibaşı, Başarel, Baştunç, Başlamışlı, Kabaş, Üçbaşaran, iyibaş, Başkök, Beşkök, Kökbaş, Başgök, Topbaş, Başbay, Kulabaş, Başoğlu, Dinçbaş, Humbaracıbaşı, İlbaş, Başol, Saybaşılı, Çatalbaş, Başidinç, Taşbaş, Başipekçi, Başlamışlı, Başiplikçi, Başik, Kocabaş, Subaşı, Başal, Tarlabaşı, Pınarbaşı, Erginbaş, Başalp, Dökmecibaşı, Kolbaşı, Baştüzel, Kayabaş, Bölükbaşı, Bölükbaşıoğlu, Başat, Usmanbaş, Acarbaş, BaşgülATA, BEN, SOY, KÖK (ZERAT, ROOT, RAİZ):Ata, Atabek, Ataizi, Atakan, Ataol, Atakani, Atatür, Atatüre, Atagök, Atakandan, Atakandır, Atagün, Atagür, Ataben, Atamen, Atam, Atamtürk, Ataz, Atanisay, Atansev, Ataner, Atambay, Atamer, Atanç, Atanel, Ataoğuz, Atameriç, Ataokay, Ataöver, Ataöv, Eratam, Ataman, Atasü, Atagündüz, Atar, Ataay, Atav, Özatav, Altav, Atakli, Atasever, Atanan, Ayata, Atakol, Ataöv, Ataer, Atakaş, Ataergin, Ataç, Ataoğlu, Ataoğuz, Atalar, Atalik, Atansoy, Atagök, Atafırat, Atalay, Atalayman, Özatacan, Gökçeatam, Avciata, Uluatam, Utkuata, Bengi, Benli, Bengü, Bengün, Bengür, Bengil, Benk, Bener, Benata, Bender, Begen, Bensin, Benşin, Benderli, Benian, Benadam, Bengisu, Bensu, Benice, Benson, Bentürk, Benk, Benayar, Benjenk, Bensan, Benne, Benker, Benol, Benler, Bensin, Benokan, Bendes, Ülben, Özben, Seben, Şehbenderler, Bendivar, Köksoy, Kökey, Soysal, Soyalp, Soyaslan, Soysev, Soyak, Soydan, Soydanbay, Soyen, Soyugazi, Canlisoy, Cebesoy, Önsoy, Yazansoy, Sürenkök, Bekata, Atauz, Birkök, Karaben, Bengül, Teksoy, Yükselsoy, Ogansoy, Assoy, Aksoy, Aksoyer, Ünlüsoy, Eremsoy, Erimsoy, Arigsoy, Oguzsoy, Göksoy, Gençsoy, Enginsoy, Polatsoy, Köksal, Köklü, Köksaloğlu, Köktürk, Kökmen, Pinarsoy, Ulusoy, Uzsoy, Erksoy, Egesoy, Şerifsoy, Min, Ermin, Bumin, Bümin, MüminBİN (THOUSAND, GET ON):Binak, Binark, Binay, Binzet, Binat, Binatlı, Erbin, Binışık, Binbay, Binkaya, Binbir, Binbaşgil, Binnet, BinlikTOK (SATIATED, FULL, TAM, BÜTÜN):Tokay, Toker, Tokemir, Tokses, Tokgoz, Tokman, Toksoy, Toksöz, Tokar, Tokalp, Artok, Tokad, Tokmen, Tokus, Erentok, Aytok, Tokyay, Toktay, Toksarı, Aktok, Pektok, Toköz, Baytok, Toksü, Tokatlıoğlu, Tokmakoğlu, Tokaslan, Tokgöz, Tokgözoğlu, Tokgören, Gürtok, Tokuz, Tokuzlu, Tokta, TokuzluSAY-: (GRAFF, ROSEN, ROZEN, COUNT, CONTAR) Say, Gönensay, Saymen, Sayman, Saydan, Sayar, Sayın, Ayınsoy, Sayımer, Sayıner, Saygun, Sayıt, Sayit, Saygan, Saylav, Saylan, Saymen, Türsay, Önsay, Birsay, Saydon, Sayer, Saydar, Saydam, Saylam, Saysel, Kutsay, Saygı, Saygılı, Sayarı, Oransay, Oransayoğlu, Sayü, Orhonsay, Sevsay, Türesay, AltınsayTEZ (PROMPT, QUICK, PRESTO) :Tezel, Öztezel, Tezelli, Tezer, Tezelman, Tezeren, Tezci, Tezsever, Tezman, Tezcan, Tezkan, Teziç, Tezmen, Tezvaran, Tezerdi, Tezcaner, Tezkeser, Tezgör, Tezkeser, Tezol, Tezver, Layıktez, Tezavci, Tezver, Tezören, Tezgören, Tezoran, Cantez, Canıtez, Elitez, Tezgen, Tezuçan, Tezonar, Tezulaş, Tezgider, Tezbaşar KOCA, BÜYÜK, KÜÇÜK, MİNİ, KOCA, UZUN (GROSS, GREAT, LARGE, LITTLE, LONG):Büyük, Büyükol, Büyüközer, Büyüközdemir, Büyükkarabiber, Büyükerk, Büyükaksoy, Büyükerdem, Büyükkayalar, Büyükinal, Eruzun, Uzun, Uzunoğlu, Büyükuzun, Kocaer, Kocadağ, Kocayurt, Kocabora, Kocacıklıoğlu, Kocamaz, Kocaoğlu, Kocatopçu, Kocapınarlı, Küçükaltan, Küçükersoy, Küçük, Küçükoğlu, Küçükçalık, Küçükeren, Küçükekşioğlu, Küçükay, MinicanİNCE (ADEN, THIN, FLACO): İnce, Özince, İncecik, İncemen, İncediken, İnceoğlu, İnceer, İnceman, İncer, İncealemdar, İncealemdaroğluDOĞAN, ŞAHİN, TOĞAN, KARTAL, ATMACA (HAWK, ADLER, EAGLE, FALCON):Doğan, Öndoğan, Başdoğan, Gökdoğan, Akdoğan, Bildoğan, Gökdoğan, Alpdoğan, Mutludoğan, Yenidoğan, Şahinkaya, Şahinbaş, Özşahin, Şahingiray, Kartal, Akkartal, Atmaca TEL (WIRE, STRING), TAL, TİL :Tel, Telyaz, Telimen, Telmen, Telci, Telman, Kortel, Aktel, Artel, Sertel, Büktel, Bartel, Ertel, Kantel, Ortel, Telatar, Telgeren, Telimer, Telyar, Altintel, Kestel, Kestelli, Bakirtel, Antel, Çataloğlu, Çatalgil, Çatalbaş, Talman, Talu, Taluy, Atalay, Talay, Talayman, Talatpaşaoğlu, Til, Betil, Bertil BAY-: (RİCH, REİCH) Bayar, Bayer, Emirbayer, Orbay, Baytin, Akbay, Erbay, Uzbay, Tanbay, Kılıçbay, Baydak, Baybakan, Baykara, Baydar, Baydarli, Özbaydar, Baytok, Baysoy, Baydur, Baysal, Kırbay, Canbay, Özbay, Bayru, Baylan, Baysal, Soydanbay, Bayman, Bayur, Baygın, Baygün, Baykan, Bayarlar, Baykal, Baykalöz, Karabay, İlbay, Acarbay, Bayru, Gökçebay, Baykara, Boranbay, Baydan, Batıbay, Bayduralp, Baygüç, Baykut, Baykutay, Baysu, Baytüzün, Bayri, Bayruk, Baykent, Baybek, Baytaş, Baysungur, Aybar, Baykaner, Akbaygil, Akbayar, Bayrav, Soruşbay, AlbayAK-: (LAVAN, WEİSS) Akbarlas, Akbarut, Akbasan, Akman, Özakman, Aksu, Ak, Atak, Atuk, Akbay, Akgüngör, Akdevelioğlu, Akgün, Akgüner, Akgül, Aktunç, Akar, Aker, Akersoy, Akdamar, Akbal, Akev, Akarca, Aksoy, Akdağ, Akay, Akmansoy, Akdikmen, Akdor, Akhan, Akalan, Akdora, Akdoruk, Akyel, Akmanligil, Akdoğu, Akbaş, Akkaş, Akkan, Akkerman, Akerman, Akin, Aktay, Akbil, Aksen, Akbayar, Akgerman, Akata, Akderi, Akkuzu, Akbaşak, Akarun, Aköz, Akseli, Akpek, Aktün, Akgür, Aktin, Akyüz, Aktel, Aksal, Akçan, Akçor, Akbel, Aksoley, Akyalçin, Akiş, Aktulga, Aktaş, Aktaşlı, Özaktaş, Akyiğit, Akosman, Aknar, Aktari, Aktav, Akpay, Akçer, Akbaşoğlu, Akküçük, Yüzak, Aközer, Akiç, Aksongar, Akışın, Aksekili, Akyollu, Akol, Akbeğ, Akül, Akris, Aktolga, Akkanat, Akarı, Akkoçoğlu, Akkoyun, Akkoyunlu, Yüzak, Akbenlioğlu, Aksüs, Akoğlu, Akincier, Akbagci, Akil, Akin, Aki, Duysak, İrmak, Akiz, Akkaynak, Akadan, Akyildiz, Aktansel, Akser, Aksungar, Akbayrak, Akkuş, Akbiyik, Akbıyıkoğlu, Akriş, Akkirpik, Akmehmet, Akfırat, Akdere, Akzambak, Akgüç, Akçali, Akil, Sazak, Yasak, Büyükakarsu, Azak KARA: (ARTZİ, SOIL, KARA-KASH, BLACK, DARK, NEGRO) Karakaş, Karakaşlar, Karahan, Karataşlı, Özkarakaş, Karakaşoğlu, Erkarakaş, Karakaşli, Karanis, Karaosmanoğlu, Karaibrahimoğlu, Karaali, Karaata, Karasu, Karabenli, Karaağaç, Karaağaçlı, Karabuda, Karabatı, Çaykara, Karabıyık, Acikaraoğlu, Karakurt, Karatepe KIR- : (FİELD, FELD, SADEH) Kır, Kırcı, Kırman, Kıray, Kırca, Kıroğlu, Kırtay, Kıraç, Kırol, Kırgız, Kırımlı, Özkırımlı, Kırım, Kırbaş, Balkır, Bozkır, Bakır, Kırdar, Kırsan, Zincirkıran, Taşkıran, Taşkıranel, Kırtıl, Kırmanoğlu, Kıribrahim, Kırtunç, Kırhan, Kıroğulları, Sade AĞA, BABA, DEDE (OSMAN): Azizağaoğlu, Osmanağaoğlu, Agah, Ağabay, Ağaman, Ağasoy, Ağasan, Ağatan, Ağazat, Ağan, Ağalar, Ağaoğlu, Baba, Babaç, Baban, Babat, Babakol, Babahan, Babacan, Özbabacan, Dedemen, Dedeman, DedeoğluAR, ARI (BEE, ABEJA): Arman, Arbek, Aroğuz, Arbay, Arcıman, Arbatlı, Araz, Arakon, Arun, Akarun, Arpaç, Argaç, Arkaç, Arsel, Arik, Arıklı, Arda, Arsoy, Ardiç, Arbel, Arsey, Arda, Arseven, Arığ, Arsever, Arcan, Arığtekin, Arpad, Arpat, Arpad, Arka, Arkök, Aral, Argon, Artun, Arar, Arol, Arısel, Arıyak, Arısal, Arat, Arpacı, Arpacıoğlu, Artel, Aran, Aratan, Ardan, Arbak, Arcak, Armagan, Artüz, Arisan, Arin, Arel, Artok, Arson, Arsava, Aren, Arslan, Arf, Arkon, Arkun, Arlihan, Arkan, Aşkar, Afşar, Oktar, Aktar, Candar, Özar, Yarar, Arar, Ararad, Azar, Sayar, Hakarar, Açar, Kibar, İbar, İblar, İpar, Darmar, Yakar, Armay, Sakmar, Bayraktar, Kaynar, Kafadar, Sarar, Senvar, Senver, Bayraktar, Cezzar, Zorlular, Tamar, Seffar, Dalar, Arkun, Tokar, Çinar, Basar, Özbasar, Dindar, Akdindar, Arolat, Koçsar, Erbayar, Argüden, Dizdar, Arhon, Arbag, Adivar, Adinvar, Artemir, Artam, Ariyel, Çakar, Umar, Tacar, Acar, Acarsoy, Eracar, Özacar, Acarla, Acarçiçek, Acaröz, Acargün, Arısal, Arıdağ, Arıksoy, Aripek, Çağlar, Kosar, Özargun, Arıkoğlu, Ardaç, Arsin, Otar, Ozar, Sorar-TAR, -DAR: Tarı, Tarım, Tarıman, Tarıoğlu, Tarınç, Tarımcioğlu, Aktarı, Tardu, Tarmur, Tara, Oktar, Aktar, Artar, Canatar, Tarmar, Çavdar, Alantar, Altar, Antar, İltar, Tarcan, Bayraktar, Bayraktaroğlu, Lostar, Targan, Çuhadar, Tarzi, Alemdar, Alemdaroğlu, Targit, Çandarlı, Haydar, Haydaroğlu KAR: Karman, Kartopu, Karanfil, Kardelen, Özkar, Kargün, Kardağlı, Karpat, Karsan, Karsanbaş, Karul, Karlıbel, ÖztarkarDAMAR: (DMR, VEIN, VESSEL, VENA) Damar, Özdamar, Erdamar, Akdamar, Çetindamar, Darmar, Draman, Darman, Uludamar, Gürdamar, ArdamarON (ESER, ON-YOL-LU-LAR, SEFİROT ): Onat, Eronat, Demironat, Onbaşı, Onbaşıoğlu, Eser, Onan, Onar, Onarcan, Ongan, Onsun, Onsan, Onay, Berkon, Onuk, Ona, Danon, Onarli, Onaner, Onanç, Onguner, Ongun, Ongunsu, Onart, Onger, Onur, Onartaç, Onor, Oner, Özonat, Önüralp, Önür, Onur, Onurlu, Onurer, Onursal, Onurad, Onurkan, Onural, Onurgil, Onurman, OnuralpOR: Or, Orbay, Orkunt, Orman, Orçun, Orkerman, Orcan, Ortaç, Ortaçgil, Ortaçdağ, Orel, Ortaçlıgil, Oray, Orbey, Orak, Beşorak, Oral, Oralalp, Orhon, Orbaşlı, Orgül, İçor, Orol, Oraltay, Ortan, Orsoy, Ordemir, Oralı, Ordan, Ortekin, Oransayoğlu, Üçoral IŞIK (LIGHT, LUZ): Işık, Alışık, Akışık, Selışık, Işıkalan, Saygınışık, Özışık, Işıklarlı, Işıkman, Işıksal, Danışık, Binışık, İkiışık, Işıklar, Işıklıoğlu-Gİ, -Gi, GA, GE:Tangi, Mengi, Bengi, Yengi, Kaygi, Lezgi, Tangı, Vargı, Yargı, Kargı, Cingi, Birgi, Kaplangı, Yurga, Orga, Örge GEN, GAN, KEN, GON, KON: İlgen, Berilgen, Bayülgen, Ülgen, Gen, Özgen, Güngen, Güngenli, Aygen, Erözgen, Özgener, Mzgenalp, Özgentürk, Öngen, Örge, Örgen, Ergen, Ötügen, Osken, Bayülken, Ülken, Üstügen, Evirgen, Gençler, Elgen, Mergen, Bitgen, Algan, Atıgan, Atılgan, Ogan, Ugan, Alpogan, Özogan, Ogansoy, Togan, Oğan, Oğhan, Özergon, Argon, ErgenekonGENÇ (NA'AREH): Genç, Gence, Gencel, Gençer, Gençoğlu, GençsüGUN, GÜN: (YOM, DAY) Aygun, Orgun, Ergun, Erguner, Argun, Özargun, Argün, Aygün, Ergün, Elgün, Bengün, Yenigün, İyigün, Mutlugün, Saygun, Saygün, Güney, Güneyman, Günç, Günsel, Atagün, Gün, İlgün, Günsav, Görgün, Avciergun, Günyüz, Gündüz, Özgündüz, Evgün, Günsoy, Günaydin, Günal, Günaltay, Atasagun, Günbay, Yeygün, Güner, Günermengi, Günsunan, Güneri, Güneray, Atagün, Urgunlu, Günergin, Günol, Günenç, Okaygün, İrengün, Günsar, Süngün, Günöy, Künutku, Tongün, Ertegün, Günver, Günür, Türgün, Sabah, Günaçar, Dai, Day, HoyiKAN, CAN (CA'AN, KOHEN): Kan, Kanbay, Tezkan, Kaner, Akkan, Pekkan, Canözkan, Erkan, Pekerkan, Ökkan, Berkan, Turkan, Özkan, Atakan, Gürkan, Dikkan, Alkan, Aykan, Gözkan, Özmenlikan, Atikkan, Abkan, Kant, Kantar, Timurkant, Etikan, Kanpulat, Süelkan, Acarkan, Ödekan, Kanca, Balkan, Ulukan, Polatkan, Kankat, Kanpulat, Okandan, Parkan, Arkan, Demirkan, Kanoğlu, Oralkan, Kanoğlu, İlkan, Hoşkan, Kanipak, Dikkanoğlu, Kanadoğlu, Kanat, Baskan, Avarkan, Hakan, Kandak, Soykan, Sukan, Sükan, Kandel, Güçkan, Onurkan, Savaşkan, İlkan, Özbekkan, Utkan, Kutkan, Celkan, Polatkan, Can, Canlı, Canlısoy, Canbula, Arcan, Akcan, Gürcan, Gürcaner, Gökcan, Gülcan, Sakarcan, Cankat, Canatay, Soycan, Gençcan, Alcan, Ercan, Cansev, Cankur, Canbek, Yilmazcan, Caner, Severcan, CanbayCİN, ÇİN: Cin, Cinman, Ciner, Cinel, Cinal, Cingi, Cıngıllıoğlu, Cinisli, Cindemir, Cinoğlu, Cıngı, Çintav, Çintaş, Cintan, CinpolatKİN, KIN, GİN: Kin, Akın, Akin, Ekin, Ekinoğlu, Okin, Alkin, Kınay, Kınlı, Erkınay, Kınaytürk, Kınayyiğit, Akınay, Özkınay, Uzkınay, Alkın, İlkin, Keskin, Erkeskin, Eskin, Seçkin, Yetkin, Aşkın, Erkin, Avkıran, Taşkın, Yarkın, Yakın, Sepkin, Septekin, Birgin, Sezgin, Sezgintaş, Sezginman, Şensezgin, Girgin, Girginer, Girginkaya, Tigin, Kırkın, Kınk, İskir, İşkin, İskin, İçkin, Yalkın, Bergin, Yeğin, Yeğinsü, Yeğinobali, Özyeğin, Taçkın, Taçkin, Özgin, Yalgın, Ağın, Atkin, Öztekin, Kapkın, Tomakin, Aykın, Akkın, Engin, Argın, Kın, Kindap, Özerengin, Ankın, Tökin, Şavkın, Pişkin, Pekin, ErpekinBİR: (EHAD, EİN, HAYYİM):Birsel, Birkan, Birden, Birder, Birmen, Birman, Birkel, Birand, Birced, Birol, Birgör, Birgi, Birgili, Birder, Birkent, Birbil, Birdel, Birgin, Birben, Biriz, Birkök, Bircan, Birsan, Birer, Biret, Birgen, Biricik, Birsay, Birekol, Birgören, Birkandan, Birgit, Birban, Ehad, Ehat, Biran, Birtaç, Biriken, Biraniş, Birten, Birtek, Birsoy, Birkök, Birkırgız, Birsin, Birim, Birgün, Birgül, Birce, Birbil, Birhekimoğlu, Hepbir, Birtürk, OnbirBAR (PAR): Barlas, Aybarlas, Baran, Baraner, Baranta, Baransel, Barda, Baray, Barut, Özbarut, Özbarutçu, Barutcuoğlu, Barutçugil, Barutbaş, Akbarut, Barutçugil, Akbarut, Bars, Barshan, Barutçu, Barha, Barka, Bar, Barlass, Barlok, Özpar, Tlabar, Parman, Barkan, Barkana, İbar, İpar, Özbarlas, İlbars, Barin, Barlin, Barlo, Bar, Parscan, Barim, Barakat, Barlan, Bartu, Barak, Baras, Pars, Barslan, Paralı, Parla, Parar, Parlar, Parim, Parlaöz, Parmaksızoğlu, Bara, Dalibar, Çağpar, Barmanbek, Barkay, Keribar, Tulpar, Ribar, Alpar, Barakazi, Bardak, Barca, Barça, Barkoçi, Barkut, Barman, Baraz, Barsbay, Bartan, Baru, Baruer, Baruter, Bariman, Baradan, Barbut, Barista, Barışak, Bargu, Bargut, Gülbaran, Parlak, Barlı, Parlatan, Toparlak, Barin, Baruk, Barlin, Barun, Bardakçı, BardakçıoğluBEK- PEK- BERK- BARK-, PAK-, PERK-, ERK, ARK, PAR-, -BER-: Atabek, Ataberk, Atapek, Berk, Berkman, Berkmen, Berkkaş, Barmanbek, Berkarda, Pekcan, Pekman, Peker, Pekkan, Pekerkan, Özbek, Özberk, Paker, Paksoy, Pakhuylu, Pekpak, Paki, Pakiş, Pekkip, Pekelman, Özpaker, Pekelmen, Pakman, Pakol, Pakalin, Pak, Pakar, Beker, Berkten, Berkin, Beken, Özbeken, Bekata, Bekdik, Bekensir, Berkol, Berksoy, Berksan, Berkiten, Berkok, Canberk, Arberk, Berkün, Berkalp, Berktin, Berksun, Berki, Pekak, Dibek, Suberk, Pakay, Akpek, Berkson, Berkaltay, Tanberk, Suberk, Berkkan, Berak, Banberk, Erenberk, Pakdil, Olpak, Orbek, Barkan, Berksu, Berkand, Berkalp, Berktav, Berkal, Berkel, Berkiz, Bergin, Parkan, Pakkan, Pekedis, Pekdik, Perk, Perkin, Pekdeğer, Ülgenerk, Usberk, Kurtbek, Beken, Akbek, Perkün, Barkın, Pakın, Bekol, Gökberk, Pekerten, Pertan, Pektas, Özpek, Esberk, Eserpek, Perksoy, Berkis, Bereket, Barker, Berkes, Berent, Berkon, Berköz, Berktaş, Berand, Berant, Berkez, Berket, Berkiler, Berduk, Berkyer, Berktas, Berkmener, Bernay, Tasbek, Tunçberk, Erk, Erkoğlu, Erksan, Büyükerk, Gürerk, Perkcan, Berkok, Soyberk, Gözberk, Güdeberk, Nigizberk, Bekter, Orberk, Özberker, Berkyer, Berkok, Pakakar, Karpak, Pakyürek, Perez, Bavbek, Büyükberker, Albek, Erkel, Beral, Aybek, Bekyel, İzberk, Kutberk, Barsbek, Pekand, Pakter, Bekçe, Bekmezi, Bekmezci, Peremeci, Par, Kenber, Perin, Özarpak, Canberk, KalpakçıoğluBİL (SABER, VADİM):Bilgili, Bilgin, Bilginer, Bilmen, Bilmener, Bilman, Bilgisoy, Bilginsoy, Bilgisu, Bilgüvar, Bilge, Bilbay, Bilgincan, Erbil, Erdebil, Erdenbil, Ulubil, Ulubilgen, Bilgen, Özbilgen, Bilget, Bilbasar, Kodatgobilik, Özbilen, Bilen, Bilensoy, Bilengil, Yurtbilen, Erbilgin, Bilsel, Bilal, Bilaller, Akbil, Bilger, Bilsay, Bilan, Bilgi, Bilgil, Bilbay, Bildi, Bildir, Bilecik, Biler, Bil, Bilbasar, Bilgici, Elbir, Billi, Billikaya, Bildoğan, Billisoy, Tunçbil, Arbil, Biltekin, Bilgör, Orhunbilge, Özbil, Bilyay, Embil, Bilimer, Bileydi, Bilton, Bilsev, Bilgincan, Bilginoğulları, Özbilgin, Özbilgi, Bilhan, Bilego, Özbiltekin, Özbilge, Bildaci, Bilgebay, Bilen, BilkurSEN (SAN, ŞAN) : İlsen, Göksen, Aksen, Cansen, Gürsan, Gürsen, Ansen, Tonsan, Somersan, Berksan, Beksan, Erksan, Aksan, Önsan, Orsan, San, Örsan, Köksan, Kutsan, Atsan, Yücesan, Ersanli, Alsan, Sander, Sanbay, Sanduraç, Türsen, Ulusan, Baysan, Özsan, Aysan, Ösen, Arsan, Göksan, Ersan, Tursen, Gürsan, Türksan, Ansen, Evsen, Sengel, Baysan, Dersan, Ersan, Günsan, Sandal, Sandalcı, Özsandıkcı, Sandıkçıoğlu, Sanberk, Şanlıman, Santur, Evsen, Göksan, Sengel, Sanberg, Bergsan, Sanerk, Bergson, Boysan, Besen, Karsan, Karsanbas, Korulsan, Sanön, Sürelsan, Ekesan, Sanlı, Şanlı, Şanlık, Şankaya, Sanburkan, Kurtsan, Eresan, Bellisan, Güvensan, Ünlüsan, Fersan, Persan, Adisanoğlu, SangarTAN-: (SHACHAR, ALBA, DAWN) Tan, Tankut, Tanman, Tanatar, Tantug, Tanverdi, Taner, Taneri, Tanerk, Tanındı, Ortan, Tangüç, Tansan, Tanar, Tansal, Tansu, Tanju, Tanık, Tanyolaç, Tangi, Tansi, Tanor, Tanör, Tanla, Tanbay, Tanju, Tanburaci, Tanberk, Tunçtan, Tanir, Tanıl, Alatan, Bertan, Utkutan, Tanaltay, Tangün, Tansever, Tanrisever, Tanzer, Tangör, Tanyol, Tansel, Sultan, Dotan, Katan, Tansen, Örstan, Tanel, Tansev, Yonatan, Tansel, Tantekin, Arıtan, Tanç, Tanör, Tangil, Tanca, Tangöze, Gürtan, Kostan, Tanci, Tanan, Tanlak, Tanyalçin, Tansuğ, Güntan, Partan, Tangüner, Kayatan, Başartan, Tanergeç, Tanyel, Türktan, Öntanir, Özkutan, Hektan, Tanşu, Tanli, Tandal, Tangül, Tanak, Tanes, Akaltan, ÖztangutTİN, DİN, SİN, TEN, DEN, DAN, DUN, TON, TUN, TÜN, SUN, SON (FROM, de, VON, STONE, PİEDRA):Okandan, Birkandan, Atakandan, Ertin, Mardin, Bursin, Özden, İçten, Erden, Arden, Carden, Atadan, Avdan, Abadan, Erten, Erden, Koten, Kotan, Erdun, Soydan, Gençten, Kanten, Üreten, Alatan, Erdenler, Henden, Camadan, Çamuroğlu, Çamurdan, Çamurdanoğlu, Akten, Sinenden, Sonüstün, Emden, Candan, Erktin, Ulutin, Bütün, Özbütün, Kürtün, Tiniç, Kökten, Berdan, Ayden, Taştan, Etan, Erenten, Tinel, Voltan, Tonguç, Cansen, Tongal, Neptün, Kaston, ilden, Gönensin, Yazdan, Arson, Erson, Ekesan, Ceydan, Koştan, Demirden, Furtun, Furtunzade, Seltün, Oytun, Öndün, Arson, Bastan, Tekson, Yücelsin, Güçlüten, Pilten, Tinin, Aytun, Denel, Flordun, Florentin, Feridunoğlu, Arsan, Örsan, Badan, Sander, Göydün, Fidan, Herdan, Epirden, Platin, Belton, Toner, Tonsan, Ton, Alaton, Siton, Tonbul, Biton, Alton, Tonla, Sonder, Kalden, Ketenoğlu, Özketen, Tonak, Yelten, Teksin, Klanten, Seden, Aydın, Ayaydın, Günaydın, Sinkil, Yeldan, Aydıncıoğlu, Özaydın, Özalpaydın, Aydinalp, Aydınlandı, Çetin, Tingir, Tönel, Tengir, Karadan, Süden, Özerden, Sinem, Sinemoğlu, Ersin, Betin, Bahadan, Dinler, Beningtan, Aratan, Uydan, Kutun, Sanlav, Ayerden, Madanoğlu, Tekson, İyison, Sonman, SonerTRAK: Trak, Öztrak, Ertrak, GürsoytrakMEN:Atamen, Küçümen, Telimen, Tüzemen, Ökmen, Öğmen, Dermen, Bermen, Öymen, Könümen, Göymen, Övütmen, Bilgimen, Herkmen, Üzmen, Tülümen, Pekelmen, Yelmen, Yermen, Erkmen, Berkmen, Bekmen, Cermen, İnelmen, Tükmen, İymen, Nermen, Sungumen, Örsmen, Delemen, Türemen, Degirmen, Ögütmen, Övetmen, Ekemen, Sirmen, Evcimen, Ülkümen, Tezmen, Bilmen, Bikmen, Süzmen, Sezmen, Tümen, Türkmen, İsikmen, Kermen, Köymen, Dikmen, Dedemen, Göymen, Özidimen, Pekmen, Sözmen, Ekmen, Görkmen, Germen, Denizmen, Hergülmen, Ökmen, Elemen, Erenmen, Birismen, Gökmen, Ergökmen, Gökmener, Ecemen, Epikmen, Gökçimen, Gürmen, Bermen, Gülmen, İyimen, Sümen, Ölçmen, Bikmen, Eymen, Dinçmen, Gökçümen, Gümen, Yesilmen, Ketizmen, Herkmen, İncimen, Yelmen, Aymen, Akdikmen, Uygurmen, İzmen, Çekmen, Vidinlimen, Dizmen, Çöremen, Demirmen, Esmen, Epikmen, Bikmen, Örmen, Çirmen, Tüzmen, Girmen, Girismen, Göçmen, Hakmen, Hasmen, Hemen, Uzmen, Herkmen, Hökömen, Hükümen, Hükümenoğlu, Uzmen, Çermen, Dermen, Uzmen, Eramen, Sermen, Dökmen, Saymen, Serpemen, Üzmen, Sehmen, Örmen, Ergemen, Emen, Yegmen, Mengü, Esemen, Salmen, Antmen, Dilgimen, Keymen, Berirmen, Armen, Ekermen, Sürmen, Yitmen, Tecimen, Tülmen, Mennan, Erikmen, Gümen, Öziçmen, İzmen, Çimen, Gökmen, Sütmen, BarkmenÜL: Ülben, Ülsever, Ülman, Ülgen, Erülgen, Ülger, Ülgez, Ültan, Ülevman, Ülgener, Ülgenalp, Ülgezen, Ültay, Ülgür, Ülken, Ülke ULU-, YÜCE-, ÜST-, ÜSTÜN: (ADAR) Ulusoy, Ulusan, Uluöz, Uluand, Uluant, Uluman, Ulucan, Ulutin, Ulukut, Ulubilgin, Uludan, Ulugür, Ulubil, Ulukaya, Ulualp, Ulubay, Uluçevik, Ulu, Uludağ, Çokuludağ, Ulukan, Uluçay, Uluata, Uluçelebi, Ulagay, Uluergüven, Ulubelen, Uludamar, Ulugtekin, Ulusel, Ulusu, Ulutan, Ulusarslan, Uluyazman, Uluyilmaz, Ulutaş, Uluer, Uluengin, Uluöz, Uluisik, Ulutay, Yücesoy, Yücesan, Yücemen, Yüceöz, Yücelman, Yücekan, Yücekök, Yüceyar, Yücaoğlu, Yücetin, Ülgüray, Üst, Üstün, Üster, Üstel, Enüstün, Üstünel, Üstünelli, Üstünol, Üstüner, Üstünkaya, Üstünbaş, Üstünipek, Üstünes, Peküstün, ÜstündağCİ, Çİ (SHOWS PROFESSION, MAKER):Arpaci, Abaci, Kirci, Mesci, Mescioğlu, Tarakçi, Yalmancı, Kuzucu, Koyuncu, Deveci, Balikçi, Denizci, Sepici, Kuyumcu, Kuyumculu, Kuyumcuoğlu, Çerçi, Kalyoncu, Yelkenci, Zabci, Bayçu, Avci, Avcioğlu, Atici, Aticioğlu, Geveci, Basmaci, Savci, Firinci, Firincioğlu, Uncu, Pabuçcu, Pabuçcuoğlu, Papuçcuoğlu, Papuçcu, Çizmeci, Çizmecioğlu, Çizmecioğullari, Postalci, Postalcioğlu, Merzeci, Çorbaci, Kalleci, Bürümcekçi, Değirmenci, Değirmencioğlu, Masaraci, Kimyaci, Kitapçi, Kitapci, Terci, Hamamci, Mengenecioğlu, Elçioğlu, Kaşikçi, Çubukçu, Çubukçuoğlu, Peynircioğlu, Saatçi, Saatçioğlu, Tülbentçi, Kaymakçı, Meseretçi, Dondurmaci, Camcıgil, Camcıoğlu, Çakmakçı, Boyacıgil, Leblebici, LeblebicioğluCİV, CEV- (JEW) : Cev, Ciliv, Civici, Civan, Civaoğlu, Civelek, Civelekoğlu, Civre, Cevahir, CevahiroğluVAR (SEIN): Var, Varoğlu, Varlier, Envarli, Varuy, Varal, Varol, Avar, Avaroğlu, Avarkan, AlvarALAN: Alan, Hızalan, Ünalan, Alanocak, Akalan, Öçalan, KöksalanVEREN (NADAV), VER; SEVER, SEV (SEVİ) Tansever, Tanrisever, Ülsever, Tezsever, Cansever, Cansevergil, Göksever, Alver, Alever, Verdi, Verdigil, Verdioğlu, Kolverdi, Ayverdi, Erverdi, Hakverdi, Hakverdioğlu, Konuksever, Ünsalver, Vatansever, Versan, Sanver, Senver, Verter, Tanriöver, Sever, Sevil, İssever, Ünver, Tever, Yasasever, Tansever, Tanriseven, Arsever, İşseven, Erseven, Ataseven, Barişsever, Türksever, Suveren, Severcan, Yurtsever, Özveren, Sevand, Özveren, Akseven, Seval, CoşkunsevenEREN, REN, RAN, GEYİK, CEYLAN (ZWİ=TSEVİ=SEVİ=TSEBİ) (HİRSCH, CLERVO, VENADO): Eren, Erenler, Erener, Özeren, Erentok, Zeren, Zerenman, Erzeren, Geren, Erenman, Erenberk, Erensoy, Güneren, Erenten, Erenyol, Erenel, Erendor, Erendağ, Öneren, Zerenler, Ereniş, Erengüç, Eneren, Gönüleren, Alperen, Atukeren, Ulueren, Ekren, Ereren, Erem, Erengül, Erengil, Ereney, Erenli, Erenyol, Küçükeren, Tözeren, Erenoğlu, Beceren, Ren, Ran, Egeran, Özran, Özren, Geyik, Geyikdağı, Geyikçi, İren, İrengün, Müren, Biren, Türen, Sevindiren, Şeren, Evren, Evrenos, Özerengin, Ören, Düzgören, Rendeci, Gören, Diren, Rengiz, SindirenAND, ANT (SHEVA, OATH, JURAMENTO): And, Ant, Berkand, Barkand, Berand, Birand, Türkand, Yüceland, Uluand, Orkand, Brant, Erand, Birant, Birlant, Sant, Berkant, Tekant, Andsoy, Aland, Güzelant, Okant, Sevand, Kant, Kantoğlu İÇ (INNER, INSIDE, INTERIOR): İçli, İçil, İçelli, İçöz, İçözü, İçinsel, İçor, İçbilen, İçoğlu ÇİL (PİKAS, FRINKLE, NEMESH): Çil, Çilli, Erçil, Çiller, Çiloğlu, Çilan, İçil, ÇiloğullarıSÖZ (WORD, PROMISE, SAY, İMRE): Sözer, Sözeri, Sözen, Sözat, Sözmen, Sözerman, Sözüer, Demirsöz, Sözbir, Toksöz, Doğrusöz, İmren, İmre, İmregünKAP-, KEP-, KİP- (KAP-ANCİ, KAP-ANDJİ): Kapani, Kapancı, Kapanlı, Kapancıoğlu, Kapanman, Kapel, Kapeluto, Kapelman, Kapan, Kapanalan, Kaplan, Kapot, Kaptaç, Kaptan, Kaptana, Kaputanoğlu, Hatapkapulu, Kaplangı, Kaptaner, Kapralı, Kapçak, Kapuya, Kapman, Kaptanoğlu, Kaplancalı, Kapdan, Kapkın, Kapıcıoğlu, Kaplama, Alacakaptan, Özkap, Kip, Kepkep, Özkepçe, Kafkep, Erkip, Kipman, Kipmen, Özkiper, Kiper, Kiperman, Kipkurt, Dorkip, Ekip, KarnapKASAP (BUTCHER, SHECHTER, RESNİCK, SHOCHAT, KATSAV, CASSAB): Erkasap, Kasaboğlu, Kasapoğlu, Özkasap, Kasaplıgil, ÇetinkasapDOR (ibranice erkek ismi): Dorman, Dormen, Doralp, Doral, Dorkan, Dorken, Dorsan, Dorkip, Dorsoy, Dortunç, Dora, Akdora, Ardor, Arindor, Dorer, Doran, Akmandor, Erendor, Koçdor, Vuraldor, Tunador, Avigdor, Dördüncü, Tekindor, Armador, Özdor, Kayador, DorkanTÜR: Tür, Türen, Türsen, Türe, Büyüktür, Töredi, Türüdü, Türedi, Türeyen, Türesel, Türgün, Türüng, TüralpÇİÇEK (BLUM, FLOWER, BLOSSOM, FLOR):Çiçek, Çiçekoğlu, Akçiçek, Özçiçek, Çiçekdal ÇAM (TANNENBAUM, OREN, TAMAR, MORTEN, PINE, PİNO) : Çamkerten, Çam, Alaçam, Akçam, Karaçam, ÇamlıÇINAR (PLANE-TREE, PLATANO): Çınar, Akçınar, Çınaroğlu, Dağçınar, ÇınaralKAMIŞ, ÇUBUK, KÜTÜK (REED, CANE, ROD, LOG): Kamış, Altinkamış, Çubukçu, Çubukçuoğlu, Kütük, Özkütük, KütükçüoğluCOŞ-, COŞKUN (ENTHUSIASTIC): Coşkun, Coşkuner, Özcoşkun, Ercoşkun, Coşar, Coşkan, Coşkundeniz, AkcoşkunGÜR (ibranicesi: GUR, ABUNDANT), GÖR (Ladino: AVAR): Gür, Gürsoy, Gürman, Gürkan, Gürüz, Gürmen, Gürak, Gürakar, Güraçar, Güray, Günay, Gürsu, Gürsay, Gürsel, Gürdogan, Güraltay, Güreli, Güran, Gürani, Gürbüz, Gürata, Gürzumar, Büyükgürel, Gürelman, Gürel, Gürelsel, Gürsey, Gürcan, Gürler, Gürlen, Gürsen, Gürelli, Güredin, Gürül, Gürsal, Gürdil, Güroğlu, Gürbüzsel, Gürsan, Gürtay, Gürvit, Güral, Gürdoğan, İrmegür, Gürpinar, Gürdal, Gürlesel, Gürkan, Gürtük, Gürkaynak, Tunagür, Gürtunca, Gürtav, Engür, Gürtan, Gürden, Gürzap, Gürsan, Güres, Güremen, Gürgey, Gürarda, Gürgen, Gürgöze, Gürtin, Gürtürk, Gör, Güngör, Sezgör, Sezdegör, Görcelioğlu, Görey, Görüney, Gördebil, Göreç, Öngör, Öngören, Özgörener, Deringör, Gördürür, Avar, Avarkan, Sezavar, Koncavar, Gürkök, Gürengir, Gürocak, Gürs, Gürsey, Ergür, Erzin, Unugür, Ünügür, Özgür, Yünten, YöntenATEŞ (FIRE, FUEGO): Ateş, Ateşoğlu, Ateşim, Ateşmen, Ateştürk, AteşdağlıSU, SÜ (WATER, WASSER, AGUA): Çoskunsu, Karasu, Aksu, Göksu, Gürsu, Cansu, Nirsu, Kansu, Arsu, Vardarsu, Arsu, Subarlas, Ilıcasu, Suberk, Suda, Sualp, Zapsu, Susam, Ongunsu, Yeginsü, AksüDENİZ (SEA, MAR): Denizel, Erdeniz, Denizer, Denizman, Denizhan, Denizli, Denizmen, İldenizGÜNEŞ (SUN, SOLEY, SOL): Güneş, Güneşli, Özgüneş, Sol, Solakoğlu, Solhan, Solman, Solmaz, SoliçikoğluDAĞ (BERG, HAR, MOUNTAIN, MONTANA): Dağlı, Ateşdağlı, Uludağ, Uludağlı, Dağ, Kardağlı, Üstündağ, Dağlar, Bingöldağ, Şardağ, Arıdağ, Demirdağ, Dağada, Dağıstanlı, Dağdelen, Göldağ, Uğurdağ, Kocadağ, Dağçınar, Akdağ, Ortaçdağ, Erendağ, Dağsöz, Tümdağ, Yamandağ, Çetindağ, Yalçındağ, Dağyaran, Dağaltı, KocadağGÖK (SKY, HİMMEL, CİELO): Gökçen, Gökmen, Göksu, Göksel, Gökçe, Gökçeli, Gökçeoğlu, Gökalp, Göksu, Gökgöl, Göker, Gökdemir, Gökçer, Gökbuget, Göksever, Göknil, Gökbilgin, Gök, Gökten, Gökengin, Gökçeer, Göktürk, Özgökçen, Göksun, Gökkır, Gökgürler, Gökpınar, Gökçay, Göktalay, Gökçeler, Özgökçe, Gökçebay, Gökyar, Göksan, Gökşin, Göktaş, Göksoy, Gökşinoğlu, Gökkule, Gökel, Göknel, Gökdoğan, Yergök, Gökkibar, Gökyildiz, GökbakanYILDIZ (STAR, ESTER): Yıldız, Akyıldız, Yıldızman, Yıldıztan, Yıldıztekin, Eryıldız, Yıldızlar, Ayyıldız, Yıldızak, YıldızıpekGER (STRETCH):Ger, German, Germen, Gerçel, Gerçek, Geron, Geren, Telgeren, Dülger, Dülgerbaki, Erbelger, Belger, BelgerdenDİNÇ: Dinç, Dinçel, Dinçer, Dinçkök, Dinçmen, Dinçay, Dinçsoy, Dinçsan, Dinçkaya, Başdinç, Dinçgör, Dinçman, Özdinçer, Atadinç, Birdinç, Erdinçler, Dinçol, Tınç, Tinç, Tiniç, DindiçALP-: Alp, Alptekin, Alper, Alpman, Alpmen, Alpar, Alpsan, Alppay, Alpay, Özalpman, Aralp, Eralp, Kayaalp, Tekinalp, Alpsoy, Alpkaya, Tunçalp, Hizlialp, Akyüzalp, Arslanalp, Kuneralp, Mutalp, Yıldızalp, Tokalp, Küçükalp, Timuralp, Onuralp, Ömüralp, Tüzünalp, Demiralp, Sualp, Sarialp, Süalp, Ulualp, Özalp, Özalpaydın, Yalçınalp, Kuneralp, Uguralp, Yavuzalp, Alparda, Soyalp, Kuntalp, Ülgenalp, Özgenalp, Güneralp, Alpçelebi, Alperen, Akalp, Akıalp, Kıralp, Cenalp, Alpdoğan, Uzalp, Aydınalp, Alpogan, Yavuzalp, Alpgünay, Alpaslan, Akıalp, Alpöge, Önüralp, Selçukalp, Türkalp ÇEVİK (AGILE, LİGERO): Çevik, Uluçevik, Çeviker, Çevikkal, Çeviköz, Çevikman, ÇokçevikGÜÇ: (İBRANİCESİ = OZ, UZAN, STERNGTH, POWER, FUERZA) Güçer, Gücüyener, Gücüyenen, Gücün, Gücüm, Güçüm, Demigüç, Demirgüç, Erengüç, Güçyılmaz, Uyguç, Mengüç, Güçkan, Arıgüç, GücüyetmezYILMAZ (UNDAUNTED, İNTREPİDO): Güçyılmaz, Gençyılmaz, Özyılmazel, Yılmazer, Yılmazcan, Uluyılmaz, Şenyılmaz, Yılmazişler, Hiçyılmaz, Yılmaz, Özışıkyılmaz -ER, ERİ: Acuner, Dilber, Dülger, Önder, Önderer, Erbil, Bayer, Erkoç, Ersoy, Küçükersoy, Erkunt, Yararer, Denker, Paker, Aker, Tamer, Tameroğlu, Tümer, Mater, Tomer, Toner, Taner, Kaner, Ers, Eroğlu, Tutkuner, Baraner, Atiker, İnceer, Bezer, Daner, Alev, Alver, Alever, Kunter, Sunter, Germaner, Germener, Kalender, Çeliker, Dilaver, Er, Erkol, Erkuş, Dönmezer, Erker, Becer, Beceren, Güner, Yukseler, Alper, Narter, Eren, Ertaner, Diker, Ergin, Beller, Tacer, Tecer, Viter, Ülgener, Erler, Benker, Uzer, Uzeroğlu, Belger, Erbelger, Belgerden, Ander, Ader, Oder, Erdener, Seber, Kibarer, Besler, Kanter, Filmer, Somer, Soner, Erhat, Deymer, Pasiner, Sarter, Özer, Marter, Conker, Yiğiter, Yenier, Pasinler, Eröz, Erdemoğlu, Haker, Kuruner, Erbahar, Erim, Erdal, Erdost, Erdogdu, Üçer, Üster, İkier, Armaner, Kender, Nomer, Ülger, Diner, Dinler, Geyer, Güçer, Vuraler, Sander, Ertürk, şeker, User, Kuzer, Sirer, Teker, Eker, Eter, Eriç, Erpamir, Erakay, Ersari, Erakkaya, Ermaner, Ertek, Ersek, Erseber, Erbaran, Erakman, Eral, Eran, Eranay, Eranil, Erataç, Eratalar, Polater, ilter, Dümer, Eryalçın, Erbeş, Yetişener, Yükseker, Dörter, Hüner, Ersek, Ader, Yuner, Serbester, Suner, Güneri, Savaşeri, Taneri, Türkeri, İşeri, Sueri, ErelçinALTIN, SOM, GÜMÜŞ: (GOLD, SİLBER, SİLVER, SİLVA, CASPİ, ZEHAVİ)Altın, Altınkök, Altınbaran, Altınay, Altınbaş, Altınlı, Altınışık, Altındal, Gümüş, Gümüşgerdan, Gümüş, Gümüşoğlu, Gümüşsu, Gümüştaş, Gümüşlügil, Gümüşkemer, Altınkemer, Som, Somay, Somel, Somer, Someralp, SomaysoyTUNÇ, KALAY (BRONZE, TIN) : Tunç, Tuncel, Tuncay, Tuncer, Tunçer, Aktunç, Tunçaslan, Tunçsoy, Bartunç, Tuncacı, Tunçman, Tunçbil, Öztunç, Tunçcan, Sütunç, Tunçbilek, Tunçalp, Baştunç, Tunçoku, Tunçtan, TunçDEMİR: (DMR) (BARZEL, -FELD, PELED) Demiralp, Gökdemir, Demirden, Gördemir, Gürdemir, Akdemir, Aldemir, Alademir, Soydemir, Demirgüç, Demiröz, Demirsay, Demirkök, Demirsoy, Esendemir, Demirkaya, Demiraslan, Demirağ, Hasdemir, Artemir, Demirtaş, Demirhan, Demiren, Demirkan, Demiraslan, Demiriz, Demiriş, Demiralp, Demirmen, Demircioğlu, Demirci, Ordemir, Uzundemir, Cindemir, Gündemir, Toydemir, Demiresen, Demirbağ, Taşdemir, Çiftdemir, Sertdemir, Demirer, Demirhan, Özdemirler, Özdemircan, Özdemirel, Özdemirer, Özdemirtaş, Demirdelen, Demir, Demirören, Demirçay, Demirelli, Demirsöz, Demirdaş, Demirdal ÇELİK, ÇEL-: (STAHL)Çelikkol, Çeliker, Çelikel, Çelikman, Çelikmen, Erçel, Çerçel, Gökçel, Arçel, Çelikoğlu, Özçelik, Tamçelik, Çeliköz, Gerçel, Çelikiz, Çelikkan, Çelikezer, Akçelik, Çelikkaya, Çelikyol, Çelikörs, Soğukçelik, Gülçelik, Sertçelik, ÇeliksoyGÜVEN (SHALEV): Güven, Güvenir, Güvendiren, Güvengiz, Güventürk, Özgüven, Ergüven, Soyergüven, Güvengil, İşgüven, Güvensan, Uluergüven, Güvendik, Güvenç, Güvenirgil TEKİN (SHALEV): Tekin, Saftekin, Tekinalp, Gültekin, Yıldıztekin, Alptekin, Dirimtekin, Tuğtekin, Tekindor, Arığtekin, Ortekin, Öztekin, Biltekin, Özbiltekin, Septekin, Tantekin, UluğtekinÇETİN: Çetindamar, Özçetin, Çetin, Çetinkaya, Çetinok, Çetiner, Çetinörge, Çetinel, Çetinoğlu, Çetintürk, Çetinkasap, Pekçetin, Çetindağ, ÇetintaşDUR: Dural, Özdural, Erduran, Duru, Durusoy, Dur, Durul, Dursun, DurukanDEL: Demirdelen, Yardelen, Dağdelen, Kayadelen, Kardelen, İrdel, İrdelp, ErdelerACU, ACI (BITTER): Acu, Acun, Acuner, Acunbay, Acuntas, Acunbaş, Acunaş, Özacun, Otacı, AcımanDÜZ (PLAIN): Düzgit, Düzenli, Gündüz, Düzova, Düzcü, Düzgören, Düzgün, Özgündüz, AtagündüzKOÇ, KOYUN: Koç, Koçman, Morkoç, Koçibey, Koçkaya, KoyuncuSERT, SART, ESEN, ESER (HARD, RIGID, BLOW):Sarter, Sart, Sert, Serter, Sertöz, Sertoğlu, Özsertel, Sertel, Sertelioğlu, Serter, Sertdemir, Sertesen, Serteser, Esen, İlkesen, Esentürk, Esendemir, Esendal, Esener, Esenalp, Esenbel, Esensoy, Esgin, Esiner, EserSARP (STEEP): Sarp, Sarpel, Sarper, Sarpman, SarpkayaYALÇIN: Yalçın, Yalçınkaya, Akyalçın, Tanyalçın, Eryalçın, Yalçıntaş, YalçıngözYAL(YAR=CLEAVE, DEVEKUT): Yalman, Yalaman, Yalvaç, Yaltı, Yalgın, Dalay, Talay, Yalter, Yalkı, Yalçı, Yaltırım, Yalın, Yalınes, Yalıntaş, Yarman, Yalhak, Yarbağ, Yargıcı, Yalbaz, Yardelen, Yargı, Yarsuvat, Yarkutay, Yalıç, Yardım, Yardımcı, Özyar, Bayar, SayarRENK İSİMLİAL, KIZIL (RED, ROTH, RUBY):Kızıl, Kızılok, Kızılkaya, Kızıltepe, Kızılyar, Kızıltaş, Kızılgül, Kızıldemır, KızılotMOR (PURPLE, VIOLET): Moral, Moran, Mortan, Morgil, Morova, Morçimen, Morel, Morsaloğlu, Moripek, Morda, Moroğlu, AkmoranSARI (YELLOW):Sarıoğulları, Sarıoğlu, Sarıtepe, Sarı, Sarıer, Sarılar, Sarıkaya, Sarıaltın, Sarıgöl, Sarıkadıoğlu, Sarıkaya, Toksarı, Sarıalp, ErsarıYEŞİL (GRÜN, GREEN, KHIDR) : Yeşilçay, Yeşilada, Yeşilmen, Yeşil, Yeşilova, Yeşilyurt, YeşilayKAHVE (BROWN): Kahveci, Kahvecioglu YER İSİMLİ: (WITH PLACE NAMES)Mısırlı, Mısırlıoğlu, Manisalı, Manisalıoğlu, Balkan, Balkanlı, Kırımlı, Özkırımlı, Kırımsoy, Selanik, Selanikli, Kavala, Kavalalı, Vidin, Vidinli, Vidinligil, Vidinlioğlu, Cezayirli, Cezayirlioğlu, Adali, Gevgili, Gevgilili, Teselya, Egeli, Özrodop, Rodoplu, Rodopluman, Borovalı, Tırnovalı, Şamlı, Şamlıoğlu, Vodina, Vodinalı, Topçu, Kocatopçu, Topçular, Poroy, Kaya, Moralı, Moralıoğlu, Moralıgil, Girit, Giritli, Giritlioğlu, Giritligil, Gönen, Gönenli, Gönenç, Gönençer, Gönençtürk, Gönöy, Gönensay, Gönensin, Gönenden, Ergönen, Nizipli, Tuzlalı, Tuzlacı, Malta, Üsküplü, Balikesir, Cebeci, Anafarta, Fındıklı, Manyaslı, Maltepe, Veznikli, Bursalı, Sofyalı, Sofyalılar, İnegöllüoğlu, Saruhan, Fas, Faslı, Fesli, Yemenli, Varnali, Üsküdarli, Serez, Serezli, Kesriye, Kesriyeli, Egeli, İzmirli, Seyhanli, Aksekili, Kosova, Seyhan, Seyhanli, Mardin, Mardinli, Bartin, Söğütlü, Söğütlügil, Ergene, Ergeneman, Ergenetürk, Ergenekon, Ergenekan, Ergenemen, Ergeneli, HendekliADA (ISLAND, ADAH = ORNAMENT, SÜS): Ada, Adaman, Adali, Özada, Adan, Dağada, Adaoğlu, Alada, Yeşilada KENT (İR, MEDİNA) :Kent, Kentmen, Birizkent, Akkent, Taşkent, Öztaşkent, Birkent, Yarkent, Kenter, Kirent, Bolkent, DemirkentVARDAR: Vardar, Ervardar, Vardarlı, Vardarcı, Vardarlıman, Vardarsu, Vardarsuyu, Özvardar, Özvardarlı, Vardarbaşı, Vardarman, VardarlılarTUNA, DUNA: Tuna,Tunali, Zorlutuna, Öztuna, Öztunali, Tunalılar, Tunalıgil, Furtuna, Tunaman, Duna, Tunacı, Ertuna, Tunagür, Tunador, Tunator, Tunakan, Soytuna, Sütuna, Aktuna, Sontuna, Karatuna, Tunaya, Üntuna, PaktunaSEL (FLOOD, SELANİK'İ DE HATIRLATIYOR, İNUNDACİON, RİADA): Gürlesel, Sel, Selcan, Göksel, Seltün, İlksel, Arsel, İksel, İzisel, Atasel, Baransel, İnsel, Akansel, Baysel, Selisik, Ulusel, Yonsel, Selçuk, Türesel, Yüksel, Devrimsel, Eryüksel, Gürsel, Güryüksel, Mürseloğlu, Özensel, Dinsel, Tünsel, Evrensel, Erkansel, Etensel, İçinsel, Gürensel KAV (KAVALA'YI HATIRLATIYOR, KAV'İ=KUVVETLİ): Kavi, Kavcı, Kavçın, Kavadar, Kavadarlı, Kavrem, Kavrak, Kavran, Kavak, Kavuk, Eğrikavuk, Kavur, Enkavi KAY: Tokay, Paşakay, Akay, Akayoğlu, Oskay, Aroskay, Eroskay, Toskay, Akoskay, Voskay, Kaynak, Boronkay, ilkay, Gökay, Okay, Özokay, Göçkay, Nokay, Kayı, Kayılı, Kayran, Kaynar, Kaytan, Kaymak, Kaymakçı, Kayar, Rutkay, KaylanKAYA-: (TZUR, SELA, NiEL) Kayaalp, Alpkaya, Kayatan, Kaya, Kayaman, Kayaer, Erkaya, Üstünkaya, Karakaya, Alkaya, Kayalı, Kayalar, Alpkaya, Girginkaya, Dikkaya, Gümüşkaya, Özkaya, Başkaya, Yelkenkaya, Kayaköy, Kayalıoğlu, Binkaya, Demirkaya, Sarikaya, Kayalar, Alkaya, Çetinkaya, Billikaya, Kayadan, Kayabaşı, Yaltkaya, Başkaya, Koçkaya, Kayacık, Kayakurt, Kayalıbay, Kayadelen, Kayalıoğlu, Kayaarası, KayaoğluSAV:Sav, Gürsav, Save, Saver, Savaş, Savaşkan, Savaşır, Savaşeri, Savaşçın, Savgüç, Savguç, Savcı, Savan, Savaşman, Kosava, Savatlı, Savur, Savun, SavranTOP (BALL): Öztop, Top, Topcu, Topçu, Topbaş, Ertop, Toparlak, Toptaş, Toptan, Toplar, Topkaya, Topoğlu, Karatop, Topal, Kocatopçu, Kartopu, Nurtopu, Topçubaşı, Topsever, Toplusoy, Toplandı, Topparmak, TopuzOK (ARROW, FLECHA, MIZRAK): Okçuoğlu, Ok, Okay, Özokay, Okayer, Erokay, Okman, Kızılok, Okçun, Üçok, Okberk, Özok, Okan, Okumuş, Okumuşoğlu, Altıok, Altıoklar, Ateşok, Tunçoku, GüçokKILIÇ (SWORD, ESPADA):Kılıç, Kılıçel, Kılıçoğlu, Kılıçerlı, Kılıçay, Kılıçlıoğlu, Kılıçcı, Kılınçcı, Kılıçbay, ErkılınçoğluLEVENT, AKINCI, SİPAHİ, NİŞANCI, TÜFEKÇİ vb: Levent, Levend, Leventer, Leventoğlu, Fişek, Fişekçi, Sipahi, Sipahiler, Akın, Akıncı, Akıncılar, Nişancı, Tüfekçiman, Tüfenk, Süngü, Süngün, Onbaşı, Onbaşıoğlu, Yüzbaşıoğlu, Çavuşoğlu, Başçavuşoğlu, Karatopçu, Topçu, Topçuoğlu-DA, -TA: Bleda, Suda, Arda, Berkarda, Poda, Yuda, Barda, Menda, Erda, Ayda TAV: Atav, Özatav, Altav, Oktav, Maktav, Eroktav, Tavil, Taviloğlu, Berktav, Tavman, Aktav, Çintav, Gürtav, Öztav, GüntavTAY: Kortay, Kuntay, Küntay, Asutay, Toktay, Kırtay, Erkırtay, Tayşi, Taylan, Öztaysi, Canatay, Tayman, Atay, Altay, Antay, Özatay, Ortay, Taylan, Kutay, Berktay, Gürtay, Ülkütay, Aktay, Üstay, Apatay, Otay, Polatay, Karatay, Karataylı, Karataylıoğlu, Güntay, Tay, Oraltay, Cantay, Tuntay, Taykurt, Arutay, Bulutay, Kantay SESÇE BENZESEN SOYİSİMLER:Aktam, Atam, Eratam, Öktem, Öktemgil, Öktemberk, Öke, Ökte, Ökten, Öktenberk, Öktenoğlu, Ökter, Öksoy, Öksüzoğlu, Öksüzcü, Yetimoğlu, Suhubi, Esi, Esin, Esinli, Esingüner, Derves, Devres, Ades, Ergunes, Tanes, Sedes, Edes, Eder, Eden, Edin, Özedincik, Edil, Edis, Ediz, İdiz, Erez, Özerez, Ezel, Ezer, Ezen, Kamercan, Kamözüt, Özüt, Ogut, Ogud, Ögüt, Önengüt, Ögütverici, Ögütveren, Öngüt, Öget, Büget, Bigat, Öget, Övet, Övütmen, Tenolcay, Erolcay, Olcay, Orcay, Olcaysoy, Ulcay, Olcaytu, Olcayto, Seval, Özseven, Sever, Sevi, Seviğ, Sevil, Selvili, Urasman, Uras, Uraz, As, Asi, Özasi, Us, Uz, Eliuz, Uzman, Uzgören, Öz, Erus, Usel, Uzel, Uzyel, Eliuz, Özel, Uzer, Uzeroğlu, Güz, Güzel, Güzey, Nayman, Ulunay, Dolunay, Tolu, Tolunay, Tulunay, Dolun, Tolun, Tolon, Tolan, Kapanli, Sapanli, Sapan, Basan, Saban, Özbasan, Özsaban, Özsapan, Sabaner, Akbasan, Erdoğdu, Erdoğmuş, Tonsir, Tongsir, Sirman, Alemdar, Alemdaroğlu, İncealemdaroğlu, Atiker, Atik, Atok, Atuk, Artuk, Susmus, Susmusoğlu, Çebi, Çelebi, Çelebioğlu, Gezmiş, Engez, Ender, Enderoğlu, Artunkal, Kalafat, Kalafatoğlu, Avci, Avcioğlu, Doral, Dürüst, Çandar, Çandarli, Çavdar, Çavlı, Çamlı, Çöl, Kazaz, Kazez, Gazezoğlu, Kazazoğlu, Madra, Madran, Pasiner, Pasinli, Pasinler, Ertüzün, Tüzüner, Tüzün, Tözüm, Keribar, Kehribar, Onat, Sonat, Donat, Eronat, Arolat, Arulat, Polat, Pulat, Saver, Saber, Key, Keyder, Keylan, Keysan, Morsaloğlu, Mürseloğlu, Mursaloğlu, Erte, Ertek, Ertegi, Ertegün, Ertem, Antebi, Entebi, Yazgan, Yazganç, Basyazgan, Alav, Alev, Alever, Alvar, Alver, Yiğit, Üçyiğit, Yiğitalp, Gökyiğit, Cön, Cöner, Cönerdem, Cönker, Conker, Cönkeroğlu, Cumali, Başcumali, Yelkenkaya, Yelkenci, İmren, İmre, İmregün, Emre, Güney, Küney, Yunt, Kunt, Kant, Aka, Akant, Türkant, Türkan, Türkkan, Tamar, Tarmar, Tamur, Tomor, Tarmur, Seğban, Sekban, Özsekban, Korzay, Koral, Korel, Koryürek, Cankorel, Bali, Balkar, Balkan, Balkanli, Baran, Baraner, Altinbaran, Gülbaran, Talu, Taluy, Uysal, Enuysal, Pekuysal, Uysaler, Uysalman, Salor, Saltuk, Saltik, Göksaltik, Salman, Hun, Hunca, Akhun, Kor, Korman, Fer, Ferman, Feridunoğlu, Gör, Görgü, Görgülü, Narin, Pamuk, Özpamuk, Pamukçu, Pamukoğlu, Tarzi, Terzi, Terzioğlu, Özcan, Peközcan, Özcanoğlu, Erözcan, Dağsöz, Ünlü, Ünlüsoy, Canli, Canlisoy, Sir, Sirel, Sirer, Sirman, Sirmalı, Silman, Sirmen, Şimşir, Şirvan, Melek, Akmelek, Almelek, Arkon, Bezarkon, Konik, Kanik, Cebesoy, Cebecik, Fas, Faks, Fansa, Benderli, Benderlioğlu, Deriş, Derviş, Dervişoğlu, Mesci, Mesçi, Mestci, Mestçi, Mescioğlu, Mesçioğlu, Mestcioğlu, Mestçioğlu, Nart, Narter, Karatay, Karataylioğlu, Akyol, Yolaçar, Yolum, Yolageldili, Dabak, Tabak, Tabakoğlu, Tünay, Tünayman, İde, İdemen, İrtem, Ertem, Boren, Boran, Albant, Alkim, Alkin, Alsaç, Saçkan, Fosforoğlu, Oba, Tanoba, Kobal, Çehre, Çehreli, Hürcan, Hürman, Hüroğlu, Hürbaş, Tanalay, Tanaltay, Erşahin, Şahinli, Şahinoğlu, Sarç, Seral, Seraç, Saraç, Saraçoğlu, Saraçer, Güngör, Ergüngör, İyigüngör, İyigün, Güngören, İyimen, İyibaş, İyitaş, İsçimen, İsçimenler, Bahar, İlkbahar, Baharoğlu, Beker, Zeybeker, Celep, Ercelep, Yarbağ, Arbağ, Arbağli, Akbağli, Albağli, Akbeğ, Akbağci, Bağci, İnselbağ, Dural, Kural, Ural, Urul, Uralcan, Moran, Doran, Boran, Oran, Özoran, Tezoran, Bodur, Boduroğlu, Görkey, Özgörkey, Otman, Otyam, Otag, Otaci, Edlem, Eldem, İren, İrengün, Akkaya, Akkayagil, Usman, Usmangil, Cümbüş, Cümbüşel, İncedayi, Özdayi, Dayioğlu, Dayigil, Dayicioğlu, Dai, Dalyan, Dalyanoğlu, Ekmekçi, Ekmekçioğlu, Acunduk, Avunduk, Avundur, Koşar, Koşaroğlu, Özçer, Çerçi, Çerçioğlu, Agalday, Ağalday, Büyükol, Emirol, Özemir, Emiroğlu, Kolip, Darip, Enbiyaoğlu, Evliyaoğlu, Evliyazade, Taskonak, Konakçi, Sabunis, Sabuncu, Sabuncular, Sabunoglu, Sabuncuoglu, Özsabuncuoglu, Köprülü, Köprülüoglu, Paker, Özpaker, Özpak, Atlas, Barlas, Doguman, Dogusoy, Dogulu, Akdogu, Doguoglu, Akal, Aral, Özaral, Serdengeçti, Gelirgeçer, Yolageldili, Piyade, Piyale, Kagitçi, Kagitçibasi, Çolak, Çolakoglu, Aksoy, Eraksoy, Aksoyer, Basat, Basut, Ergin, Erginbas, Ataergin, Bergin, Erginler, Ülergin, Dirim, Dirimtekin, Dal, Daldal, Altindal, Esendal, Dalokay, Dalkiran, Dalay, Dalar, Dalli, Erdal, Gürdal, Magden, Magdenli, Kadioglu, Sarikadioglu, Müftüoglu, Mollaoglu, Müezzinoglu, Seyhoglu, Resuloglu, Islamoglu, Sagun, Atasagun, Zaim, Zaimoglu, Erzaim, Abi, Abaci, Afra, Almas, Elmas, Özelmas, Yildirici, Nemli, Zirh, Zirhlioglu, Kosal, Kosal, Kosagan, Yöntem, Yöner, Yöney, Yönerman, Yönder, Yenel, Yenal, Yenen, Yener, Yenerden, Yenerman, Yenersu, Yenercik, Yengi, Yentürk, Yenseni, Yen, Fenik, Sunay, Sonoy, Sanay, Abut, Batur, Karabatur, Atuk, Batuk, Atakol, Kolay, Sahinbozkir, Sahingiray, Ören, Kuyulu, Koyutürk, Türkölmez, Türkömer, Gögüs, Gögdün, Sag, Sagman, Sagisman, Abdikoglu, Yakupoglu, Ibrahimiye, Ibrahimzade, Karaibrahimoglu, Ismailoglu, Talatpasaoglu, Konakçi, Konuk, Konuklar, Konuksever, Konukman, Konukbay, Konuksay, Yagci, Yagtug, Göle, Göldag, Gölpinarli, Taspinar, Noyan, Nuyan, Alpnoyan, Zor, Zorlu, Zorlukol, Zorlutuna, Zorluman, Özruso, Öztuzcu, Tuzcu, Külür, Külürbasi, Kutadgu, Kosif, Sifoglu, Babür, Babüroglu, Evren, Evrenol, Bakay, Parla, Parlaöz, Zafir, Köni, Köner, Könü, Könümen, Könüman, Acim, Çelem, Kuseyri, Kuseyrioglu, Kuseyiroglu, Reçber, Rençber, Cakcak, Çakçak, Taktak, Mumtas, Mumcu, Mumcuoglu, Mucuoglu, Sucuoglu, Kertmen, Süar, Süer, Özsüer, Soyugazi, Gazioglu, Zara, Zagra, Zuvin, Zuvarikli, Arikli, Levin, Nevin, Neciboglu, Necipoglu, Necifoglu, Kazak, Kirgiz, Çeçen, Çeçener, Oguz, Gençoguz, Ataoguz, Aroguz, Oguzman, Oguzoglu, Oguzlu, Özoguz, Karaoguz, Karauguz, Uguz, Mete, Dagistanli, Hale, Kehale, Akyürek, Pakyürek, Koryürek, Özkalp, Kavrem, Kademoglu, Sava, Kosava, Kosova, Bati, Batili, Batibay, Süsoy, Süslü, Ongun, Ungun, Küsefoglu, Kefeli, Ergüder, Öçgüder, Üçgüder, Kayran, Kavran, Davran, Devran, Kozan, Kozanoglu, Tamel, Temel, Öztemel, Artemel, Sat, Satir, Özkur, Özkun, Kunday, Albant, Aral, Ural, Erural, Akant, Kant, Kunt, Kont, Kent, Zent, Ortaç, Önortaç, Gönültas, Aydintasbas, Akbiyik, Karabiyik, Kocabiyik, Kocabiyikoglu, Terem, Korle, Pasin, Pasiner, Pasinli, Çoban, Çobanli, Çobanoglu, Karaca, Karacaoglu, Özkaraca, Karacabeyli, Gedik, Gedikoglu, Göknel, Köknel, Firat, Özfirat, Yesilfirat, Firatligil, Akfirat, Korkmaz, Özkorkmaz, Dönmez, Dönmezoglu, Sönme, Sönmez, Sönmezler, Sönmezates, Sönmezocak, Bingöl, Bingöllü, Sagay, Ulagay, Nogay, Çelenk, Çelen, Bahar, Yesilbahar, Yasalar, Güneyli, Ogüst, Agustos, Dizdar, Dizdaroglu, Özdoyuran, Sonal, Deger, Degerli, Büyükönder, Özcay, Anafarta, Anabolu, Laç, Laçin, Laçiner, Burla, Bursin, Iren, Irengün, Kahya, Kahyaoglu, Emilsili, Malki, Maliki, Özkam, Kamman, Paçaci, Özpaçaci, Paçalioglu, Paçaman, Baç, Abaç, Babaç, Bapçun, Bapçum, Tüfekçiyasar, Yasar, Yasaroglu, Agirman, Agirdemir, Hekiman, Birhekimoglu, Hekimoglu, Müderrisoglu, Müderrisler, Müderrisgil, Kalem, Baskalem, Yirmibes, Yirmibesin, Yirmibesoglu, Celasun, Ercelasun, Mer, Mergen, Meriç, Atameriç, Meriçata, Meriçelli, Karabiber, Büyükkarabiber, Tatarli, Tatarmat, Bük, Bükey, Büktel, Böke, Özdöl, Erdölen, Dölen, Döler, Dölay, Pamir, Erpamir, Pamirtan, Mazon, Konrat, Kurat, Kazgan, Önge, Koca, Kocatas, Eksigil, Çeyrekgil, Burdu, Özerdem, Neyzi, Pilen, Bilen, May, Mey, Nalbant, Zobu, Derman, Dermancioglu, Ölç, Ölçer, Ölçmen, Erölçer, Ölçüm, Kocaölçüm, Hizlan, Hizalan, Alan, Ikiz, Ikis, Ikizler, Iman, Inan, Inanli, Kulin, Kulen, Uyar, Dogruoglu, Erdogru, Dogruer, Dogruman, Fatura, Tekaüt, Tefe, Tefeci, Gorbon, Yahsioglu, Diriker, Dirikman, Beriker, Berikman, Lök, Zenginoglu, Zenginobuz, Zengin, Enç, Gönenç, Göyenç, Özenç, Tirmandi, Tirmandioglu, Tilkicioglu, Ürkün, Kolay, Kalayoglu, Kalaycioglu, Özkalay, Umur, Solak, Solakoglu, Soliçikoglu, Sohtorik, Yemni, Cural, Kural, Dilek, Erdilek, Duyulmus, Argaç, Olgaç, Olgaçman, Sagirzade, Sagiroglu, Sagiroglu, Sagman, Sagmanli, Refig, Nakiboglu, Asmaz, Yenisey, Börteçen, Gözüm, Kender, Kenber, Çarmikli, Berber, Berberoglu, Atlig, Atli, Savatli, Eyüpoglu, Eyüboglu, Cirit, Ciritoglu, Köstem, Ast, Üst, Çoban, Çobanli, Çobanoglu, Çigdem, Anildi, Anilmis, Adam, Kadam, Benadam, Sungur, Sunguroglu, Baysungur, Elçioglu, Özelçi, Çikinoglu, Kandir, Atakandir, Öge, Ögeer, Öget, Ögel, Alpöge, Aldikaçti, Gülez, Oyal, Sedet, Irdel, Irdelp, Ertör, Aytöre, Demirdelen, Yardelen, Dagdelen, Kayadelen, Kardelen, Dönmez, Erdönmez, Dönmezoglu, Korkmaz, Korkmazer, Özkorkmaz EV (HEIM): Evci, Evciman, Evcimen, Evinman, Akev, Özev GÜLER (LAUGH,): Güler, Özgüler, Tangüler, Ergüler, Sengüler, Gülerman, Gülercan, GüleryüzBULAK: Erbulak, Yaybulak, Akbulak, Albulak, Demirbulak, Onbulak, DalbudakKÖSE (BEARDLESS): Köse, Kösemen, Kösebay, Köseoglu, Karaköse, Akköse IMER: Telimer, Bilimer, ÖzimerTUG : Altug, Ertug, Öztug, Tugsel, Aktug, Aktuglu, Aslantug, Tuglu, Tugcu, Tugsuz, Tugay, Tugay, Tugayoglu, Yagtug, Tugman, Atatug, Tugbay, Tuglay, Tantug, Tugtan, TugtekinIPEK (HARAER), IP, IPLIK: Özipek, Ipeker, Ipekçi, Ipekoglu, Ipekel, Akipek, Moripek, Basipek, Iplikçioglu, Öziplik, Iplikçi, DaripIZ: Ataizi, Izisel, Izdar, Izel, Idiz, Ediz, Demiriz, Duruiz, Filiz, Çiftfiliz, Meniz, Izer, Öziz, Izerel, Izet, Izibelli, Izmen, Izli, Izcan, Izber, Iz, Biliz, KurtizMUT: Mut, Muter, Mutman, Mutalp, Mutlu, Mutlugün, Yamut, Mutluay, MutludoganBORA: Özborali, Borak, Kocabora, Boran, Bora, ÖzboraÇIL: Çil, Çilli, Erçil, Çiller, Çiloglu, Çilan, Içil, ÇilogullariIN: Insel, Inselel, Inan, Inel, Inelmen, Inselbag, Inbar, Inkaya, Ingeç, Inada, Inci, Inç-IS-: Dervis, Fis, Ismen, Isbil, Iscil, Akis, Pakis, Berkis, Isman, Iskin, Girisken, Anis, Isgüven, Issever, Demiris, Isseven, Beris, Isbecer, Yakis, Isgör, Özis, Tezis, Dezis, ErisÇELEBI: Çelebioglu, Akçelebi, Çelebi, Çelebican, Bayçelebi, Çeleboglu, Alpçelebi DIL : Dilhun, Zadil, Özdil, Idil, Dil&lt;br /&gt;Bütün Patronlar Hırsızdır !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://servad.mynet.com/admynet/adredir.asp?ciid=24383&amp;amp;url=http://market.mynet.com/market/arkadasim/secim.asp" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;-- "militarist"in türkçede karşılığı yok. "askerci" sözcüğü karşılamaz; çünkü anlamsızdır. "harp taraftarı" diye çevirseniz, ki redhouse olsun, kanaat kitabevi'nin 1948 okçugil "okul lûgati" olsun, böyle çevirirler, havada kalır. zira, kimse bir genelkurmay başkanından daha "militarist" olmasın. ingilizceden ingilizceye webster'de, militarism, "military spirit, ideals and attitudes of professional soldiers / askeri ruh, profesyonel askerlerin ülkü ve tutumları" diye tanımlanır. "bu tür ülkü ve tutumların bir ulusta revaç buluyor ya da sürüyor olması, ya da askeri bir kastın hakimiyeti" şeklinde bir ikinci tanım sonra da bir "eşanlamlı" kelime verilir: "agressiveness," yani saldırganlık. ve anlarız ki, anglo-sakson dilinin geçerli olduğu ülkelerde "profesyonel" askerlerin ülküleri "saldırı," tutumları "saldırgan" tanımlarına denk düşer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4567007299942456594?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4567007299942456594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4567007299942456594' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4567007299942456594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4567007299942456594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/trkiyede-sabetayclar-ve-museviler.html' title='Türkiye&apos;de Sabetaycılar ve Museviler isimlerini gayet sistemli olarak toplam sekiz türlü seçmişlerdir'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4851418762106517529</id><published>2008-07-20T04:16:00.017-07:00</published><updated>2008-07-20T06:16:45.213-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='slayt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mehmet akif ersoy'/><title type='text'>GRUBUMUZDA "hayata dair" ne varsa keyif verecek, ara ara paylaşmaya çalışırız onları da</title><content type='html'>Murat 124&lt;br /&gt;Temel, yıllar sonra kavuştuğu elden düşme Murat 124&lt;br /&gt;arabasıyla yolculuk yaparken bir anda araba arıza&lt;br /&gt;yapar.&lt;br /&gt;Yolun kenarına çeker. Motor kapağını açar, ne oldugunu&lt;br /&gt;anlamaya çalışırken bir Ferrari yanına yanaşır.&lt;br /&gt;"Hemşerim, arabanın nesi var? İstersen senin arabayı&lt;br /&gt;benimkine baglayalım, çekeyim seni ilk tamirciye&lt;br /&gt;kadar." der.&lt;br /&gt;Çok sevinir Temel bu teklife. Hemen Murat'ı kalınca bir halatla&lt;br /&gt;Ferrari' nin arkasına bağlarlar. Ferrari' nin sahibi genç&lt;br /&gt;uyarır, "Ben hız yapmayı çok severim. Eğer farkında olmadan&lt;br /&gt;aşırı hız yaparsam, sen selektor yapar beni uyarırsın!"&lt;br /&gt;Temel "Tamam!" der ve yola koyulurlar.&lt;br /&gt;Bir sure sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60,80,&lt;br /&gt;100... derken Murat124 arkadan selektor yapar.&lt;br /&gt;Ferrari durumu hatırlar ve yavaşlar, bir sure sonra&lt;br /&gt;Ferrari tekrar gaza basar,&lt;br /&gt;70, 80,100... Murat tekrar hatırlatır.&lt;br /&gt;Ferrari yavaşlar.Yollarına böyle devam ederlerken bir&lt;br /&gt;Lamborghini Ferrari' ye yaklaşır ve ''Kapışalım mı?" der.&lt;br /&gt;Ferrari yanıtlar,&lt;br /&gt;-"Nesine?"&lt;br /&gt;-Lamborghini "340 km. otedeki benzinliğe ikinci varan,&lt;br /&gt;ilk varanın deposunu doldurur."&lt;br /&gt;Ferrari kabul eder ve yarışa başlarlar.&lt;br /&gt;120, 140, 180, 220... Gaza basmaktadırlar.&lt;br /&gt;O arada trafiği kontrol eden polis helikopterinde&lt;br /&gt;görevli polis Genel merkeze bilgi vermektedir:&lt;br /&gt;"Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği&lt;br /&gt;tehdit altında!!! 3 araç yarış yapıyor.&lt;br /&gt;Bir Ferrari ile bir Lamborghini saatte 300 km hızla&lt;br /&gt;yanyana gidiyorlar, arkadan da bir Murat 124 onları&lt;br /&gt;geçmek için 10 dakkadır selektör yapıyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4851418762106517529?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4851418762106517529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4851418762106517529' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4851418762106517529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4851418762106517529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/grubumuzda-hayata-dair-ne-varsa-keyif.html' title='GRUBUMUZDA &quot;hayata dair&quot; ne varsa keyif verecek, ara ara paylaşmaya çalışırız onları da'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-3141910067967524062</id><published>2008-07-20T04:16:00.016-07:00</published><updated>2008-07-20T06:04:25.550-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eyvah başörtülü doktorlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktorlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başörtülü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eyvah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selda ulaşan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eyvah başörtülü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başörtülü doktorlar'/><title type='text'>eyvah başörtülü doktorlar!</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/05/islami-eitim-art-eyvah-bartl-doktorlar.html"&gt;[İslami Eğitim Şart!] Eyvah başörtülü doktorlar!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eyvah başörtülü doktorlar!&lt;br /&gt;&lt;a href="javascript:increaseFontSize();"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde düzenlenen sempozyuma katılmak isteyen sivil doktorlar başörtülü oldukları gerekçesiyle "dekanın emriyle" salondan apar topar çıkartıldı.&lt;br /&gt;Emrullah Öztürk / TIMETURKİstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde düzenlenen Ophtalmoloji Sempozyumu'na katılan başörtülü doktorlar "dekanın uyarısıyla" güvenlik tarafından apar topar salondan dışarı çıkarıldı.Türk Oftalmoloji Derneği tarafından 31.'si düzenlenen Ophtalmoloji sempozyumu İstanbul Üniversite Cerrahpaşa Tıp Fakültesin'de bugün başladı. 3 gün sürecek sempozyuma yaklaşık 500 civarında uzman hekim katılıyor.Bu yıl da İstanbul Üniversitesi'ne bağlı Cerrah Paşa Fakültesi'nde düzenlenen sempozyuma katılmak için gelen ve kamu görevlisi olmayan başörtülü doktorlar Cerrahpaşa dekanı Prof. Dr. Halil Yanardağ'ın uyarısıyla üniversite güvenliği tarafından salondan apar topar dışarı çıkarıldı."ONUR KIRICI MUAMELE"Başörtülü olduğu gerekçesiyle sempozyuma alınmayan operatör doktor Perihan Dinç olayın ayrıntılarıyla ilgili Timetürk'e bilgi verdi. Doktor Dinç yaşadıklarını şöyle anlattı: "Kapıda üniversite güvenliği bizi başörtülü olduğumuz gerekçesiyle içeri alamayacaklarını söyledi. Dernek yetkililerini aradık, duruma müdahale ettiler ve salona girdik. Bir süre sonra güvenlik bizi dekan Halil Yanardağ'a şikayet etmiş. Bunun üzerine salona gelen güvenlik elemanları "dekanlığın emriyle" bizi apar topar dışarı çıkarttı. Bu çok onur kırıcı bir davranış."Türk Oftalmoloji Derneği üyesi olan ve aidat ödeyen Perihan Dinç, 10. yıldır aynı derneğin düzenlediği sempozyum katıldıklarını ve ilk kez böyle bir uygulamaya maruz kaldıklarını söyledi. Konuyu yetkili mercilere taşıyacaklarını da söyleyen Dinç, "hakkımızı gerekirse AİHM'de arayacağız." dedi.Perihan Dinç dışında Konya'dan gelen operatör doktor Selda Ulaşan ve operatör doktor Zehra Ülkü Aslan'da salondan çıkartılanlar arasında. Olayın ardından sempozyuma davet edilen diğer başörtülü hekimlerinde kapıdan içeriye girmesine izin verilmedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-3141910067967524062?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/3141910067967524062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=3141910067967524062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3141910067967524062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3141910067967524062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/eyvah-bartl-doktorlar.html' title='eyvah başörtülü doktorlar!'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-222645926420488568</id><published>2008-07-20T04:16:00.015-07:00</published><updated>2008-07-20T05:48:53.825-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oktay Gürtürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Orhan Gencebay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yigit Yarali Olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevgi Gürtürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALbumLeri DirekLink 360MB'/><title type='text'>(( Orhan Gencebay ALbumLeri DirekLink 360MB )) ((Oktay Gürtürk - Yigit Yarali Olur ))</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2007/10/orhan-gencebay-albumleri-direklink.html"&gt;(( Orhan Gencebay ALbumLeri DirekLink 360MB )) ((Oktay Gürtürk - Yigit Yarali Olur ))&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Direk Link Olarak DownLoad Edebilirsiniz.KeyifLi DinLemeLer.&lt;br /&gt;360mb&lt;br /&gt;&lt;a href="http://floristanbul.net/MaRCoS/((OrhanGencebayArsiv)).rar" target="_blank"&gt;-Orhan Gencebay Direk Link Album DownLoad -&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------&lt;br /&gt;Oktay Gürtürk - Yigit Yarali Olur *Full Album*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/55393281/O.K.T.Y.G.R.T.R.K.Y.G.T.Y.R.L.O.L.R_2007_.rar" target="_blank"&gt;DOWNLOAD ORHAN GÜRTÜRK -YİGİT YARALI OLUR&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-222645926420488568?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/222645926420488568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=222645926420488568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/222645926420488568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/222645926420488568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/orhan-gencebay-albumleri-direklink.html' title='(( Orhan Gencebay ALbumLeri DirekLink 360MB )) ((Oktay Gürtürk - Yigit Yarali Olur ))'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5496305285620346803</id><published>2008-07-20T04:16:00.014-07:00</published><updated>2008-07-20T05:45:35.911-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gitti'/><title type='text'>Kartelin Çarşaf Yalanı da İfşa Oldu</title><content type='html'>Kartelin Çarşaf Yalanı da İfşa Oldu&lt;br /&gt;Doğan Medyasının gündemi sarsan(!) bir haberi daha yalanlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşaflı öğrenci 'diş hastası' çıktı! Doğan Medyasının gündemi sarsan(!) bir haberi daha yalanlandı. İki gün boyunca manşetten verilen, 'Çarşaf üniversiteye girdi' haberindeki çarşaflı kadın öğrenci değilmiş... Dopan Medya Grubu'na ait televgizyonlarla birlikte başta Hürriyet, Milliyet ve Vatan'ın iki gün boyunca, "Çarşaflı üniversiteye girdi" ve "Çarşaf Üniversite kapısında" şeklindeki haber yalan çıktı. Konya Selçuk Üniversitesi'nde başörtüsü yasağının yeniden uygulanması sebebiyle yapılan protesto gösterisinde yer alan, çarşafa benzer elbise giyen kadının, Doğan Medya Grubu'nda yer alan haberlerde olduğu gibi öğrenci değil, Diş Hekimliği Fakültesi'ne tedavi olmak için gelen bir vatandaş olduğu ortaya çıktı. Anayasa'nın ilgili maddelerinde yapılan değişikliğin ardından YÖK'ten yollanan yazı ile, kılık kıyafet serbestliği uygulanmasını başlatan Selçuk Üniversitesi'nin bu kararından geri adım atmasını protesto eden 70 kişilik öğrenci grubunun arasında 'kara çarşaflı' bir öğrencinin de bulunduğu öne sürülmüştü. Doğan Medya Grubuna'na bağlı olan gazete ve televizyonalra yayınlanan bu haberden sonra Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, bir açıklama yaparak, bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. SÜ Alaeddin Keykubat Kampüsü'nde görevli koruma güvenlik şefleri Oğuz Ateş ve Halil Çalış'ın hazırladığı tutanakta, söz konusu çarşaflı bayanın öğrenci değil, üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi'nde muayene olmak için gelen Zeliha Bektaş isimli vatandaş olduğu belirtiliyor. Tutanakta, eylem sırasında tramvaydan inen çarşaflı kişinin yapılan kimlik kontrolünde öğrenci olmadığı ve Diş Hekimliği Fakültesi'nde saat 14.30'da randevusunun bulunduğu kaydediliyor.&lt;br /&gt;Doğan Medya Grubu ise haberi iki gün boyunca böyle vermişti:VATAN: Kara çarşaf üniversitede "Konya Selçuk Üniversitesi'nde kara çarşaflı öğrencilerin bu şekilde derslere girdikleri iddia edildi. Cuma gününe kadar türbanlı öğrencilerin alındığı tek üniversite olan Selçuk Üniversitesi'nde bu sabah türban yasaklandı. Ancak öğrenciler arasında öyle biri vardı ki kara çarşafıyla dikkat çekti. Kara çarşaflı öğrencilerin bu sabaha kadar bu şekilde derslere girdikleri iddia edildi...."Hürriyet: KONYA'DA KARA ÇARŞAFLI KIZLAR ÜNİVERSİTE KAPISINDA"...Yaklaşık 70 kişilik türbanlı bir grup, Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Kampusu önünde türban yasağına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Grubun içinde kara çarşafa benzeyen bir kıyafetle bulunan bir öğrenci dikkat çekti. Basın mensuplarının görüntü aldığını fark eden öğrenci kendisini gizlemeye çalıştı. Yanında bulunan başı açık bir öğrenci de eli ile arkadaşının görünmesini engelemek istedi. Kara çarşafa benzeyen bir kıyafetle grubun içinde yer alan öğrenci, ardından basın mensuplarının yanına gelerek tepki gösterdi. Protesto gösterisine katılan Hukuk Fakültesi öğrencisi oldukları öğrenilen iki öğrenci de basın mensuplarını görüntü almasına tepki gösterdi..."Milliyet: Kara çarşaf üniversite kapısında! "Türbanın serbest bırakıldığı Selçuk Üniversitesi'nde bu sabahtan itibaren yasak tekrar ugulanmaya başladı. Kararı protesto eden öğrenciler arasında bulunan kara çarşaflı bir öğrenci dikkat çektiKARA ÇARŞAFYaklaşık 70 kişilik türbanlı bir grup, Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Kampusu önünde türban yasağına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Grubun içinde kara çarşafa benzeyen bir kıyafetle bulunan bir öğrenci dikkat çekti. Basın mensuplarının görüntü aldığını fark eden öğrenci kendisini gizlemeye çalıştı. Yanında bulunan başı açık bir öğrenci de eli ile arkadaşının görünmesini engelemek istedi. Kara çarşafa benzeyen bir kıyafetle grubun içinde yer alan öğrenci, ardından basın mensuplarının yanına gelerek tepki gösterdi. Protesto gösterisine katılan Hukuk Fakültesi öğrencisi oldukları öğrenilen iki öğrenci de basın mensuplarını görüntü almasına tepki gösterdi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5496305285620346803?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5496305285620346803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5496305285620346803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5496305285620346803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5496305285620346803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/kartelin-araf-yalan-da-ifa-oldu.html' title='Kartelin Çarşaf Yalanı da İfşa Oldu'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-1306066350738476331</id><published>2008-07-20T04:16:00.013-07:00</published><updated>2008-07-20T05:30:11.527-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='www.havlatavla.com'/><title type='text'>www.havlatavla.com</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/05/httpwwwhurriyetcomtryazarlar8236374aspm.html"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8236374.asp?m=1&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Müjde, köpeğinize uygun damat adayı bulundu İnternetteki arkadaşlık siteleri evcil hayvanları da kucaklıyor.  &lt;a title="http://www.havlatavla.com/" href="http://www.havlatavla.com/"&gt;www.havlatavla.com&lt;/a&gt;  Türkiye'nin bütün illerinden pek çok cinsteki köpeğe birbirleriyle tanışıp çiftleşme fırsatı sunuyor. Ayrıca arama motorunda yüzlerce dinyalar tatlısı köpek resimlerine bakabilir ve ilginç tavlama mesajlarını görebirlisiniz. Çok eğlenceli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizde hemen ücretsiz üyeliğinizi yaptırarak  can dostunuzun kaydını yaptırın. Onu aşksız bırakmayın.&lt;br /&gt;&lt;a title="http://www.havlatavla.com/" href="http://www.havlatavla.com/"&gt;www.havlatavla.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-1306066350738476331?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/1306066350738476331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=1306066350738476331' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/1306066350738476331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/1306066350738476331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/wwwhavlatavlacom.html' title='www.havlatavla.com'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5855701009462742685</id><published>2008-07-20T04:16:00.012-07:00</published><updated>2008-07-20T05:28:47.378-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birmilyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siznezamanakıllanacaksınız.com.tr'/><title type='text'>siznezamanakıllanacaksınız.com.tr</title><content type='html'>Tuncay Özkan'ın Kanatürk'ü satışıyla ilgili bir ağır başlığı da Sabah yazarı Engin Ardıç attı.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.habereditor.com/html_page.php?page=emlak_reklam2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;Engin ARDIÇ / SABAH www. siz ne zaman akillanacaksiniz. &lt;a href="http://com.tr/"&gt;com.tr&lt;/a&gt; Emekli subaylar tarafından kurulan ve yönetilen, eski cumhurbaşkanından, yani devletten de para yardımı alan "sivil" toplum örgütleri, seçimi AKP'nin kazanmasını engellemek için mitingler düzenlemişlerdi geçen yıl... Bu mitinglere beş yüz bin kadar kişinin katıldığı oldu. Elbette büyük bir başarıydı, önemli bir rakamdı bu, ama ancak on milletvekili çıkarmaya yetiyordu, yaklaşık! Nitekim çıkardılar da. Bu mitinglere katılanların büyük kısmı oylarını CHP'ye, bir kısmı da MHP'ye verdi. Hesapça, bunlar koalisyon yapacaklardı, Türkiye kurtulacaktı. Ancak boyut bu kadardı işte... Etki alanı da, elde edebileceği de bu kadardı bu eylemin. Bu rakam, Aydın Doğan yayın grubu ve onunla aynı doğrultuda çalışan bazı küçük gazeteler tarafından çarpıtıldı, büyütüldü. Beş yüz bin kişi, bir buçuk milyon yapıldı. Sonra fısıltı gazetesi, katılan sayısını üç milyona, beş milyona da çıkardı. Buna inananlar, inanmak isteyenler, "wishful thinking"i düşünce sananlar, seçimden sonra korkunç bir hayal kırıklığına uğradılar: Bu beş milyon kişi nereye gitmişti yahu? (Seçim sonucunu daha aylar öncesinden doğru gören ve gerçeği yazan bizlere ettikleri hakaretler bu yazının konusu dışındadır.) Şimdi bakıyorum da, "ulusalcı" çevrelerde yeni bir hayal kırıklığı fırtınası esmekte... Tuncay Özkan diye bir adamın bir televizyon kanalı varmış, bunu bilmemkaç milyon dolara satmış. Bu adam Internet'te bir de site kurmuş, "biz kaç kişiyiz" şeklinde yoklama yaparak ülkedeki ulusalcıları "tesbit" mi ediyormuş, taraftar mı topluyormuş, buna benzer birşeyler birşeyler... CHP'yi ele geçirecekmiş, geçiremezse ayrı bir parti kuracakmış, iktidara gelecekmiş falan filan. Bu saçmalıklar büyütülüyor, büyütülüyor, sonra iş, kerimesini Tuna Bekleviç'in partisine sokup da beklentisi çıkmayınca üzülenlerin vardığı noktaya varıyor: Derin bir hayal kırıklığı ve ardından müthiş bir öfke. Tuncay Özkan büyük gazeteci havalarıyla "piyasaya" çıktığı zaman şaşırmıştım, otuz yıldır bu işin içindeydim, kimdi bu çocuk yahu? Kanal da, "reytingi meytingi" olmayan, "marjinal" bir yayın... Ne olacaktı? Ne bekliyordunuz? Bir "kalpaksız kuva-yı milliye" hareketi mi? Yoksa "beni de içeri alın" diye yırtınan numaracı, kahraman mı kesilecekti? Adam batma noktasına gelmiş, malını uygun fiyatla başkasına devrediyor, kârlı da çıkıyor, ne var bunda küfür edecek? Adam ticaret yapıyor, "ulusalcılık" satıyor, müşteri de iştahlı, alıyor, ne var bunda şaşacak? Sonra döndüm gazetelerde okudum, bu adamın "biz kaç kişiyiz" diye sordukları, "bir milyon kişiyi biraz geçiyormuş"... Eh, o da kabaca yirmi milletvekili eder. Oldu otuz. Internet Cafe'de sivilcelerini sıkarak gazozunu yudumlayıp siteleri dolanan ve buralara "tıklayan" çoluk çocuğun da seçmen olduğunu varsayarsak... Hadi yüz kırk da ben koyayım, yüz yetmiş olsun, koalisyon doğsun! Hükümet kurmak için geri kalan yüz kişiyi de Kök Tengri gönderir, dağları delip Ergenekon'dan çıkarsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5855701009462742685?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5855701009462742685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5855701009462742685' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5855701009462742685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5855701009462742685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/siznezamanakllanacaksnzcomtr.html' title='siznezamanakıllanacaksınız.com.tr'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-14292640380606289</id><published>2008-07-20T04:16:00.011-07:00</published><updated>2008-07-20T05:27:00.105-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevgi Hamalıyım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kazlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><title type='text'>Kazlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/04/kazlar.html"&gt;Kazlar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6789370"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=6789388"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=5985236"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=3020932"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2994369"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2994005"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2993549"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2966966"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2966582"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2859949"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photo.net/photodb/photo?photo_id=2857526"&gt;&lt;/a&gt;Sevgi Hamalıyım ben Sevgi tasırım gittigim her yere İsim zor yukum agırdır benim Sevgi hamalıyım ben&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-14292640380606289?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/14292640380606289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=14292640380606289' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/14292640380606289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/14292640380606289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/kazlar-sevgi-hamalym-ben-sevgi-tasrm.html' title='Kazlar'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-982385338408728411</id><published>2008-07-20T04:16:00.010-07:00</published><updated>2008-07-20T05:25:06.688-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RAPİDSHARE'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Paypal'/><title type='text'>RAPİDSHARE</title><content type='html'>Geçenlerde bir sitede gördüm.Rapidshare yi Paypaldan almak için nekredi kartı ne başka birşey kendin pişir kendin ye yöntemiyle&lt;br /&gt;Alıntı YazıÖncelikle bir PayPal hesabı açıyoruz. Paypal hesabı almak için&lt;a href="http://www.paypal.com/"&gt;http://www.paypal.com/&lt;/a&gt;(Kredi kartı girmek zorunda değilsiniz) adresine girip SignUp&amp;#8217;atıklıyoruz. Ülkemizi seçip &amp;#8220;Personal Account&amp;#8221;atıklıyoruz.Karşımıza&lt;br /&gt;çıkan formu dolduruyoruz. Formu doldururken bilgilerinizi ister doğruyazın ister sallayın. Ama e-mail adresini doğru yazmanız önemli.İkinciaşama olan kredi kartı bilgilerine gelince PayPal logosuna tıklayarakkayıttan çıkıyoruz. Sayfanın sağ tarafında &amp;#8220;ToDo List&amp;#8221;yazanyerdeki&lt;br /&gt;linke tıklıyoruz ve mailimize aktivasyon linki gönderiliyor. Maildekilinke tıklayıp karşımıza çıkan sayfada şifremizi giriyoruz ve artıkbirPayPal hesabımız var.&lt;br /&gt;Şimdi para kaynağımız olan reklam sitesine üye olma kısmına geldik&lt;a href="http://bux.to/?r=abdulkadir609"&gt;http://bux.to/?r=abdulkadir609&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;adresine tıklayıp karşımıza çıkan sayfanın altındaki JoinNow linkinetıklıyoruz. Karşımıza çıkan formu dolduruyoruz. Paypal hesabını seçiphesap adı olarak email adresimizi yazıyoruz.Email adresimize mutlakaPaypale kayıt olurken kullandığımız email adresini yazıyoruz. Şimdibuxto hesabımız da tamam.&lt;br /&gt;Artık sıra geldi para kazanmaya.surf ads linkine tıklayarak Karşımıza çıkan bütün linklere sıraylatıklıyoruz. Açılan sayfaların üstündeki sayaç sıfıra kadar sayıp&amp;#8220;Done&amp;#8221; yazısı çıktığında işlem tamamdır sayfaları kapatabiliriz.Hergün bu&lt;br /&gt;linklere tıklayarak para kazanıyoruz. Hesabımızdaki para miktarı10Hesabımızdaki para miktarını görmek için MyStats&amp;#8217;atıklıyoruz.Parayı paypal&amp;#8217;e aktarmak için CashOut&amp;#8217;a tıklıyoruz, sonraConvert to&lt;br /&gt;Cash via PayPal linkine tıklıyoruz. Ve kazandığımız para paypalhesabımıza yatmış oluyor 10$ ı aştıktan sonra parayı paypalhesabımızaaktarabiliriz.Bu parayla ne mi yapabiliriz? Her şeyi. Ben Rapidshare Premiumşifresialmak için kullanıyorum. Bu yöntemle yaklaşık iki haftada bir aylıkrapidshare üyelik ücretini kazanıyorum. Dolayısıyla kredi kartımı hiçişe karıştırmadan tamamen yasal yollarla rapidshare şifresi alıyor vegönül rahatlığıyla kullanıyorum. Eğer rapidshare şifreniz varsa sizdebaşka sitelere üye olmak için kullanabilirsiniz.kolay gelsin bol kazançlar......&lt;br /&gt;NOT:tıkladığımız sayfaları tek tek acmalıyız yoksa hesabınızbloklanır&lt;br /&gt;ne kadar cok tıklarsanız o kdr kazanacağınızdan bux.to yla aynı türdediğersiteleride veriyorum:tikla.be&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-982385338408728411?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/982385338408728411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=982385338408728411' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/982385338408728411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/982385338408728411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/rapidshare.html' title='RAPİDSHARE'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-4651186934988433613</id><published>2008-07-20T04:16:00.009-07:00</published><updated>2008-07-20T05:23:11.271-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevgi Hamalıyım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çiçeğime'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cicegime'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><title type='text'>Cicegime</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/06/cicegime.html"&gt;Cicegime&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi Hamalıyım ben Sevgi tasırım gittigim her yere İsim zor yukum agırdır benim Sevgi hamalıyım ben&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-4651186934988433613?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/4651186934988433613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=4651186934988433613' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4651186934988433613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/4651186934988433613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/cicegime.html' title='Cicegime'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5663947863862686422</id><published>2008-07-20T04:16:00.008-07:00</published><updated>2008-07-20T05:20:22.286-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lider'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lider dediğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atatürk'/><title type='text'>lider</title><content type='html'>Her şeyden önce&lt;br /&gt;kim olduğunu bilmeli ve kendine guvenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://groups.google.com.tr/group/yigidolar/boxsubscribe" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Her kim olursa olsun insanlara değer vermeli&lt;br /&gt;Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;ve mütevazi olmalıdır...&lt;br /&gt;Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Önde yürüyen değil, yol gösteren olmalıdır.&lt;br /&gt;Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Yeri geldi mi sıradan bir asker&lt;br /&gt;Yeri geldi mi Başkomutan olmalıdır...&lt;br /&gt;Memleketin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Fedakar olmalıdır.&lt;br /&gt;Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;ilkelerine ve sözlerine bağlı olmalıdır.&lt;br /&gt;Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteyicisiyim. Onu almazsam edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay'ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Güvenilir ve samimi olmalıdır. Kalbinde ne varsa dilinden de o dökülmelidir.&lt;br /&gt;Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Konuşmayı ve&lt;br /&gt;dinlemeyi bilmelidir.&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Sorumluluk almayı bilmeli&lt;br /&gt;Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Astlarına ve dostlarına sonuna kadar güvenmeli&lt;br /&gt;Benim için ordumuzun kıymetini ifadede ölçü şudur: Türk ordusunun bir kıtası muadilinin behemehal mağlup eder, iki mislini durdurur ve tespit eder. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;ve başarıyı paylaşabilmelidir&lt;br /&gt;Bir ulus, bir toplum yalnız bir kişinin çabası ile adımcık bile atamaz. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Hedefleri gibi&lt;br /&gt;Zafer zafer benimdir diyebilenin, muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye başlayanın ve muvaffak oldum diyebilenindir. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Kavgaları gibi&lt;br /&gt;Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;Sevdaları gibi&lt;br /&gt;Biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatimizi yok etmeyi göze alırız.- Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Lider dediğin&lt;br /&gt;ATATÜRK gibi OLMALI.&lt;br /&gt;Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri asacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. - Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;br /&gt;Oldu mu VATAN&lt;br /&gt;Öldü mü EFSANE olmalıdır !&lt;br /&gt;&lt;a href="http://groups.google.com.tr/group/yigidolar/boxsubscribe" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Beni görmek demek ille de yüzümü görmek değildir.&lt;br /&gt;Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu yeter.&lt;br /&gt;Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5663947863862686422?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5663947863862686422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5663947863862686422' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5663947863862686422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5663947863862686422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/lider.html' title='lider'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-3528626774802016348</id><published>2008-07-20T04:16:00.007-07:00</published><updated>2008-07-20T05:18:47.221-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='engin namli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enginnamli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enginnamli(at)hotmail.com'/><title type='text'>Kadınlarımız</title><content type='html'>Kadınlarımız&lt;br /&gt;Hayatın yükünü yıllarca sırtında taşır Menziline çileyle yürür kadınlarımız Zahmetin kucağında alın teriyle yoğrulur Mağdur haline hep üzülür kadınlarımız Etrafında yardımcıdır, pervane gibidir Ölüme dek kırılmaz evin bel kemiğidir Yorulmaz, hiç of demez; ne istersen getirir Zahmet yaylasının gülüdür kadınlarımız Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alışır Sanılmasın ki arzularına hep kavuşur Hayel perdesinin süsüdür kadınlarımız Çocuk yapar, yemek yapar, tüm işlere koşar Sobayı yakar, odun taşır elleri şişer Bağ- bahçe sular, çamaşır yıkar; eli pişer Asrın tek çile bülbülüdür kadınlarımız Uzun, berrak saçlarında saman tozu gezer Kalpte yokluğun ezilmişliğin izi gezer Ambarda tahılın çoğu değil, azı gezer Fakir kervanında yolcudur kadınlarımız Sevgi deyince aşk deyince hep akla gelir Canımsın aşkımsın diye maniler söylenir Her şeyler bitince kervanına bindirilir Sahipsizliğin sümbülüdür kadınlarımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin Namlı&lt;br /&gt;yazışma adresim&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:enginnamli@hotmail.com"&gt;enginnamli@hotmail.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-3528626774802016348?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/3528626774802016348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=3528626774802016348' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3528626774802016348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/3528626774802016348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/kadnlarmz.html' title='Kadınlarımız'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5610555251529589734</id><published>2008-07-20T04:16:00.006-07:00</published><updated>2008-07-20T05:16:03.349-07:00</updated><title type='text'>Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı</title><content type='html'>Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı&lt;br /&gt;Yeryüzünde insanlar, efendi ve kul diye bölündükleri için; gökyüzünde bu ilişkiyi koruyacak bir efendi de gerekliydi ve YARATILDI. D. Perinçek (ÖDP'nin Kimliği, s. 91)&lt;br /&gt;Perinçek İslamiyet'le daha önceden tanışıyordu&lt;br /&gt;Beklenen nihayet gerçekleşti. Aylarca süren o çok uzun Kızılelmacılık sürecinden sonra Perinçek sonunda rotayı İslamiyete çevirmeye karar verdi.&lt;br /&gt;Kızılelmacılıkta geçen süre herhalde Perinçek için bir ömür gibi geçmiştir. Bizler bile beklemekten sıkılmış, yeni kimliğinin ne olacağını öğrenmek için iyice sabırsızlanmaya başlamıştık.&lt;br /&gt;Ama ne yalan söyleyelim, rotanın bu sefer İslamiyet'e çevrileceği aklımızın ucundan bile geçmiyordu.&lt;br /&gt;Büyük adam bu Perinçek. Bizleri bir kez daha şaşırtmayı başardı.&lt;br /&gt;Dönüşlerine gerçi tüm Türk Ulusu alışmıştı ama bu kadar keskin dönüşü herhalde hiç kimse beklemiyordu.&lt;br /&gt;Çünkü tüm bu geçen zaman içinde Perinçek, emperyalizme karşı her türlü(!) mücadele yöntemini kullandığından Ultra NATO tarafından Türk Ulusu'na yanlış tanıtıldı ve hep haksızlığa uğradı.&lt;br /&gt;Aslında Perinçek için İslamiyet yeni bir kavram değil. Onun siyasi getirisini çok daha önceden, ta 12 Mart Darbesi döneminde keşfetmişti. Tüm siyasilerin fellik fellik arandığı dönemde, Perinçek Ege Bölgesi'nde ikamet ediyordu.&lt;br /&gt;Daha o zamanlar bile dini bütün bir insandı. Savunduğu değerler uğruna daha o zamanlar türban takmaya başlamıştı. Bazı zındıklar ise onun bu samimi Müslümanlığını çekemediğinden dolayı, "tanınmamak, bu darbe döneminde kolluk kuvvetlerine yakalanmamak için" türban takıp saklandığı yalanını uydurdular.&lt;br /&gt;Oysa ki Perinçek bu konularda son derece samimi bir insandı. Daha sonraki yıllarda siyasi İslam'ın simgesi olan türban eylemleri başladığı zaman, kafir Atatürkçülere karşı Abdurrahman Dilipak ile birlikte kol kola girerek eylemlere katıldılar ve anı fotoğrafları çektirdiler.&lt;br /&gt;PKK'yı bile imana davet etmişti&lt;br /&gt;O yıllarda PKK terörü de hortlamıştı.&lt;br /&gt;PKK Marksist bir örgüt olduğundan dolayı Tanrı ile tüm bağlarını kesmiş, dinden imandan uzak bir yaşam sürüyorlardı.&lt;br /&gt;Büyük İslam mücahidi Perinçek için bu durum kabul edilebilir değildi. İman etmeyen bu insanlar cayır cayır cehennemde yanacaklardı.&lt;br /&gt;Yüreği cız eden Perinçek derhal Apo'nun yanına giderek onlara İslamiyet'i tebliğ etti, hak dine dönerlerse Türk askerlerine kurşun sıkan teröristlerin şehit olarak kabul edileceğini anlattı.&lt;br /&gt;PKK Marksist bir örgüt olduğundan dolayı Tanrı ile tüm bağlarını kesmiş, dinden imandan uzak bir yaşam sürüyorlardı. Büyük İslam mücahidi Perinçek için bu durum kabul edilebilir değildi. Yüreği cız eden Perinçek derhal Apo'nun yanına giderek onlara İslamiyeti tebliğ etti, hak dine dönerlerse Türk askerlerine kurşun sıkan teröristlerin şehit olarak kabul edileceğini anlattı.&lt;br /&gt;Bütün bunları yaparken kendisine inanmayacaklar olduğunu düşündüğü için anı fotoğrafları da çektirdi.&lt;br /&gt;Daha sonra Apo ile birbirlerine karşılıklı gül verirlerken çekilen fotoğrafları Hiper NATO tarafından basına sızdırıldı ve 70 milyon-%0.1 psikolojik savaş elemanı tarafından anında Apocu ilan edildi.&lt;br /&gt;Oysaki o fotoğrafın anlamı çok daha başkaydı. Gül, Müslümanlar tarafından Hz. Muhammed ile özdeşleştiriliyordu ve Perinçek o sırada Hz. Muhammed'in ne büyük bir devrimci olduğunu Apo'ya anlatıyordu.&lt;br /&gt;Perinçek'in İslamiyet'le ilişkisi elbette bunlarla sınırlı değildi. Aynı zamanda emperyalizme karşı savaş verdiğinden dolayı Cuma namazlarını tam olarak kılmasa bile, yıllar boyunca Salı ve Perşembe namazlarını hiç kaçırmadan kıldı. Hatta daha fazla sevap getireceği için namazlarını cemaatle kıldı. Birlikte namaz kıldığı cemaatlere örnek olarak İBDA-C gösterilebilir.&lt;br /&gt;Elbette bu durum diğer cemaat liderlerinin gözlerinden kaçmadı. Bu kadar samimi bir Müslüman kendi cemaatleri için bile çok yararlı olurdu. Hocaefendi bu yüzden 5 milyon dolar önerip Erol Mütercimler aracılığıyla onu transfer etmek istedi.&lt;br /&gt;Fakat her inanmış Müslüman gibi dinin değerinin para ile ölçülemeyeceğini, Tanrı'ya hizmeti para için değil, sevap kazanmak için yaptığını söyleyip dergahına çekildi.&lt;br /&gt;Perinçek Adnan Hoca'yla birlikte. Perinçek'in değiştiğini iddia edenler bu fotoğrafın yıllar önce çekildiğini sanırız bilmiyor. O hep Şeriatçılarla kolkola, gönül gönüleydi&lt;br /&gt;Zorunlu 28 Şubat molası&lt;br /&gt;Fakat o günlerde kara bulutlar Türkiye'nin üstünde dolaşıyordu. 28 Şubat ile başlayan süreç tüm dinciler gibi Perinçek'i de etkilemişti.&lt;br /&gt;Zorunlu o olarak U dönüşü (onların jargonunda takiyye) yaparak bir anda Atatürkçü oldu.&lt;br /&gt;Tıpkı Harun Yahya gibi.&lt;br /&gt;Ama imanından bir an bile bir şey yitirmemişti. Sürekli olarak dua edip bu günlerin geçmesini bekliyordu. Nasıl olsa bu günler de geçecek ve zorla üzerine yapışan o Atatürkçülük yaftasından kurtulacaktı. O sıralar sürekli olarak eski günlerindeki gibi insanları yazdığı kitaplar ve yayınladığı tefrikalar ile aydınlatmayı düşünüyordu.&lt;br /&gt;Turan Dursun Perinçek'in dergisinde yazıyordu. Kitaplarını da Perinçek yayınladı. İşte Turan Dursun'un yazılarından biri...&lt;br /&gt;Müslümanlar uzun zaman boyunca geri bırakılmış, matbaa da ülkemize çok geç girdiğinden dolayı Türk insanı İslamiyet'i yanlış kaynaklardan öğrenmişti. Yapılması gereken iş çok basitti. İnsanlara dinlerini anlatan kitaplar basmak, yayınladığı dergiler aracılığı ile uzun soluklu yazı dizileri hazırlamaktı.&lt;br /&gt;Ve Perinçek bu konuda ne kadar gözü kara olduğunu gösterdi.&lt;br /&gt;Hiçbir kimsenin yayınlamaya cesaret edemediği, büyük İslam mutasavvıfı Salman Rüşdi Hazretleri tarafından yazılan "Şeytan Ayetleri" kitabını tefrikalar halinde Aydınlık gazetesinde yayınlamaya başladı.&lt;br /&gt;Tabii ki yer yerinden oynadı. Çünkü Perinçek bu kitap sayesinde insanlara İslamiyet hakkında neler düşündüğünü çok açık bir biçimde gösteriyordu.&lt;br /&gt;Kolay değildi bu iş. Bu kitaptan dolayı Salman Rüşdi, İsrail ve emperyalizm tarafından ölüme mahkum edilmişti.&lt;br /&gt;Ama Perinçek yılmadı ve yayınlamayı sürdürdü.&lt;br /&gt;Belki bu yüzden Sivas dolaylarında bazı tatsız durumlar yaşandı ama bunlar onun için yalnız teferruattı.&lt;br /&gt;Elbette tek yayınladığı bunlarla değildi. David Hume'un "Din Üstüne" adlı kitabını, Holbach'ın "Tanrısızlığın İlmihali" eserlerini de yayınlayarak mutedeyyin insanlara büyük hizmetlerde bulundu.&lt;br /&gt;Haksızlık etmeyelim. Perinçek'e sahip çıkanlar da oldu. Taha Kıvanç köşe yazısında din kardeşine sahip çıktı.&lt;br /&gt;En büyük İslam ilmihallerini Perinçek bastı&lt;br /&gt;Ama Perinçek hiç yılmadı. Doğru bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin sözüne sonuna kadar hep sadık kaldı.&lt;br /&gt;Turan Dursun'un "Din Bu", "Kulleteyn" gibi kitaplarını basarken bile hiç endişelenmedi. O bu dava yoluna başını koymuştu.&lt;br /&gt;Onu bu yoldan Mega NATO bile döndüremezdi.&lt;br /&gt;Bilinçsiz Müslümanların aydınlatılması her Müslümanın boynuna farzdı çünkü. Bu kitapları neden bastığını bir kitabın önsözünde şöyle açıklıyordu:&lt;br /&gt;Yine Perinçek günümüz Şeriatçılarının yeni keşfettiği "Medeniyetler buluşması"nın ilk savunucularındandır. Yanda Kur'an siyonizmin parçasıdır başlığı "Yahudi-Müslüman buluşmasının" ilk örneğidir.&lt;br /&gt;"...İmamlardan, müftülerden ... öğrenemediğimiz İslamı, kendi kaynaklarından Turan Dursun aracılığıyla öğreniyoruz.&lt;br /&gt;Bugün insanlarımız Turan Dursun okuyarak Cumhuriyet devriminden sonraki en kapsamlı aydınlanma olayını yaşıyorlar." (Turan Dursun Hayatını Anlatıyor, Kaynak Yayınları)&lt;br /&gt;Ve bu yapıtların yayılmasıyla aydınlanan insanalar daha bir Müslümanlığa sarıldı.&lt;br /&gt;Örneğin 2000'e Doğru dergisinde en ince ayrıntısına kadar Hz. Muhammed'in cinsel yaşamını anlatıyordu.&lt;br /&gt;Belki Müslümanların %100-%0.1'i için bu konu bir tabuydu ve saygılarından dolayı hiç kurcalamıyorlardı ama bilimsel Müslüman birisi için insanların, en kutsal kabul edilen kişilerden biri olsa bile, yatak odasına girilebilirdi.&lt;br /&gt;Müslümanlar uzun zaman boyunca geri bırakılmış, matbaa da ülkemize çok geç girdiğinden dolayı Türk insanı İslamiyeti yanlış kaynaklardan öğrenmişti. Yapılması gereken iş çok basitti. İnsanlara dinlerini anlatan kitaplar basmak, yayınladığı dergiler aracılığı ile uzun soluklu yazı dizileri hazırlamaktı. Ve Perinçek bu konuda ne kadar gözü kara olduğunu gösterdi. Hiçbir kimsenin yayınlamaya cesaret edemediği, büyük İslam mutasavvıfı Salman Rüşdi Hazretleri tarafından yazılan "Şeytan Ayetleri" kitabını tefrikalar halinde Aydınlık dergisinde yayınlamaya başladı.&lt;br /&gt;"İki günü aynı olan ziyandadır" hadisi her zaman yol göstericisi oldu.&lt;br /&gt;Belki hadisi yanlış anladı ama sözcük anlamı olarak bu hadise her zaman uydu.&lt;br /&gt;Hiçbir günü diğeriyle aynı olmadı.&lt;br /&gt;Dün söylediğinin ertesi gün tam tersini söyleyerek iki gününün hiçbir zaman aynı olmamasını sağladı.&lt;br /&gt;Bu hızlı değişimler belki bazılarının başını döndürdü ama o Peygamber'in sünnetini yerine getirdiği için huşu buluyordu.&lt;br /&gt;Fakat en son olarak Mao Aleyhisselam'ın yerine Atatürk'ü koymaya karar vermesi birçok kişiyi şaşırttı.&lt;br /&gt;Çünkü daha önce yazdığı "Din ve Allah" kitabında, kendisine gökten inen belgelerin yardımıyla Atatürk'ün bir inançsız, bir materyalist olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı.&lt;br /&gt;Namazında, niyazında bir insan olan Perinçek'in Atatürk'ü programına alması bu yüzden beni bile şaşırttı.&lt;br /&gt;Ama büyük insanların hikmetinden sual olunmaz. Günaha girmeyelim, belki az önceki hadise uyduğundan dolayı böyle yapıyordur.&lt;br /&gt;Nasıl yıllar boyunca savunduğu Mao Aleyhisselam'ı bir kalemde silip attıysa, belki aylar sonra Atatürk'ü de programından çıkarabilir.&lt;br /&gt;Bu da kimse için şaşırtıcı olmaz.&lt;br /&gt;Şaşırsa şaşırsa ancak Siber NATO şaşırır.&lt;br /&gt;Bizim bu noktada Perinçek'e diyebileceğimiz tek şey, "Cenab-ı Allah yolunu açık etsin"olabilir. A&lt;br /&gt;ma biz yazımızı bu büyük İslam mutasavvıfının çeşitli vaazlarında söylediği Allah hakkındaki sözleriyle bitirelim.&lt;br /&gt;"Ortadoğu dinlerinde "Rab" sözcüğünün efendi anlamına gelmesi, Allah'ın sınıfsal kökenini açıklar."&lt;br /&gt;"Yeryüzünden koparılarak soyutlanmasına rağmen semavi dinlerdeki Allah'ın insan modelinden türetildiği, üstünkörü bir incelemeyle bile görülür."&lt;br /&gt;"Allah, insanların çoğunun kul olarak kalması için icat edilmiştir (!!!)"&lt;br /&gt;(Din ve Allah, Kaynak Yayınları) &lt;a href="http://www.turksolu.org/116/selim116.htm" target="_blank"&gt;http://www.turksolu.org/116/selim116.htm&lt;/a&gt;-- Türk Milletinin üzerine çökmüş karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Hainlerin planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır.&lt;a href="http://dava-vatan.blogspot.com/" target="_blank"&gt;http://dava-vatan.blogspot.com/&lt;/a&gt;--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~Web Sitemiz : http://www.gencmusalli.com Blogumuz     : http://gencmusalli.blogspot.com                        http://islamiegitim.blogspot.com                        http://dusunceufuklarinda.blogcu.com                                                                                    Hasan Ahmet Evliyaoğlu&lt;br /&gt;İslamın eğitim sistemini model almalıyız.O da, Allah'ın Elçisinin Medotudur. Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları İslami Eğitim Grubu. Bu gruba posta göndermek için , mail atın : islamiegitim@googlegroups.com Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: islamiegitim-unsubscribe@googlegroups.com  Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/islamiegitim?hl=tr adresinde bu grubu ziyaret edin İmanı,ahlakı (salih ameli) olan ve Hakkı ve sabrı tavsiye eden kurtulur! "Eğitimde problemlerimiz neler"in tartışma ortamı, Yaratan Rabbinin Adıyla OKU!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5610555251529589734?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5610555251529589734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5610555251529589734' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5610555251529589734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5610555251529589734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/rnek-mslman-hz-perinekin-ile-dolu-yaam.html' title='Örnek Müslüman Hz. Perinçek&apos;in çile dolu yaşamı'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-168415540546512179</id><published>2008-07-20T04:16:00.005-07:00</published><updated>2008-07-20T05:15:22.251-07:00</updated><title type='text'>[İslami Eğitim Şart!] KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı! -4</title><content type='html'>KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı!&lt;br /&gt;Aksiyon dergisinde geçen röportajda, 27 Mayıs döneminde Türkeş karşıtı grubun Yassıada'yı havaya uçurmak istedikleri anlatılıyor. Şimdilerde belli çevreler tarafından yeniden kutsanan 27 Mayıs'ın şiferleri git gide çözülüyor.. "TÜRK CAMİSİNDE TÜRKÇE KUR'AN OKUNUR!"O gün Başbakanlık Müsteşarlığı koltuğunda oturan ancak aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle 13 Kasım 1960'ta Hindistan'a sürgüne gönderilecek olan Alparslan Türkeş röportajı yapılan ikinci kişi olur. Darbenin bildirilerini radyo yayınıyla duyuran Türkeş, röportajında memleketin en önemli meselesinin maarif olduğunu söylüyor ve Köy Enstitüleri'ni eleştirip soruları cevaplıyor:-Ya Halkevleri, daha eskiye gidersek Türk Ocakları?Halkevleri açık bulundukları devirde faydalı olmakla beraber tam beklenileni veremediler. Politika cereyanlarına karıştılar. Bir nevi mebusluk fideliği oldular. Türk Ocakları'na gelince biraz evvel Hamdullah Suphi Bey buradaydı. Türk Ocakları'nın takviye ve inkişafına çalışılmasını istiyor. Bence bu ocaklar da ömürlerini tamamlamışlardır. Şimdi biz bunların yerine halkı aydınlatmak üzere Kültür Ocakları kurmak istiyoruz.-İnkılâplar? Atatürk inkılâpları onun ölümünden sonra yerlerinde saymış olsalardı, belki de bu davayı (maarif) şimdiye kadar halletmiş olacaktık?Atatürk inkılâpları yerlerinde saymadılar, gerilediler. Din, kıyafet ve en mühimi zihniyet sahasında gerilediler.-Kıyafet derken Türk kadınını o utanılacak kılığa sokan çarşafı kastediyorsunuz değil mi?Son zamanlarda Anadolu'yu hiç dolaştınız mı? Çarşafın nasıl kapkara bir yangın halinde bütün yurdu sardığını gördünüz mü?-Yalnız kıyafet ve zihniyette mi geriledik?Hayır Türkçecilikte de... Türkçecilik bu millete Atatürk'ün en büyük en faydalı hediyelerinden biri idi. Evvela ezanı Arapça okutmakla buna ihanete başladılar.-Ya Kur'an'ın Türkçeleştirilmesi teşebbüsleri? Sabıkların baltaladıkları bu teşebbüslere taraftar mısınız?Mutlaka... Türk camiinde Türkçe Kur'an okunur, Arapça değil.-Politikacıların dini istismar edenlere taviz vermelerinin bu millete büyük zararlar getirdiğine kanisiniz değil mi?Şüphesiz... Tarih boyunca bu böyle oldu. Son devirde ise her iki parti de (DP, CHP) aynı şekilde taviz yolunu tuttular.27 MAYIS HAREKETİ 1957'DE OLABİLİRDİRöportajın devamında, Türkeş darbe ile ilgili bir itirafta bulunuyor: "27 Mayıs hareketi 1957'de olabilirdi. Doğrusu başka herhangi bir memlekete benzeyeceğimiz düşüncesi bize tiksinti veriyordu. Onun için böyle bir harekete girişmek için son dakikayı, bütün ümitlerin ortadan kalkmasını bekledik."Röportajlarda yer alan bilgilerden biri de 27 Mayıs'ı organize eden rütbelilerden Kurmay Yarbay Orhan Kabibay'ın anlattıkları. 27 Temmuz 1960 tarihli röportaja göre Kabibay, darbenin aslında 25 Mayıs'ı 26 Mayıs'a bağlayan gece yapılacağını anlatıyor. Ecvet Güresin'in yaptığı röportaj şöyle başlıyor: "25 Mayıs sabahındayız. Saat 9'u biraz geçiyor. Genç bir kurmay yarbay Kadıköy'deki evinde sabırsızlıkla bekliyordu. Aslında ev kız kardeşinin evi idi. Ankara'dan gelen ziyaretçilerle bu evde buluşmayı ve haberleşmeyi oradaki telefonla temin etmeği daha uygun bulmuştu. Orhan Kabibay o gün de bir ziyaretçi bekliyordu. Kabibay, arkadaşı vasıtasıyla beklenen haber geldikten sonra yapacaklarını kafasında bir kere daha planlaştırırken kapı çalındı. Kurmay Albay Muzaffer Yurdakuler idi gelen. Beklenen günün geldiği adeta gözlerinden okunuyordu. İki arkadaşın konuşması çok kısa sürdü."Kabibay hemen telefon başına geçip birkaç görüşme yaptı, randevular verdi, sonra beraber çıktılar ve Kadıköy'den Köprü'ye gittiler. Köprüde onları üçüncü bir subay bekliyordu; Binbaşı Orhan Erkanlı. Evvela Harp Akademisi'ne daha sonra Sıkıyönetim Komutanlığı'na, Taksim ve Beyazıt Asayiş Komutanlıkları'na gittiler. Konuşmaları belki çok kısa sürüyordu. Zaten yapılacak hareketler evvelden kararlaştırılmış olduğu için uzun boylu konuşmağa müzakere etmeğe de ihtiyaç yoktu. O gece yarısı yani 25 Mayısı 26 Mayısa bağlayan gece Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini eline alacaktı."GERİSİNİ ECVET GÜRESİN VE ORHAN KABİBAY ŞÖYLE KONUŞUYOR:-Peki sonra ne oldu yarbayım?Uğradığımız yerlerde gerekli tedbirleri yani harekâtın 25 Mayısı 26 Mayısa bağlayan gece yapılması için gereken tertipleri aldıktan sonra Orhan Erkanlı bizden ayrılarak kıtasının başına gitti. Biz de Yurdakuler'le birlikte Harbiye binasına geldik. Bu sırada arkadaşlardan biri bize Ankara'dan şöyle bir mesaj aldığını bildirdi: "Washington'daki Dündar Sayhan'ın oğlu ikmale kaldı."Bu kötü bir haberdi. Zira daha evvel harekâtın tehir edilmesi ihtimaline karşılık hazırladığımız parola idi bu. Fakat yapacak bir şey yoktu. Birkaç saat evvel dolaştığımız yerlere süratle bir kere daha giderek durumu izah ettik, Orhan Erkanlı'ya haber verdik. Velhasıl harekâtı durdurduk. Teessür umumi idi. Bu teessürü akşam uçakla Ankara'ya hareket eden Albay Yurdakuler görmüştü. Kendisine eğer çok vahim bir sebep yok ise, harekâta 26 Mayısı 27 Mayısa bağlayan gece yarısından sonra saat 4'te mutlaka başlamamız gerektiğini bildirttik. Ertesi gün hem telefon hem kurye ile haber bekleyecektik. Gece eve saat 1'de gittim ve ertesi sabah telefon başında beklemeğe başladım. Saat 12.35'te santral memuru Ankara'dan beni aradıklarını bildirdiği ve karşıda konuşan Albay Muzaffer'in sesini aldığım zaman duyduğum heyecanı tasavvur edemezsiniz. Elindeki normal muhavereden bana aynen şöyle dedi:-Orhancığım senin emekli sandığından istediğin parayı alıp, telledim. Yarın mutlaka eline geçmiş olacak. Miktarı 2730 liradır. Her ne kadar 2740 lira idi ise de on lirasını telgraf için kestik. Kusura bakma, cimriliğim tuttu.Ben de şöyle cevap verdim:-Herhalde bugün telgrafı alırım. Yarın para mutlaka elime geçmeli, çünkü ihtiyacım var.Muzaffer Yurdakuler devam etti:-Haa bir şey daha var. Eskişehir'deki bizim havacının da parasını aldım ve seninkiyle beraber gönderdim. Miktarı seninki kadardır. Ben kendisine vakit bulup haber veremeyeceğim, sen lütfen haber ediver.-Merak etme, şimdi onu bulur parasının yolda olduğunu söylerim.-- Türk Milletinin üzerine çökmüş karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Hainlerin planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-168415540546512179?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/168415540546512179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=168415540546512179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/168415540546512179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/168415540546512179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/islami-eitim-art-kan-donduran-27-mays.html' title='[İslami Eğitim Şart!] KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı! -4'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5757284620916673860</id><published>2008-07-20T04:16:00.004-07:00</published><updated>2008-07-20T05:13:13.373-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlarımız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EnginNamlı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Engin Namlı'/><title type='text'>Günümüzün yaşayan ''Firavunlar''ı kimler?</title><content type='html'>Kadınlarımız&lt;br /&gt;Hayatın yükünü yıllarca sırtında taşır Menziline çileyle yürür kadınlarımız Zahmetin kucağında alın teriyle yoğrulur Mağdur haline hep üzülür kadınlarımız Etrafında yardımcıdır, pervane gibidir Ölüme dek kırılmaz evin bel kemiğidir Yorulmaz, hiç of demez; ne istersen getirir Zahmet yaylasının gülüdür kadınlarımız Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alışır Sanılmasın ki arzularına hep kavuşur Hayel perdesinin süsüdür kadınlarımız Çocuk yapar, yemek yapar, tüm işlere koşar Sobayı yakar, odun taşır elleri şişer Bağ- bahçe sular, çamaşır yıkar; eli pişer Asrın tek çile bülbülüdür kadınlarımız Uzun, berrak saçlarında saman tozu gezer Kalpte yokluğun ezilmişliğin izi gezer Ambarda tahılın çoğu değil, azı gezer Fakir kervanında yolcudur kadınlarımız Sevgi deyince aşk deyince hep akla gelir Canımsın aşkımsın diye maniler söylenir Her şeyler bitince kervanına bindirilir Sahipsizliğin sümbülüdür kadınlarımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin Namlı&lt;br /&gt;yazışma adresim&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:enginnamli@hotmail.com"&gt;enginnamli@hotmail.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5757284620916673860?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5757284620916673860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5757284620916673860' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5757284620916673860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5757284620916673860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/gnmzn-yaayan-firavunlar-kimler.html' title='Günümüzün yaşayan &apos;&apos;Firavunlar&apos;&apos;ı kimler?'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-1351220541505606462</id><published>2008-07-20T04:16:00.003-07:00</published><updated>2008-07-20T04:42:53.844-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='www popularforum net'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='felsefe tasi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harry potter'/><title type='text'>Populerfm Eylül Ayı Hit 10 Listesi Hemen DOWNLOAD ET!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2007/09/populerfm-eyll-ay-hit-10-listesi-hemen.html"&gt;Populerfm Eylül Ayı Hit 10 Listesi Hemen DOWNLOAD ET!!!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.popularforum.net/download/muzik/eylulayihit10list.htm" target="_blank"&gt;Download&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rar Şifresi:&lt;a href="http://www.popularforum.net/index3.html"&gt;www.popularforum.net&lt;/a&gt;  Sibel Can // Çakmak Çakmak(Geçen Ayın &lt;a href="http://1.si/"&gt;1.si&lt;/a&gt;)   Gripin // Sensiz İstanbul'a Düşmanım (Geçen ayın &lt;a href="http://2.si/"&gt;2.si&lt;/a&gt;)   Bengü // Korkma Kalbim  Ferhat Göçer// Gidemem   Gökhan Özen// Tövbeliyim   Mustafa Sandal // Çoban   Emre Altuğ // Hoşgeldin  Nev // Sükut-u Hayal   Hande Yener // Romeo  Reyhan Karaca // Aman Diyorum -- Mp3 Paylaşımı İçin Burdayım. Aradığınız Bulamadığınız Bulduğunuz Dinleyemediğiniz Bütün mp3 isteklerini bana Yapabilirsiniz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-1351220541505606462?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/1351220541505606462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=1351220541505606462' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/1351220541505606462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/1351220541505606462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/populerfm-eyll-ay-hit-10-listesi-hemen.html' title='Populerfm Eylül Ayı Hit 10 Listesi Hemen DOWNLOAD ET!!!'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-2875635977405680383</id><published>2008-07-20T04:16:00.002-07:00</published><updated>2008-07-20T04:41:09.993-07:00</updated><title type='text'>Mutlaka Bakın Şuna!! 11 ile ilgili.. !!!</title><content type='html'>New York City 11 harften olusur-Afganistan 11 harften olusur-Ramsin Yuseb (1993 te ikiz kuleleri tehdit eden teroristin adi) 11 harften olusur-George W. Bush 11 harften olusur Bunlar tesaduf olabilir evet, peki ya asagidakiler?-New york, Amerika'nin 11. eyaleti-ikiz kulelere carpan ilk ucagin ucus numarasi 11 di-11 numarali ucus 92 yolcu tasiyordu 9+2=11 -Ucus numarasi 77 olan ve kuleye carpan ikinci ucakta 65 yolcu bulunuyordu 6+5=11-Olay 11 eylulde yani 9/11 de meydana geldi 9+1+1= 11-911 ayni zamanda Acil Servis numarasidir 9+1+1=11-11 Eylul yilin 254. gunudur 2+5+4=11 -11 Eylul'den sonra yilin sonuna 111 gun kalir-Madrid'teki 3/11/2004 te meydana gelen terrorist saldirisi ikiz kulelere olan saldirilardan 911 gun sonra meydana geldiPeki devamı sizce tesadüf mü? -Bildiginiz gibi Amerikanin sembolu kartaldir;.Kuranda (9:11) numarali ayet derki; Arapogullari'ndan biri zalim Kartali uyandiricak.Zalim kartal ofkesini Allah'in topraklarindan(arap topraklari) alicak.Insanlar caresizlik icinde olaylari izlerken bircok insan Kartal'in yaptiklarini sevincle &lt;a href="http://karsilicak.ve/"&gt;karsilicak.ve&lt;/a&gt; en sonunda baris gelcek.(ayet numarasina bakin)Şimdi Sıra EN İLGİNÇ OLAN OLAYDA 1. Bilgisayarinizda en basitinden yeni bos bir windows .txt (text) NOT DEFERİ dosyasi acin. (Başlat-Programlar-Donatlar-Not Defteri)2. Icine buyuk harflerle Q33 NY yazin. (bu kulelere carpan ilk ucagin havaalanindaki kapi cikis numarasi) 3. Q33 NY yazısını kopyaliyormus gibi mouse'unuz sol tuşu ile seçin (highlight)4. .txt (font size) sayfa ayarlarından yazınin boyutlarını büyütün, 48 e ayarlayin (BİÇİM - yazı tipi)5. ve son olarak Yazı tipini wingdings olarak değiştirin..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-2875635977405680383?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/2875635977405680383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=2875635977405680383' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/2875635977405680383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/2875635977405680383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/mutlaka-bakn-una-11-ile-ilgili.html' title='Mutlaka Bakın Şuna!! 11 ile ilgili.. !!!'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-7620691835727190135</id><published>2008-07-20T04:16:00.000-07:00</published><updated>2008-07-20T04:25:37.640-07:00</updated><title type='text'>KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı! -4</title><content type='html'>KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı!&lt;br /&gt;Aksiyon dergisinde geçen röportajda, 27 Mayıs döneminde Türkeş karşıtı grubun Yassıada'yı havaya uçurmak istedikleri anlatılıyor. Şimdilerde belli çevreler tarafından yeniden kutsanan 27 Mayıs'ın şifreleri git gide çözülüyor.. SÜRGÜN EDİLMESEYDİK, YASSIADA HAVAYA UÇACAKTIAhmet Er, 27 Mayıs'ı yapan Milli Birlik Komitesi'nin yaşayan üyelerinden. Türkeş'in grubu olarak bilinen 14'lerden Er, Menderes'in idamını sürgünde radyodan dinlediğini söylüyor ve ekliyor: "Haberi duyunca eşimle saatlerce ağladık."O gece İstanbul Üniversitesi, ağırladığı konuklarla askerî birlikten farksızdı. Bahçedeki askerî cipler arka arkaya sıralanmış, şoförler ve muhafızlar ise 'hazır ol' vaziyetini almıştı. Hemen yirmi metre ilerde üst rütbeli subaylar, 'beklenen gün' için son kez toplanmıştı. Herkes heyecanlı ve kararlı bir şekilde Kurmay Binbaşı Ahmet Yıldız'ı dinliyordu. İhtilale saatler kalmıştı. Bir hata her şeyi altüst edebilirdi. Bu yüzden binbaşı, önce dikkat edilecek hususları anlattı tek tek. Ardından ele geçirilecek kritik nokta ve askerî birlikleri.İstanbul Radyoevi'ni ele geçirme görevi Yüzbaşı Ahmet Er'e düşmüştü. Saatler ilerledikçe heyecan da artmıştı. Gece yarısından sonra harekât başladı. Ahmet Er, yanındaki birliklerle Harbiye'deki radyoevine geldi. Kapıdaki nöbetçilere "Artık güvenlikten biz sorumluyuz. Yerlerinize marş marş" diye emir verdi. İçeri girip nöbetçi binbaşıyı buldu, durumu izah etti. Radyoevi başta olmak üzere İstanbul'daki bütün kritik noktalar ele geçirilmişti. Artık Ankara'dan haber bekleniyordu. Ancak başkentten ses seda çıkmıyordu. İstanbul grubu endişelenmeye başlamıştı. Kısa süre sonra beklenen mesaj ihtilalin kudretli albayı Alparslan Türkeş'ten gelmişti: "Dikkat... Dikkat... Demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek üzere Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini eline almıştır."Türkiye, 27 Mayıs sabahına askerî bir darbe ile uyanmıştı. On yıllık Demokrat Parti iktidarı sona ermiş, emekleme dönemindeki demokrasi tekrar rafa kaldırılmıştı. İhtilal, ülkedeki kardeş kavgasını önlemek için yapılmıştı; ancak asıl kavga darbeyi yapan 38 kişilik Milli Birlik Komitesi'nde yaşanıyordu. Daha ilk günlerde komite içinde ihtilaflar çıkmaya başlamıştı. Tutuklanan DP'lilerin durumu, nasıl yargılanacakları, CHP'li vekillerin subaylarla birlikte hareket etmesi, anayasayı hazırlayacak olan kurul üyeleri, seçimlerin ne zaman yapılacağı gibi konular komiteyi de ikiye bölmüştü. Milliyetçi subaylar, Alpaslan Türkeş'in liderliğindeki grupta, diğerleri ise Cemal Madanoğlu grubunda toplanmıştı. Aslında ihtilalciler arasındaki fikir ayrılıkları darbeden önce de vardı. Ancak ayrılık ve bölünmeler, darbeden sonra netleşti. Her iki grup da ayrı ayrı toplantılar yapıyor, birbirleri için tasfiye planları hazırlıyordu. Bu iç çatışmanın galibi Madanoğlu grubu oldu. Darbeden 5,5 ay sonra Türkeş grubu MBK'dan tasfiye edilerek sürgüne gönderildi. Türkeş ile birlikte 13 kişi farklı ülkelerin Türkiye büyükelçiliklerine tayin edildi.YASSIADA'YA KARŞI SİVRİADA MAHKEMESİ'Nİ KURACAKTIKYüzbaşı Ahmet Er, Türkeş'in grubunda yer alan isimlerden biri. Milliyetçi bir subaydı. Çankırı Atış Okulu'nda iken Türkeş onun savunma hocasıydı. 1951 yılında tanıştığı Türkeş ile uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptı. Sadece darbede aynı grupta yer almadı, siyasi hayatta da Türkeş'in sağ kolu oldu hep.-Neden tasfiye edildiniz?MBK üyeleri arasındaki ayrılıklar her geçen gün daha da belirginleşmişti. Madanoğlu grubu hemen seçime gidip iktidarı İsmet İnönü'ye vermek istiyordu. Biz buna karşı çıkıyorduk. Hükümet üyelerini İsviçre'de ikamete mecbur kılıp seçim şartları hazırlandıktan sonra ülkeye dönmelerine ve siyasete katılmalarına izin vermeyi düşünüyorduk. Sadece DP'lilerin değil CHP'lilerin de yargılanmasını istiyorduk. Biz Menderes'in asılmasına karşıydık. Bütün hapishaneleri açacaktık. Onlar Yassıada Mahkemesi'nde ısrar ederlerse biz de Sivriada Mahkemesi'ni açacaktık. İsmet İnönü'yü de burada yargılayacaktık. Aslında komite içinde herkes farklı düşünüyordu. Ümit Özdağ'ın ifadesiyle bir değil 38 tane 27 Mayıs vardı. Bizim grup Eylül ayına kadar komiteye hâkimdi. Çünkü Türkeş'in Cemal Gürsel ile arası iyiydi. Ancak Madanoğlu ve Sami Küçük daha sonra Gürsel'i yanına çekti. Dengeler değişince tasfiye edilen biz olduk.-- Türk Milletinin üzerine çökmüş karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Hainlerin planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-7620691835727190135?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/7620691835727190135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=7620691835727190135' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7620691835727190135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/7620691835727190135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/kan-donduran-27-mays-itiraf-4.html' title='KAN DONDURAN 27 Mayıs itirafı! -4'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5722198949402684143.post-5281910688291769540</id><published>2008-07-18T11:30:00.000-07:00</published><updated>2008-07-18T11:34:19.507-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sertab erener'/><title type='text'>90's Türk Pop Klasikler - 90'ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı 2 GB Arşiv</title><content type='html'>&lt;a href="http://wolkanv.blogspot.com/2008/06/90s-trk-pop-klasikler-90larn-en-hit-501.html"&gt;90's Türk Pop Klasikler - 90'ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı  2 GB Arşiv &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;90's Türk Pop Klasikler90'ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı 2 GB Arşiv ____________________________ ________ (1,888,086,185 bytes in 501 files) _____________________________ ________Ahmet - Gel Diyorum.mp3Ahmet - Sonsuz Çile.mp3Ajda Pekkan - 365 Gün.mp3Ajda Pekkan - Sana Bana Yeter.mp3Ajda Pekkan - Sarıl Bana.mp3Ajlan - Tutunup Kendime.mp3Ajlan - Var mısın.mp3Akın - Rebeka.mp3Akrep Nalan - Halikarnas.mp3Akrep Nalan - Sarhoş.mp3Ali Güven - Yadigar.mp3Ali Güven - Yolcu.mp3Asya - Neyleyim.mp3Asya - Romantik Aşk.mp3Aşkın Nur Yengi - Nazlanma.mp3Aşkın Nur Yengi - Sıramı Bekliyorum.mp3Aykut Hakan Ayşe - Çilli Bom.mp3Aylin Livaneli - Bana Müsade.mp3Aylin Livaneli - Çakmak Çakmak.mp3Ayna - Mahzen.mp3Ayna - Ölünce Sevemezsem Seni.mp3Aysegül Aldinç - Alimallah.mp3Aysegül Aldinç - Beni Hatırla.mp3Aysun Kocatepe - Bir Naz Bir Naz Olmaz ki.Mp3Ayşen - Aman Be.Mp3Banu Zorlu - Acilen.mp3Banu Zorlu - Vay Başımıza Gelen.mp3Barış - Sarar Yine.mp3Barış Manço - Allah'ım Güç Ver Bana.mp3Barış Manço - Dıral Dede' nin Düdüğü.mp3Bay X - Aşkına Kül Oldum.mp3Bay X - Ateşine Yanayım.mp3Bay X - Darılma Bana.mp3Bay X - Sana Değmez.mp3Bendeniz - 80 Günde Devr i Alem.mp3Bendeniz - Elveda Dedin.mp3Bendeniz - Müjdeler Ver.mp3Bendeniz - Ya Sen Ya Hiç.mp3Beyaz Önlük - Son Defa.MP3Birkaç İyi Adam - Alırım Akıllarını.mp3Birkaç İyi Adam - Birkaç İyi Adam.mp3Bora Öztoprak - Akdeniz Geceleri.mp3Bora Öztoprak - Seni Seviyorum.mp3btnsound.mp3Burak Aydos - Esmer Yarim.mp3Burak Kut - Bebeğim.Mp3Burak Kut - Benimle Oynama.Mp3Burak Kut - Sevgi Hırsızı.mp3Burak Kut - Yaşandı Bitti.mp3Burcu Güneş - Alimallah.mp3Burcu Güneş - Amaney.mp3Candan Erçetin - Sevdim Sevilmedim.mp3Candan Erçetin - Umrumda Değil.mp3Candan Erçetin - Yalan.MP3Cartel - Cartel.mp3Cartel - Evdeki Ses.mp3Cartel - Party.mp3Cem Özer - Adını Suya Yazdım.mp3Cem Özer - Beklerim.mp3Cem Özer - Hummalı Aşk.mp3Cem Özer - Sosyeten Uymaz.mp3Cemali - Biliyorum Sonunu.mp3Cemali - Duymak İstiyorum.mp3Cemali - Şimdi Hayallerdesin.mp3Çağrı - Güneşlerime Kar Yağdı.MP3Çağrı - İpek Oteli.MP3Çelik - Ateşteyim.mp3Çelik - En Sevdiğim Olur musun.mp3Çelik - Kim Daha Çok Seviyor.mp3Çelik - Meyhaneci.mp3Çelik - Yaman Sevda.mp3Çiğdem Tunç ve M. Ali Erbil - Biz İkimiz.mp3Çiğdem Tunç ve M. Ali Erbil - Kızma Birader.mp3Çiler - Uçalım mı (Albüm Version).mp3Çıtır Kızlar - Bana mı Sordun.MP3Çıtır Kızlar - Çıtır Kızlar.mp3Çıtır Kızlar - Yaşanacaksa Yaşanacak.MP3Defne Samyeli - Sensiz Seninle.mp3Demet - Allah Görür.mp3Demet - Arnavut Kaldırımı.mp3Demet - Kınalı Bebek.mp3Demet - Şikayetim Var.mp3Demet - Yarın Olmaz.mp3Demet - Zar Attık.mp3Demet Akalın - Asla Affedilmez.mp3Demet Akalın - Sebebim.mp3Deniz Arcak - Canın İsterse.mp3Deniz Arcak - Eller Ağlatır.mp3Deniz Arcak - Saçma Sapan İspanyol.mp3Deniz Arcak - Sonsuzluk Trenleri.mp3Deniz Arcak - Yağmurdan Kaçarken.mp3Deniz Seki - Ahmet.mp3Deniz Seki - Ey Kalbim.mp3Deniz Seki - Kop Gel Günahlarından.mp3Deniz Seki - Yeter ki Sev.mp3Doğuş - Gamsız.mp3Doğuş - Hep Aynı Hikaye.mp3Doğuş - Korkma Biz Genciz.mp3Doğuş - Uyan.mp3Dr.Tarık - Yengen Olur.mp3Eda Berker - Beni Sana Hapsettin.mp3Eda Özülkü - Parolayı Söyle.mp3Eda Özülkü - Yolver Aşka.mp3Ege - Delice Bir Sevda.mp3Ege - Karanlıktan Aydınlığa.mp3Ege - Sevdiğini Bil Yeter.mp3Ege - Yaz Aşkım.mp3Egoist - Töreler Aldı.mp3Elif - Vazgeçmek İçin Çok Erken.mp3Elif &amp;amp; Beyza - Cam Kırıkları.mp3Emel - Erdal - Gittin Gideli.mp3Emel - Hovarda.mp3Emel - Rastgele.mp3Emel Müftüoğlu - Faka Bastın.mp3Emre - Çal Çal Oyna.mp3Emre Altuğ - İbret-i Alem.mp3Emre Altuğ - Yani.mp3Ercan Saatçi - Sayenizde.mp3Ercan Saatçi - Tam 14 Saat Oldu.mp3Erdal - Canımın İstanbul Köşesi.mp3Erdal - Tek Kürekçim Sensin.mp3Erdem Alkın - Kevgir.mp3Erhan Güleryüz - Güller Açtı.mp3Erhan Güleryüz - Sevdalar İçinde.mp3Erol Evgin - Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım.MP3Fatih Erdemci - Ben Ölmeden Önce.mp3Fatih Erkoç - Geceler.MP3Fatih Erkoç - Gel Demedin mi.MP3Fatih Erkoç - Kör Kuyular.MP3Fatih Erkoç - Oynatmaya Az Kaldı.mp3Fatih Erkoç - Pıtı Pıtı.MP3Fatih Erkoç - Sen Benimsin.MP3Fatih Erkoç - Vefasız.mp3Fedon - Aşığınım.mp3Ferda Anıl Yarkın - Ağlayamam.mp3Ferda Anıl Yarkın - Aşkın Yetmez.mp3Ferda Anıl Yarkın - Cümbüş Cümbüş Yollar.mp3Ferda Anıl Yarkın - Dikkat Et.mp3Ferda Anıl Yarkın - Sonuna Kadar.mp3Ferda Anıl Yarkın - Tanıma Beni.mp3Ferda Anıl Yarkın - Üzülme.mp3Ferda Anıl Yarkın - Zorlama Güzelim.mp3Feridun Düzağaç - Adı Sevda.mp3Feridun Düzağaç - Beyaz.mp3Feridun Düzağaç - Lavinia.mp3Feridun Düzağaç - Paranoya.mp3Füsun - Ne Olur Bak Bana.mp3Füsun - Tükendim.mp3Gökben - Aşka Çeyrek Var.mp3Gökben - Lafı mı olur.mp3Gökhan Aksoy - Yeniden Doğsam.mp3Gökhan Kırdar - Anlarsın ya.mp3Gökhan Kırdar - Tutunamadım.mp3Gökhan Kırdar - Yerine Sevemem.mp3Gökhan Özen - Dayanamam.mp3Gökhan Özen - Üşüyorum.mp3Gökhan Tepe - Bayıldım.mp3Gökhan Tepe - Dönmem.mp3Gökhan Tepe - Zor Gelir.mp3Göksel - Kurşun-i Renkler.MP3Göksel - Sabır.MP3Göksel Gonca - Gönüllü Yazıldım.mp3Gönül Gül - Birisine Birisine.mp3Grup Gündoğarken - Ankara'dan Abim Geldi.mp3Grup Gündoğarken - Gibi Gibiyim.mp3Grup Vitamin - Arabesk.mp3Gülay - Cesaretin Var mı Aşka.mp3Gülay Eralp - Kar Yangınları.mp3Gülşen - Be Adam.mp3Gülşen - Gel Çarem.mp3Gülşen - Saz mı Caz mı.mp3Hakan Peker - Amma Velakin.MP3Hakan Peker - Ateşini Yolla.mp3Hakan Peker - Barmen Minik.mp3Hakan Peker - Efsane.mp3Haluk Levent - Nerdesin.mp3Haluk Levent - Sevenler Ağlarmış.mp3Haluk Levent - Yollarda.mp3Hande - Yoksun Yok.mp3Harun Kolçak - Beni Affet.mp3Harun Kolçak - Derman Olayım.mp3Harun Kolçak - Dualarım Yoluna.mp3Harun Kolçak - Gir Kanıma.mp3Hazal - Bozuyorum Yeminimi.mp3Hazal - Elden Yar Olmaz.mp3Hazal - Sevdalım.mp3Hülya Avşar - Ah Be Güzelim.mp3Hülya Avşar - Sensiz Kaldım.mp3Hümeyra - Ümitsiz Vaka.mp3İlhan İrem - Ara Ara Beni.MP3İlhan İrem - Don Kişot.mp3İlhan İrem - Hayatın Üçüncü Gözü.mp3İlhan İrem - Sürgün Gibi Masallarda.mp3İnan - Anlatmak Zor.mp3Işığın Yansıması - Birden Bire.mp3İzel - Acilen.mp3İzel - Ah Yandım.mp3İzel - Biz Hep Böyleyiz.mp3İzel - Kızımız Olacaktı.mp3İzel &amp;amp; Ercan - Bitmesin Bu Rüya.mp3İzel &amp;amp; Ercan - İmkanı Yok.mp3İzel &amp;amp; Ercan - İşte Yeniden.mp3İzel Çelik Ercan - Ara Ara.mp3İzel Çelik Ercan - Avuçlarım Kanıyor.mp3İzel Çelik Ercan - Dönmelisin.mp3İzel Çelik Ercan - Özledim.MP3İzel Ercan - Sen Benimdin.mp3Jale - Alavere Dalavere.mp3Jale - Bu Şarkılar Senin İçin.mp3Jale - Kolay Kolay.mp3Jale - Sevdam Acıyor.mp3Jale - Son Geceler.mp3Kadir Tapucu - Ağır Ol.mp3Kargo - Yıllar Sonra.mp3Kargo - Yüzleşme.mp3Kayahan - Beni Anlamadın ya.mp3Kayahan - Kara Saplantım.mp3Kayahan - Sarı Saçlarından Sen Suçlusun.mp3Kenan Doğulu - Aşk Oyunu.mp3Kenan Doğulu - Sımsıkı Sıkı Sıkı.mp3Kenan Doğulu - Tek Kürekçim.mp3Kenan Doğulu - Yaparım Bilirsin.mp3Kerim Tekin - Akşamlar.Mp3Kerim Tekin - Cici Baba.Mp3Kerim Tekin - Kara Gözlüm.Mp3Kim Bunlar - Atabarı.mp3Kıraç - Dağların Kadını.MP3Kıraç - Talihim Yok Bahtım Kara.MP3Komedi Dans Üçlüsü - Elalarını Belalarını.mp3Komedi Dans Üçlüsü - Komedi Dans Show.mp3Kramp - Lan Noldu.mp3Levent Yüksel - Med Cezir.mp3Levent Yüksel - Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk.mp3Limit - Romantik Serseri.mp3Mansur Ark - Maalesef.mp3Mansur Ark - Sana Demedim mi.mp3Marşandiz - Aşkıma.mp3Meçhul Şarkıcı - Garibim.mp3Meçhul Şarkıcı - Seni Çok Seviyorum.mp3Meçhul Şarkıcı - Vur Kadahe.mp3Melis Sökmen - Ara Sıra.mp3Melis Sökmen - Farfara.mp3Melis Sökmen - Gemiler.mp3Melis Sökmen - Maçka.mp3Meltem Cumbul - Seninleyim.mp3Meriç - Aşkım Bitmeyecek.mp3Meriç - Sen Sev Yeter.mp3Meriç - Şebboy.mp3Merih - Acı Bana Yetmiyor.mp3Merih - Can Ayazım.mp3Merih - Yaban Eller.mp3Mert Ekren - Alo Orda mısın.mp3Mert Ekren - İçine Mi Düştüm Aşkın.mp3Metin Arolat - Ayrılık Olmaz.mp3Metin Arolat - Dert Değil.mp3Metin Arolat - Elveda.mp3Metin Arolat - Salla Gitsin.mp3Metin Arolat - Yine Bir Başıma.mp3Metin Özülkü - Aşk Masalı.mp3Metin Özülkü - Bir Yemin Uğruna.mp3Metin Özülkü - Seninle Olmak Var ya.mp3Metiner - 7.4.mp3Metiner - Gördüğüme Sevindim.mp3Metiner - Kendin Çal Kendin Oyna.mp3Metiner - Ya Sabır.mp3Meyra - Ayrılık Bu.mp3Meyra - Nur Topu.mp3Meyra - Vallahi Olmaz.mp3Meyra - Yüzümü Güldüremezsin.mp3Mfö - Ali Desidero.mp3Mfö - Mecburen.mp3Mine - Oyun Bitti.mp3Mirkelam - Ahu Gözlüm.mp3Mirkelam - Her Gece.mp3Mirkelam - Tavla.MP3Murat - Yangın Var.mp3Murat Başaran- Azıcık Ucundan.mp3Murat Göğebakan - Ben Sana Aşık Oldum.mp3Murat Göğebakan - Öyle ki Hasretimsin.mp3Murat Kekilli - Bu Akşam Ölürüm.mp3Murat Kekilli - Karagözlüm.mp3Murat Kekilli - Turnam.mp3Mustafa Sandal - Araba.mp3Mustafa Sandal - Bize Gidelim.mp3Mustafa Sandal - Bu Kız Beni Görmeli.mp3Mustafa Sandal - Dokunsana.mp3Mustafa Sandal - Jest Oldu.mp3Nalan - Bunun Adı Sevda.mp3Nalan - Cansuyum.mp3Nalan - Kara Yas.mp3Nalan - Ölür müsün Öldürür müsün.mp3Naşide Göktürk - Kan Kırmızı.mp3Naşide Göktürk - Sakın Ha.mp3Nazan Öncel - Aşk Beklemez.mp3Nazan Öncel - Aynı Nakarat.mp3Nazan Öncel - Ben Böyle Aşk Görmedim.mp3Nazan Öncel - Gitme Kal Bu Şehirde.MP3Nazan Yeşiltan - Küçüçüğüm.mp3Nejat Çarkacı - Akasya Kokulu Yarim.mp3Nezih Ünen - Çingene Yüreğim.mp3Nezih Ünen - Karnaval.mp3Nilüfer - Kavak Yelleri.mp3Nilüfer - Şov Yapma.mp3Nilüfer - Yeniden Sev.mp3Nilüfer Örer - Mevsim Bahar.mp3Nilüfer Örer - Şımarık.mp3Niran Ünsal - Beyaz Sevda.mp3Niran Ünsal - Fetbaz.mp3Niran Ünsal - Haktan.mp3Nükhet Duru - Nerde.mp3Nükhet Duru - Yarimsin.mp3Okan Akdeniz - Deli Divane.mp3Okan Akdeniz - Hasret.mp3Onur Mete - Adaletsiz Yar.mp3Orçun - Ama Yine de.mp3Orçun - Bak da Gör.mp3Orçun - Gece İnmeden.mp3Oya &amp;amp; Bora - Ara Beni.mp3Oya &amp;amp; Bora - Ayrılık Zamanı.mp3Oya &amp;amp; Bora - Miskin.mp3Oya &amp;amp; Bora - Seni Bana Yazmışlar.mp3Oya &amp;amp; Bora - Tasvir-i Şikayet.MP3Oya Bora - Saraylı.mp3Ozan - Hadi Gel.mp3Ozan - Havamdayım.mp3Ozan - Hello.mp3Ozan Orhon - Canımsın Canım.mp3Ozan Orhon - Saman Alevi.mp3Ozan Orhon - Zeynep.mp3Özlem Tekin - Aşk Herşeyi Affeder mi.MP3Özlem Tekin - Duvaksız Gelin.mp3Özlem Tekin - Yar Bana Varmadı.MP3Pınar Aylin - Adam Olaydın.mp3Pınar Aylin - Çöl Fırtınası.mp3Pınar Aylin - Dont Make Me Wait.mp3Pınar Aylin - Ya Sen Gidip de.mp3Pınar Aylin - Yalvaramam.mp3Rafet El Roman - Affetmem.mp3Rafet El Roman - Amerika.mp3Rafet El Roman - Nerdesin.mp3Rafet El Roman - Seni Seviyorum.mp3Rafet El Roman - Seni Sevmiyorum.mp3Rafet El Roman - Şu Hayatta.mp3Ragga Oktay - Çukulata Kız.MP3Refleks - Sen Hep Benimsin.mp3Rengin - Aldatıldık.mp3Rengin - Le Le Le.mp3Rengin - Yanlız Gece.mp3Reyhan Karaca - Gölge Çiçeği.mp3Reyhan Karaca - Gücüm Ona Yetmiyor.mp3Reyhan Karaca - İki Gözüm.MP3Reyhan Karaca - Sevdik Sevdalandık.mp3Rober Hatemo - Bensiz Ölmek Yoktu.mp3Rober Hatemo - Esmer.mp3Rober Hatemo - Niyetimi Bozdum.mp3Rüya Ersavcı - Akşam Delisi.mp3Rüya Ersavcı - Esas Oğlan.mp3Sarp - Nikah Masası.mp3Sarp - Siyahın Matemi.mp3Seçil - Rabbena.mp3Seçil - Uhde.mp3Seçil - Unutursun Gönlüm.mp3Seden Gürel - Aklımı Çelme.MP3Seden Gürel - Bum Bum.mp3Seden Gürel - Devlerin Aşkı.mp3Sencer - Kapımın Kilidi Yok.mp3Serdar - Nereye Kadar.mp3Serdar Ortaç - Aşkın Kitabı.mp3Serdar Ortaç - Ben Adam Olmam.mp3Serdar Ortaç - Dert Gecesi.mp3Sertab Erener - Ateşle Barut.mp3Sertab Erener - O Ye.mp3Sertab Erener - Sakin Ol.mp3Sevda - Başımın Belası Gönlüm.mp3Seyyal Taner - Alladı Pulladı.mp3Seyyal Taner - Sen Çok Yaşa.mp3Sezen Aksu - Belalım.mp3Sezen Aksu - Gülümse.mp3Sezen Aksu - Hadi Bakalım.mp3Sezen Aksu - Şinanay.mp3Sibel Alaş - Adam.mp3Sibel Alaş - Bende Hüküm Sur.mp3Sibel Alaş - Bin Yıldız.mp3Sibel Bilgiç - Alışamadım.mp3Sibel Gürsoy - Beni Düşün.mp3Sibel Sezal - Gece Ay Şahit.mp3Sibel Tüzün - Beni Bağlamaz.mp3Sibel Tüzün - Dedikodu.mp3Sibel Tüzün - Gözümün Bebeği.Mp3Sibel Tüzün - Kaçın Kurası.Mp3Sibel Tüzün - Seni Sana Bıraktım.mp3Sima - Adresim Aynısı.mp3Sima - Herşeye Rağmen.mp3Sinan Erkoç - Havam Yerinde.mp3Sinan Erkoç - Hocamın Evleri.mp3Sinan Erkoç - Oyna.mp3Sonat Bağcan - Nereye Gidiyorsun.mp3Soner Arıca - Deniz Gözlüm.mp3Soner Arıca - Sen Türküler Söyle.mp3Soner Arıca - Vefasız.mp3Suat Suna - Ansızın Çektin Gittin.mp3Suat Suna - Elbet Birgün (Acılar İçindeyim).mp3Suat Suna - Hasret Fenerleri.mp3Suavi - Ve Yine de.mp3Suavi - Yıllar Sonra.mp3Suavi Karaibrahimgil - 1965.mp3Şahsenem - Gözyaşlarım Anlatır.mp3Şahsenem - O Bu Gece Gelecek.mp3Şebnem Ferah - Bu Aşk Fazla Sana.mp3Şebnem Ferah - Vazgeçtim Dünyadan.mp3Şebnem Özsaran - Biraz Sevgi Vardı.mp3Şebnem Özsaran - Mega Megaloman.mp3Şebnem Paker - Dinle.mp3Şehnaz - Sen Yağmur Ol Gel.mp3Tarkan - Çok Ararsın Beni.mp3Tarkan - Hepsi Senin mi.mp3Tarkan - Kıl Oldum.mp3Tarkan - Unutmamalı.mp3Tayfun - Ben Hancı Sen Yolcu.mp3Tayfun - Hadi Yine İyisin .mp3Tayfun - Seninle Ölürüm.mp3Teoman - Ne Ekmek Ne de Su.mp3Teoman - Papatya.mp3Tetris - Ne İşi Var.mp3Tufan - Gül Bana.mp3Tuğçe San - Bile Bile Sevdim.mp3Tuğçe San - Neredesin.mp3Tuğçe San - Prenses.mp3Tuğrul Arsever - Benden Günah Gitti.Mp3Tulga - Ay Bu Kız (Remix).mp3Tuncay Vural - Demek ki Neymiş.mp3Tüzmen - Son Rüya.MP3Ufuk &amp;amp; Ercan - Amaney.mp3Ufuk &amp;amp; Ercan - Ebabil.mp3Ufuk &amp;amp; Ercan - Hebelüp.mp3Ufuk &amp;amp; Ercan - Sen Korkma Bebeğim.mp3Ufuk Bigay - Bir Numara.mp3Ufuk Bigay - Öpmeye Doyamadığım.mp3Ufuk Bigay - Tango.mp3Ufuk Yıldırım - Çabuk Gel Annem.mp3Umay Umay - Bozdur Yeminleri.mp3Umay Umay - Düşmedim Daha.mp3Umay Umay - Hareket Vakti.mp3Uzay - Az Giden Uz Gider.mp3Üçgen - Ben Bir Anda.mp3Ümit Sayın - Ben Tabii ki.mp3Ümit Sayın - Caneylom.mp3Ümit Sayın - Gül Beyaz Gül.mp3Ümit Sayın - Güller Ağlamaz.mp3Ümit Sayın - Hicran.mp3Ünlü - Rüya.mp3Ünlü - Son Defa.mp3Vega - Tamam Sustum.mp3Volkan Konak - Efulim.mp3Volkan Konak - Hey Gidi Karadeniz.mp3Yasak Elma - Akdeniz.mp3Yasak Elma - Haremde Dans.mp3Yasak Elma - Özel Bir Gece.mp3Yaşar - Birtanem.mp3Yaşar - Divane.mp3Yaşar - Kör Bıçak.mp3Yaşar - Kumralım.mp3Yaşar Gaga - Gizli Bahçe.mp3Yaşar Gaga - Konuşalım, Sevişelim, Kırıştıralım.mp3Yaşar Kurt - Kamyonlar Kavun Taşır.MP3Yaşar Kurt - Korku.MP3Yeliz - Sel Suyu.mp3Yeliz - Tut Şu Çeneni.mp3Yeşim - Mustafa.mp3Yeşim Dönüş Işın - Affet Beni.mp3Yeşim Dönüş Işın - Ben Böyle Sevdim.mp3Yeşim Salkım - Ben Yoldan Gönüllü Çıktım.mp3Yeşim Salkım - Deli Mavi.mp3Yeşim Salkım - Hiç Keyfim Yok.mp3Yeşim Salkım - Son Sigara.mp3Yıldız Tilbe - Delikanlım.mp3Yıldız Tilbe - Dillere Destan.mp3Yıldız Tilbe - El Adamı.mp3Yıldız Tilbe - Mühür Gözlüm.mp3Yıldız Tilbe - Vuracak.mp3Yonca - Her Daim.mp3Yonca - İtirazım Var.mp3Yonca Evcimik - 8.15 Vapuru.mp3Yonca Evcimik - Abone.mp3Yonca Evcimik - Bandıra Bandıra.mp3Yonca Evcimik - Henüz Çok Gencim.mp3Yonca Evcimik - Kendine Gel.mp3Yonca Evcimik - Tükendik.mp3Yoncaladi - Sana Birşey Olmasın.mp3Yoncalodi - Fal.mp3Zafer Peker - Diyemedim .mp3Zafer Peker - Güllerim Solmadan.mp3Zafer Peker - Hadi Bana Eyvallah .mp3Zafer Peker - Kafayı Taktım Sana.mp3Zafer Peker - Sevdim Ağladım.mp3Zafer Peker - Ya Seninle Ya Sensiz.mp3Zerrin Özer - Hep Bana.MP3Zerrin Özer - Olay Olay.MP3Zerrin Özer - Paşa Gönlüm.mp3Zeynep Dizdar - Vazgeç Gönül.mp3Zuhal Olcay - İyisin.MP390's Türk Pop Klasikler90'ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı 2 GB Arşiv 90's Türk Pop Klasikler - 90'ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı  2 GB Arşiv&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120646824/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part20.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12064682...art20.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120646761/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part19.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12064676...art19.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120646707/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part18.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12064670...art18.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120646684/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part17.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12064668...art17.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120646675/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part16.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12064667...art16.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120622868/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part15.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12062286...art15.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120622814/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part14.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12062281...art14.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120622746/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part13.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12062274...art13.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120622738/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part12.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12062273...art12.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120622714/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part11.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12062271...art11.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120592320/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part10.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12059232...art10.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120592273/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part09.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12059227...art09.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120592181/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part08.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12059218...art08.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120592108/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part07.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12059210...art07.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120591880/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part06.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12059188...art06.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120558735/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part05.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12055873...art05.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120558741/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part04.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12055874...art04.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120558743/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part03.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12055874...art03.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120558733/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part02.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12055873...art02.rar.html&lt;/a&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/120558729/Ezicafe.Net.500.Pop.Hits.part01.rar.html" target="_blank"&gt;http://rapidshare.com/files/12055872...art01.rar.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5722198949402684143-5281910688291769540?l=wolkanv.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wolkanv.blogspot.com/feeds/5281910688291769540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5722198949402684143&amp;postID=5281910688291769540' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5281910688291769540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5722198949402684143/posts/default/5281910688291769540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wolkanv.blogspot.com/2008/07/90s-trk-pop-klasikler-90larn-en-hit-501.html' title='90&apos;s Türk Pop Klasikler - 90&apos;ların En Hit 501 Türkçe Pop Şarkısı 2 GB Arşiv'/><author><name>bir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08176005761583641455</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
